Dilsöz Zengene: Yolsuzluk ve hizmet eksikliği kadınları daha fazla etkiliyor

Güney Kürdistan’da yolsuzluk ve temel hizmetlere erişimde yaşanan sorunların kadınları ve düşük gelirli aileleri daha fazla etkilediğini belirten aktivist Dilsöz Zengene, eşitsizliğin giderilmesi için adil bir hizmet sisteminin oluşturulmasını istedi.

DÊRÎN REHÎM

Silêmanî- Kadınlar yolsuzluğun ilk mağdurları arasında yer alırken, çoğu zaman psikolojik açıdan da sarsıntı ve sıkıntı yaşıyor. Su ve yakıt sıkıntısının yaşandığı kriz dönemlerinde kadınlar, elektrik, maaş ve yakıt gibi temel ihtiyaçların karşılanmadığı koşullarda ev ve aile yaşamının sorumluluğunu üstleniyor. Siyasi ve idari yolsuzluğun yanı sıra parlamentonun işlevsiz kalması da Günel Kürdistan Bölgesi’ndeki krizleri derinleştirirken, başta kadınlar olmak üzere yurttaşlar ekonomik koşulların kötüleşmesi, maaşların gecikmesi ve temel hizmetlerin yetersizliğiyle karşı karşıya kalıyor. Aktivist Dilsöz Zengene, krizlerin kadınlar üzerindeki etkilerini ajansımıza değerlendirdi.

Dilsöz Zengene, yolsuzluğun genel olarak tüm toplumu etkilediğini ancak kadınların bundan ilk ve en fazla etkilenen kesim olduğunu belirtti. Sorumlulukların büyük bölümünün kadınların omuzlarında olduğunu ifade eden Dilsöz Zengene, aileyi yönetme ve ihtiyaçlarını karşılama yükünün kadınlarda olduğunu söyledi. Kadınların gelirlere daha az erişebildiğine dikkat çeken Dilsöz Zengene, yolsuzluğu toplumun tüm kesimlerine yayılan ölümcül bir hastalığa benzeterek, kadınların bu nedenle çeşitli sıkıntılar yaşadığını ve cinsel saldırılarla karşı karşıya kalabildiğini kaydetti. Bu durumun kadınlarda psikolojik sorunlara yol açtığını dile getiren Dilsöz Zengene, toplumsal yapı ve iktidar mekanizmalarının da yükü kadınların üzerine bıraktığını ifade etti.

‘Kadınlar açısından eşitlik ve adil bir iş bölümü bulunmuyor’

Irak genelinde olduğu gibi Güney Kürdistan Bölgesi’nde de yolsuzluğun sistemlerdeki düzensizlik, şeffaflık eksikliği ve adaletsizlik nedeniyle yaygınlaştığını belirten Dilsöz Zengene, toplumda özellikle kadınlar açısından eşitlik ve adil bir iş bölümünün bulunmadığını söyledi. Çalışan kadınların birçok engelle karşılaştığını, emekleri karşılığında elde ettikleri gelirin yanı sıra işlerini kolaylaştıracak yeterli mekanizmaların da bulunmadığını kaydeden Dilsöz Zengene, sağlam bir plan ve sistem oluşturulması gerektiğini vurguladı. Dilsöz Zengene, hizmetlerin yetersiz ve pahalı olması ya da kadınların bu hizmetlere erişememesi halinde üzerlerindeki yükün daha da ağırlaştığını ifade etti.

Yolsuzlukların yayılmasının, gelir ve bölge kaynaklarının adil dağıtımını sağlayan bir sistemin bulunmamasından kaynaklandığına dikkat çeken Dilsöz Zengene, eşitliğin olmadığını ve adaletsizliğin bulunduğunu belirtti. Dilsöz Zengene, “Toplumda sözünü ettiğimiz basit hizmetler; su, elektrik, sağlık ihtiyaçları, yollar ve sokaklardır. Bunların hepsi temel hizmetlerdir. Kadın ve erkek herkesin bunlara erişebilmesi gerekir. Bu yalnızca kadınlara özgü değil, her bireyin hakkıdır. Yönetim bunları sağlamak zorundadır. Bunlar sağlanmadığında ailelerin içinde bir dizi sorun ortaya çıkar” dedi.

Kadınların karar alma mekanizmalarındaki yerinin kısıtlanması

Hizmetlere erişememenin kadın ve erkek arasında eşitsizlik yarattığına dikkat çeken Dilsöz Zengene, şöyle konuştu:

“Çoğu zaman erkekler hizmetlere daha kolay erişebilirken kadınlar aynı imkanlara ulaşamıyor. Gelir, istihdam ve kadınlara erkeklerle eşit şekilde sunulması gereken hizmetlerde bu eşitsizliği açıkça görüyoruz. İş olanakları da çoğu zaman erkekler lehine daha fazla. Kadınlar hem gelirlere erişimde hem de karar alma mekanizmalarında çeşitli engellerle karşılaşıyor. Kadınların sorunlarını çözebilecek görevlerde bulunan kadınlar olsa da, karar yetkilerinin sınırlı olması nedeniyle gerekli adımları atamıyorlar. Bu durum, kadınların karar alma süreçlerinde etkisiz kalmasına ve eşitsizliğin devam etmesine neden oluyor. Öte yandan denetim kurumlarının kendileri de yeterince şeffaf değil. Bütçe ve gelirlerin şeffaf ve adil biçimde açıklanıp dağıtılmaması, bu kurumların yolsuzluk ve eşitsizlikle etkin biçimde mücadele etmesini engelliyor.”

Kadınların verdiği büyük çaba

Yolsuzluğun düşük gelirli aileler üzerindeki etkisinin açıkça görüldüğünü belirten Dilsöz Zengene, bunun bir dizi sorun yarattığını söyledi. Dilsöz Zengene, “Düşük gelirli kadınlar veya aileler, kendilerine iş verilmesi ya da gelir sağlanması karşılığında cinsel saldırı gibi ciddi ihlallerle karşı karşıya kalabiliyor. Bazı aileler ise geçimlerini sağlayabilmek için kız çocuklarını yaşlı ve varlıklı erkeklerle evlendirmek zorunda kalıyor. Bu tür durumlar da yolsuzluğun bir sonucu. Toplumun ve ailelerin geçimini güvence altına alacak yeterli bir plan ve destek mekanizması bulunmadığında bu sorunlarla daha sık karşılaşıyoruz. Biz kent merkezlerinde yaşıyoruz, ancak uzak bölgelerde yaşayan düşük gelirli veya geliri olmayan ailelerin çok daha ağır sorunlarla karşı karşıya olduğunu düşünüyorum. Aile içindeki sorumlulukların büyük bölümü de kadınların omuzlarında. Baba genellikle çalışıp ailenin geçimini sağlamaya çalışırken, kadın çocukların yetiştirilmesi, beslenmesi ve eğitimleriyle ilgileniyor. Kadınlar ailenin temelini oluşturuyor. Bazı düşük gelirli ailelerin hiçbir imkanı olmayabiliyor, ancak kadınlar büyük bir çabayla çocuklarını ayakta tutmayı başarıyor” ifadelerinde bulundu.

Dilsöz Zengene, hizmetlerin dağıtımı ve hükümet politikalarında ciddi adaletsizlikler bulunduğunu belirterek, düşük gelirli ailelerle imkanları daha geniş aileler arasındaki farkın giderek büyüdüğünü söyledi. Bazı ailelerin tanıdık ve bağlantıları sayesinde çeşitli kurumlarda iş ve maaş imkanına kavuşabildiğini ifade eden Dilsöz Zengene, buna karşılık düşük gelirli ailelerin diplomalı çocuklarının dahi devlet kurumlarında iş bulmakta zorlandığını belirtti. Bir dönem evde olan genç kadınlar ve bekar kadınlar için bütçe ayrıldığını ve bu kadınlara maaş verildiğini hatırlatan Dilsöz Zengene, yönetimin mali kriz gerekçesiyle bu ödemeleri kestiğine dikkat çekti. Dilsöz Zengene, “Eğer gerçekten mali kriz olsaydı, toplumumuzda bu kadar köşk ve saray olmazdı” sözlerine de vurgu yaptı.

‘Hükümet düşük gelirli aileler için sağlam bir plan hazırlamalı’

Dilsöz Zengene, sözlerinin sonunda şu hususlara dikkat çekti:

“Hükümetin düşük gelirli aileleri cinsiyet ayrımı gözetmeden Irak bütçe sistemine dahil etmesi ve düzenli gelir desteği sağlaması gerekiyor. Irak’ta olduğu gibi düşük gelirli ailelere aylık maaş bağlanmalı ve gıda desteği sağlanmalı. Bölge hükümeti de benzer bir sistem oluşturmalı. Hükümet ve parlamento yeniden işler hale geldiğinde ilk iş, düşük gelirli aileleri aylık maaş alabilecekleri bir sisteme dahil etmek olmalı. Bu ailelere hastane, su ve elektrik gibi temel hizmetler de sağlanmalı. Çözüm, hükümetin toplumun ve düşük gelirli ailelerin içinde bulunduğu durumu çözmek için sağlam bir plan hazırlamasında yatıyor. Çünkü aileler ne kadar güçlü olursa toplum, yönetim ve ülke de o kadar gelişir. Ne kadar çok aile güçsüzleşir ve dağılırsa toplumun yaşamı da o kadar bozulur.”