Serêkaniyêli Xalîse Omer: Dönüş hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz
Yedi yıllık göçmenliğin ardından Serêkaniyê’ye dönen ilk kafile silahlı grupların saldırısına uğradı. Kafilede yer alan Xalîse Omer, “Evlerimizi ve mülklerimizi kimseye bırakmayacağız. Dönüş hakkımızı istiyoruz” dedi.
RONÎDA HACÎ
Hesekê – Yedi yıllık göçmenliğin ardından, 10 Ağustos 2026 tarihinde Serêkaniyêli göçmenlerin işgal altındaki kentlerine dönüşü için ilk kafile yola çıktı. Kafilede 410 aile yer aldı. Ancak kafile Serêkaniyê’ye ulaştıktan sonra aileler silahlı grupların saldırısına uğradı. Bu olay, yıllar süren göçmenliğin ardından kentlerine dönen aileler açısından büyük bir şok yaratmakla kalmadı, aynı zamanda Serêkaniyêli göçmenlerin güvenli dönüş koşullarına ilişkin birçok soruyu da gündeme getirdi.
Göçmenlerin kendi bölgelerine geri dönüşü, Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Şam Geçici Yönetimi arasında 29 Ocak 2026 tarihinde yapılan anlaşmanın önemli başlıklarından biriydi. Ancak Serêkaniyê’ye giden ilk kafileye yönelik saldırı, Serêkaniyêli ailelerin dönüşü konusunda güvenlik sorunlarının hala devam ettiğini gösterdi.
İlk kafileye yönelik saldırının ardından Serêkaniyê Göçmenleri Komitesi bir açıklama yayımlayarak, göçmenlerin güvenli dönüşüne ilişkin taleplerini duyurdu.
Açıklamada, ilk kafileye yönelik saldırılar hakkında bağımsız ve şeffaf bir soruşturmanın başlatılması istendi. Ayrıca olayın tüm ayrıntılarının açığa çıkarılması ve ilgili tarafların sorumluluklarının açık bir biçimde belirlenmesi talep edildi.
Komite bu kapsamda Şam yönetimi, başkanlık ekibi ve ilgili güvenlik birimlerinden sorumluluklarını açık biçimde ortaya koymalarını ve ailelerin dönüşü sırasında yaşananların gerçeğinin açığa çıkarılmasını istedi.
Demografik değişimin durdurulması talebi
Komite ayrıca mevcut duruma son verilmesi için ciddi ve somut adımlar atılmasını, bölgenin demografik yapısını değiştirmeyi amaçlayan tüm uygulamaların durdurulmasını talep etti. Serêkaniyê’nin yerli sakinlerinin evlerine ve mülklerine dönme haklarının güvence altına alınması ve kendi bölgelerinde güven içerisinde yaşayabilmelerinin sağlanması da komitenin talepleri arasında yer aldı.
Serêkaniyê’nin yerli sakinlerinden Xalîse Omer de 2019 yılından bu yana kentinden göç etmek zorunda kaldığını ve yedi yılın ardından büyük umutlarla yeniden evine doğru yola çıktığını söylüyor.
Xalîse Omer, aslen Kürt olduğunu ancak Arap bir toplum içerisinde yaşadığı için Kürtçesinin zayıf olduğunu belirtiyor. Göçmenlik yıllarının zor ve acı dolu geçmesine rağmen geri dönüş fırsatının doğmasının ailede büyük bir sevinç yarattığını ve bu duygularla kentlerine doğru yola çıktıklarını anlatıyor. Xalîse ve ailesi Serêkaniyê’ye giden ilk kafilede yer aldı ancak güvenlik koşulları nedeniyle bir kez daha Hesekê’ye dönmek zorunda kaldı.
‘Kentimize sevinçle girdik’
Kafile Serêkaniyê’ye ulaştığında ailelerin büyük bir sevinç ve sıcak duygularla kente girdiğini belirten Xalîse Omer, şunları söyledi:
“Biz kentimize sevinçle girdik. Bütün yaşamımızı geçirdiğimiz kenti bunca yılın ardından yeniden gördük. Ancak bu sevincimiz uzun sürmedi. Kafile kente ulaştığında silahlı grupların saldırısına uğradı. Silahlı kişiler kafileyi durdurdu ve etrafını sardı.”
‘Sopa, bıçak ve başka aletlerle bize saldırdılar’
Xalîse’nin anlatımına göre, araçlar durdurulduktan sonra saldırganlar sopa, bıçak ve başka aletlerle araçlara saldırdı.
Xalîse yaşananları şöyle anlattı: “Serêkaniyê’ye ulaştığımızda silahlı bir grup aracımıza saldırdı. Bu kişilerin sakalları ve saçları uzundu; yanlarında bıçak, sopa ve silah vardı. Aracımızın lastiklerine ateş ettiler. Ardından araca saldırıp camlarını kırdılar ve içerideki gençleri dışarı çıkardılar. Onları vahşice dövdüler. Onlar DAİŞ’liydi. Gördüğümüz bu vahşeti DAİŞ’ten başka kimse yapamaz. Irak ve Dêrazor lehçesiyle konuşuyorlardı.
Ben, eşim ve çocuklarım aracın arka bölümündeydik. Durum çok zor ve korkutucuydu. Ancak Serêkaniyê sakinlerinden iki kişi geldi ve kaçabilmemiz için aracın kapısını açtı. Serêkaniyêli ailelerden birinin evine gittik. Aile bizi karşıladı ve evlerine aldı. Yaklaşık 10 dakika sonra Genel Güvenlik güçleri yanımıza geldi ve bizi güvenli bir yere götürdü.”
Genel Güvenlik güçleri sabaha kadar onları korudu
Xalîse Omer, Genel Güvenlik güçlerinin yanlarına geldikten sonra durumlarını kontrol ettiğini ve yollar kapalı, koşullar hala tehlikeli olduğu için gece dışarı çıkmamalarını istediğini belirtti.
Xalîse şöyle devam etti: “Sabah bizi araçlara bindirdiler. Bir güvenlik aracı önümüzde ilerledi ve ortak kontrol noktasına ulaşana kadar bize eşlik etti. Orada bizi İç Güvenlik Güçleri’ne teslim ettiler. O zaman rahatladık ve Hesekê’ye geri döndük.”
‘Geçici hükümet güvenliği tamamen kontrol edemiyor’
Xalîse Omer, yaşananların ardından sivillerin güvenliğinin yalnızca sözlerle sağlanamayacağını anladıklarını belirterek, kafilenin hareket ettiği andan kente ulaşmasına kadar ailelerin güvenliğini garanti edecek açık ve pratik bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğini söyledi.
Xalîse, “Bu olayın ardından geçici hükümetin güvenliği tamamen kontrol edemediği açıkça ortaya çıktı” dedi.
‘İç Güvenlik Güçleri kente girmeden biz gitmeyeceğiz’
Ailelerin yeniden Serêkaniyê’ye gitmesinden önce silahlı grupların kentten çıkarılması ve sivillerin güvenliğinin garanti altına alınması gerektiğini belirten Xalîse, bütün göçmenler açısından temel sorunun güvenlik olduğunu vurguladı.
Xalîse Omer, “Biz kentimize dönmek istiyoruz. Silahlı gruplar kentten çıkarılmalı ve evlerimizi işgal eden kişiler evlerimizden çıkarılmalı. Asayiş bizden önce kente girmeli. Asayiş ile Genel Güvenlik güçlerinin birlikte kentte bulunması halinde hiç kimsenin geri dönen aileleri kolaylıkla tehdit edemeyeceğine inanıyoruz. Bu nedenle kendi İç Güvenlik Güçlerimize güveniyoruz ve onların bizimle birlikte olmasını istiyoruz” dedi
‘Dönüş hakkımızı istiyoruz’
Xalîse Omer, yıllar süren göçmenliğin geri dönme taleplerini ortadan kaldıramadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Biz dönüş hakkımızı istiyoruz. Kentimizde güvenliğin sağlanmasını ve geri dönmeyi istiyoruz. Evlerimizi ve mülklerimizi kimseye bırakmayacağız. Bize yönelik bu saldırıların amacı, dönüş hakkımızdan vazgeçmemizi sağlamaktır.”