Cumartesi Anneleri: Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbeti açıklansın

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1117’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek 1994’te gözaltında kaybedilen Akçayurt köyü muhtarı Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbetini sordu.

İstanbul- Cumartesi Anneleri, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle eylemlerinin 1117’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Kayıpların fotoğrafları ve karanfillerin taşındığı eylemde, bu hafta Amed’in Hêne ilçesine bağlı Akçayurt köyünün 32 yıl önce gözaltında kaybedilen muhtarı Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbeti soruldu.

Eylemde basın metnini Cumartesi İnsanlarından Yeşim Bektaş okudu.

Yeşim Bektaş, 13 Haziran 1994’te Akçayurt Mahallesi’ne düzenlenen baskının ardından yurttaşların Topçular Jandarma Karakolu yakınındaki bir alanda toplandığını ve Mustafa Mehmet Günkan’ın burada ağır işkenceye maruz kaldığını belirtti.

Günkan’ın serbest bırakılmasının ardından Ankara’ya giderek yaşanan hak ihlallerini yetkililere, İnsan Hakları Derneği’ne (İHD) ve basına aktardığını ifade eden Yeşim Bektaş, Mustafa Mehmet Günkan’ın mahallenin yakıldığını ve kendisinin kaburgalarının kırıldığını kamuoyuna duyurduğunu söyledi.

‘Helikoptere bindirildi, bir daha haber alınamadı’

Mustafa Mehmet Günkan’ın mahallesine geri dönebilmek için girişimlerini sürdürdüğünü aktaran Bektaş, 18 Ağustos 1994’te Topçular Jandarma Karakolu’na çağrıldığını belirtti.

Yeşim Bektaş, Mustafa Mehmet Günkan’ın burada askeri helikoptere bindirilerek götürüldüğünü ve o tarihten bu yana kendisinden haber alınamadığını söyledi. Ailesinin tüm resmi kurumlara yaptığı başvurulara ve Uluslararası Af Örgütü’nün acil eylem çağrılarına rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediğini belirten Yeşim Bektaş, faillerin cezasızlıkla korunduğunu ve yargılanmadığını ifade etti.

Yeşim Bektaş, Mustafa Mehmet Günkan ve gözaltında kaybedilen tüm kişilerin akıbeti açıklanana, sorumlular yargılanana ve hakikat ortaya çıkarılana kadar adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

‘Adalet aramaktan hiç vazgeçmedik’

Basın açıklamasının ardından Cumartesi İnsanlarından Nazım Dikbaş, Mustafa Mehmet Günkan’ın oğlu Heybet Günkan’ın kaleme aldığı mektubu okudu.

Mektupta, 1994 yazında köy muhtarı olan Mustafa Mehmet Günkan’ın yaşanan hak ihlallerini kamuoyuna taşıdığı için hedef alındığı belirtildi. Tanıkların anlatımlarına göre Mustafa Mehmet Günkan’ın karakoldan dönerken yolunun kesildiği ve helikoptere bindirilerek götürüldüğü ifade edildi.

Heybet Günkan, 32 yıldır başvurmadıkları kurum kalmadığını belirterek adalet arayışlarını sürdürdüklerini söyledi. Mektupta, “Adalet aramaktan hiç vazgeçmedik. Ancak hâlâ babamın akıbetini bilmiyoruz. Başında dua edebileceğimiz bir mezarımız bile yok” ifadeleri yer aldı.

Mektupta, Mustafa Mehmet Günkan’ın akıbetinin açıklanması, olayın tüm yönleriyle araştırılması ve o dönemde görev yapan, olayla ilgisi bulunan kişiler hakkında etkin soruşturma yürütülmesi talep edildi. Mektupta ayrıca sorumluların hukuk önünde hesap vermesi istendi.

‘Failleri yargılayın’

Cumartesi Anneleri’nden İkbal Eren de açıklamanın ardından söz aldı. İkbal Eren, 7 yıl önce annesi Elmas Eren’in, 39 yıl önce gözaltında kaybedilen oğlu Nahit Eren ile vedalaşmayı beklerken yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

Devlete seslenen İkbal Eren, “Geçmişle yüzleşmeden, ‘Kayıplarımız nerede?’ dediğimiz sesi duymadan asla demokrasiye ulaşamazsınız. Kayıplarımızın akıbetini açıklayın, faillerini yargılayın” dedi.

İçişleri Bakanlığı’na da çağrıda bulunan İkbal Eren, Galatasaray Meydanı’ndaki bariyerlerin kaldırılmasını ve meydanın kayıp yakınlarının buluşma mekânı olarak kendilerine geri verilmesini istedi.

Eylem, kayıpların fotoğraflarının önüne karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.