Irak’ta kadınların barış süreçlerindeki rolü masaya yatırıldı

Irak’ta düzenlenen panelde, kadınların barış müzakereleri, çatışmaların çözümü ve karar alma mekanizmalarına daha fazla dahil edilmesinin toplumsal istikrarı güçlendirdiği vurgulandı.

RAJA HAMID RASHID

Irak- Irak’ta “Duoş” Kalkınma ve Demokrasi Destek Merkezi tarafından dün “Kadının Barış Yapımındaki ve Toplumsal Barıştaki Rolü” başlıklı bir panel düzenlendi. Panelde, kadınların karar alma süreçlerine katılımının çatışmaların önlenmesi, barış anlaşmalarının kalıcı hale gelmesi ve toplumsal istikrarın güçlendirilmesindeki rolü ele alındı.

Panelde konuşan eski milletvekili Şuruk el-Abayci, kadınların barışın inşasındaki rolüne ilişkin çeşitli araştırma ve istatistiklere dikkat çekti. Kadınların eğitim, siyasi ve ekonomik yaşama katılımının toplumların gelişmesi ve istikrarında önemli bir etkisi olduğunu belirtti.

Kadınların katılımı barış anlaşmalarını güçlendiriyor

Şuruk El-Abayci, 154 ülkeyi kapsayan bir ABD araştırmasına değinerek kadınların çatışmaların çözümündeki rolü arttıkça barış anlaşmalarının kalıcı olma ihtimalinin de yükseldiğini söyledi. Kadınların müzakerelerde, arabuluculuk süreçlerinde, çatışmaların çözümünde ve anlaşmaların uygulanmasının denetlenmesinde yer almasının barışın sürdürülebilirliğine katkı sağladığını belirten Şuruk El-Abayci, kadınların sürece aktif şekilde dahil olduğu bazı barış anlaşmalarının onlarca yıl sürdüğünü ifade etti.

Ruanda örneği

Konuşmasında Ruanda örneğine de yer veren Şuruk El-Abayci, 1990’lı yıllarda ülkede yaşanan iç savaş ve yaygın şiddet sırasında kadınların önemli girişimlerde bulunduğunu anlattı.

Ruandalı kadınların savaşa katılan erkeklere karşı tavır aldığı, çatışmanın taraflarını müzakere masasına oturmaya ve kalıcı çözümler aramaya zorladığını belirtti. Şuruk El-Abayci, bu girişimlerin yalnızca çatışmayı sona erdirmeyi değil, savaşın yeniden başlamasını önlemeyi de amaçladığını ifade etti.

Kadınların bu süreçteki rolünün daha sonra siyasi hayata katılımlarını da güçlendirdiğini belirten Şuruk El-Abayci, Ruanda’nın bugün Afrika’da kadınların parlamentodaki temsil oranının yüksek olduğu ülkelerden biri haline geldiğini ifade etti.

‘Iraklı kadınlar geçmişte karar mekanizmalarında daha güçlüydü’

Iraklı kadınların geçmiş dönemlerde önemli siyasi ve idari görevler üstlendiğini hatırlatan Şuruk El-Abayci, Irak’ın Ortadoğu’da ilk kadın bakanın göreve geldiği ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Buna karşın kadınların bugün barışın korunması ve toplumsal güvenliğin sağlanmasına yönelik süreçlerde yeterince yer alamadığını belirten Şuruk El-Abayci, kadınların güvenlik, barış müzakereleri, çatışmaların önlenmesi ve anlaşmaların denetlenmesinde daha etkin biçimde görevlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Irak’ın 2000 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kadın, barış ve güvenlik konulu 1325 sayılı kararını onaylayan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Şuruk El-Abayci, bu kapsamda kadınların karar alma mekanizmalarındaki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kadınların siyasete katılımının önünde yasal engel bulunmuyor

Ceza hukuku profesörü Dr. Zemen Hamid ise kadınların yasama organındaki temsilinin büyük ölçüde kota sistemi üzerinden gerçekleştiğini belirtti.

Yürütme ve yargı alanlarında ise anayasal güvencelerin kadınların siyasi yaşama katılımını desteklediğini söyleyen Zemen Hamid, mevcut yasal düzenlemelerde kadınların siyasete katılmasını, üst düzey görevler üstlenmesini veya karar alma mekanizmalarında yer almasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığını ifade etti.

‘Kadını destekleyen toplum barışçıl nesiller yetiştirir’

Aktivist İhlâs Halid de kadınların toplumdaki rolünün temel önemde olduğunu belirterek, kadınların haklarını koruyan ve onları destekleyen toplumların daha barışçıl ve topluma katkı sunan nesiller yetiştirebileceğini söyledi.

Kadınların siyasi yapılarda yer almalarına rağmen müzakerelerde ve karar alma süreçlerinde yeterince temsil edilmediğini belirten İhlâs Halid, özellikle dış diplomasi alanında kadınlara yeterli fırsat verilmediğini ve büyükelçilik gibi üst düzey görevlerde kadın temsilinin artırılması gerektiğini ifade etti.

‘Kadınların onurunu koruyacak yasalara ihtiyaç var’

Aktivist Leheb Rabeh Ali ise kadınların korunması ve desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Kendi yaşamında karşılaştığı sorunlardan söz eden Leheb Rabeh Ali, toplumsal gelenekler ve baskılar nedeniyle mahkemelerde ve toplum içinde ayrımcılığa uğradığını belirtti.

Hamileyken şiddete maruz kaldığını ve bunun ardından çocuğunun otizm spektrumu ve hiperaktivite yaşadığını söyleyen Leheb Rabeh Ali, kadınların güvenliğini, haklarını ve onurunu koruyacak yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.