Tunus’ta kadın tarım işçileri için çağrı: Güvenli ulaşım bir hak
Sidi Bouzid’de düzenlenen ulusal seminerde, tarım sektöründe çalışan kadınların mesleğinin yasal olarak tanınması, güvenli ulaşım ve iş sağlığı önlemlerinin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
İHLÂS EL-HAMRUNİ
Tunus- Tunus’un Sidi Bouzid kentinde düzenlenen ulusal seminerde, kadın tarım işçilerinin güvenli olmayan araçlarla taşınmasının yol açtığı risklere dikkat çekildi. Katılımcılar, tarım işçilerinin ulaşım sisteminin yeniden düzenlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin güçlendirilmesi ve kırsal bölgelerde kadınların onurunu koruyacak güvenli ulaşım ve çalışma koşullarının sağlanması çağrısında bulundu.
“Tarım sektöründe çalışan kadınlar için güvenli ulaşım; iş sağlığı ve güvenliğini ve insana yakışır çalışmayı güçlendirmeye yönelik bir adım” başlığıyla düzenlenen seminer, Sidi Bouzid Bölgesel İşçi Sendikası’nın merkezinde gerçekleştirildi.
Toplantıya insan hakları savunucuları, sendika ve sivil toplum temsilcileri ile Tunus’un farklı bölgelerinden kadın tarım işçileri katıldı. Seminerde, her yıl onlarca kadının yaşamını tehdit eden güvensiz ulaşım sorununa yönelik çözüm yolları ele alındı.
Seminer, Tunus Demokratik Kadınlar Derneği’nin Sfax şubesi öncülüğünde; Sidi Bouzid Bölgesel İşçi Sendikası, Tunus Ekonomik ve Sosyal Haklar Forumu ile “Kadınlar Önce”, “Ragıb’da Havva’nın Sesi” ve “Kırsal Kadın İçin İntisar” derneklerinin iş birliğiyle düzenlendi.
‘Güvenli ulaşım bir lüks değil, haktır’
Açılış konuşmasını yapan Tunus Demokratik Kadınlar Derneği Sfax Şubesi temsilcisi Sabriye el-Friha, seminerin Sidi Bouzid’de düzenlenmesinin tesadüf olmadığını belirterek, kentin kadın tarım işçilerinin ulaşımıyla bağlantılı kazalardan en fazla etkilenen bölgelerden biri olduğunu söyledi.
Sabriye El-Friha, seminerin temmuz ayında El-Mezuna’da meydana gelen ve üç kadın tarım işçisinin hayatını kaybettiği, 12 kadının da çeşitli şekillerde yaralandığı kazanın ardından düzenlendiğini belirtti.
Toplantının söz konusu kazanın yarattığı acıdan doğduğunu ifade eden Sabriye el-Friha, amaçlarının tarım işçilerinin ulaşımında daha güvenli bir sistem oluşturmak olduğunu söyledi.
Sabriye El-Friha, “Bu toplantının yalnızca acı bir gerçeği anlatmakla sınırlı kalmasını istemiyoruz. Amacımız diyalog, iş birliği ve somut çözüm önerileri için bir alan oluşturmak” dedi.
Kadın tarım işçilerinin güvenli ulaşım hakkının ve sağlık, güvenlik ve insan onurunu koruyan çalışma koşullarının bir ayrıcalık değil, temel haklar olduğunu vurgulayan Sabriye el-Friha, “Mesleki güvenlik belirli bir grubun ayrıcalığı değildir. İnsana yakışır çalışma bir slogan değildir. Güvenli ulaşım da bir lüks değildir; bunların tümü insan onuruyla bağlantılı haklardır” ifadelerini kullandı.
94 kazada 74 kadın hayatını kaybetti
Tunus Ekonomik ve Sosyal Haklar Forumu üyesi Hayat el-Attar ise toplantıda kadın tarım işçilerinin durumuna ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Hayat El-Attar, forumun 2015 yılından bu yana kadın tarım işçilerinin yaşadığı kazaları yalnızca istatistik oluşturmak amacıyla değil, sorunun boyutlarını incelemek ve değerlendirmek için takip ettiğini söyledi.
Verilere göre 2015’ten bu yana 94 ayrı ulaşım kazasında bin 93 kadın yaralandı, 74 kadın ise hayatını kaybetti. Kazaların yaklaşık yüzde 63’ünün 2019 sonrasında meydana geldiğini belirten Hayat el-Attar, bu durumun kadın tarım işçilerini korumaya yönelik bazı yasal düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden sonra da kazaların devam ettiğini gösterdiğini söyledi.
Kazaların yüzde 55,3’ünün Sidi Bouzid, Kayravan ve Kasserine kentlerinde meydana geldiğini belirten Hayat el-Attar, 24 kazayla Sidi Bouzid’in ilk sırada bulunduğunu ifade etti.
‘Kadınların mesleği resmi olarak tanınmalı’
Hayat El-Attar, kazaların yoğun olduğu bölgelerde tarım sektöründe çok sayıda kadının çalıştığını belirterek, altyapı sorunlarının yanı sıra ekonomik ve sosyal koşulların da kazaların artmasında etkili olduğunu söyledi.
Bazı kadınların çalışmak için Kasserine ve Kayravan’dan Sidi Bouzid’e gittiğini belirten Hayat el-Attar, özellikle Sidi Bouzid’deki El-Mgila ve Es-Sebala gibi işsizliğin yüksek olduğu bölgelerde kadınların daha fazla riskle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Kadın tarım işçilerinin mesleklerini resmi olarak tanıtan bir çalışma kartına hala sahip olmadığını belirten Hayat el-Attar, “İlk adım bu mesleğin ve kadınların sahip olduğu hakların yasal olarak tanınmasıdır” dedi.
Mesleğin tanınmasının kadınların sendikalara katılmasının, iş sağlığı hizmetlerinden yararlanmasının, sosyal güvence kapsamına alınmasının ve çalışma ortamında kimyasalları güvenli şekilde kullanabilmesinin önünü açacağını belirtti.
Güvenli ulaşım ve denetim çağrısı
Hayat El-Attar, ulaşım sorununun çözümü için kırsal yolların ve altyapının iyileştirilmesi, kadınlara güvenli ulaşım araçlarının sağlanması ve işverenler ile taşımacılıktan sorumlu kişilerin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini söyledi.
İhlaller için caydırıcı yaptırımlar uygulanması ve tarım sektörüne özel bir iş denetim biriminin oluşturulması çağrısında bulunan Hayat el-Attar, iş gücü aracılarının faaliyetlerinin de düzenlenmesi gerektiğini belirtti.
Tarım işçilerinin çoğu zaman doğrudan çiftçiyle çalışmadığını, kadınların tarlalarda çalışmasını organize eden bir aracı ile onları taşıyan başka bir kişinin bulunduğunu ifade eden Hayat el-Attar, devletin bu aracılık sistemine ilişkin düzenleme yapması gerektiğini söyledi.
‘Kadın tarım işçisi olarak tanınmalı’
“Havva’nın Sesi” derneğinden Cinat bin Muhammed ise seminerin kadın ve işçi hakları savunucularının katılımıyla ortak bir yaklaşım temelinde düzenlendiğini belirtti. Cinat bin Muhammed, kadın tarım işçilerinin güvenli şekilde taşınması için yeni bir sistem kurulması gerektiğini ve en önemli adımın kadın çiftçilerin işçi olarak tanınması olduğunu söyledi.
Kadınların kimlik belgelerinde mesleklerinin de yer almasını öneren Cinat bin Muhammed, “Ev işleri” ifadesi yerine gerçek mesleklerinin yazılması gerektiğini belirtti.
Mesleğin tanınmasıyla sendikal üyelik, iş sağlığı hizmetleri, sosyal güvence ve insana yakışır çalışma koşulları gibi hakların güvence altına alınabileceğini ifade etti.
Seminerde çözüm önerileri ele alındı
Seminer kapsamında Tunus Genel İşçi Sendikası Sidi Bouzid temsilcisi ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de konuşmalar yaptı. Kadın tarım işçilerinin hakları, tarım işçilerinin ulaşım sorunları ve sektöre ilişkin yasal düzenlemeler ele alındı.
Düzenlenen atölyelerde kırsal ulaşım, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal koruma konuları tartışıldı.
Atölyelerde öne çıkan öneriler arasında kadın tarım işçilerinin mesleklerinin yasal olarak tanınması, iş gücü aracılarından çiftçilere kadar tarım sektörünün tamamının düzenlenmesi, koruyucu ekipmanların sağlanması ve güvenli ulaşımın oluşturulması yer aldı.
Katılımcılar ayrıca kadın tarım işçilerinin karar alma süreçlerine dahil edilmesi ve kamu politikaları hazırlanırken kadınlara yönelik özel düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı.
Toplantıda kadınların, özellikle kırsal toplumlarda aile ve tarım sektörünün temel unsurlarından biri olduğu, gıda güvenliğinde önemli rol oynadığı ifade edildi.
Katılımcılar, kadınları koruyan yasaların etkin biçimde uygulanması ve kadın tarım işçilerinin haklarının güvence altına alınması çağrısında bulundu.