Afganistanlı Derya Bahir: Tüm baskılara rağmen toplumun temel direğiyiz
Taliban’ın yeniden iktidara gelmesiyle Afganistan’da kadınların eğitim, çalışma ve toplumsal yaşama katılımı büyük ölçüde kısıtlandı. Derya Bahir, kadınların yaşadığı dönüşümü anlatarak, tüm baskılara rağmen toplumun temel direği olduklarını vurguladı.
BAHARİN LEHİB
Bağlan – 15 Ağustos, Afganistan tarihinin bir başka kara günü olarak anılıyor. Bundan tam beş yıl önce Taliban yeniden Afganistan’ın tamamında yönetimi ele geçirdi ve iktidarının ilk günlerinden itibaren Afganistanlı kadınlarının sahip olduğu sınırlı özgürlüklere yönelik kısıtlamalar getirdi. Kadınların özellikle devlet kurumlarında olmak üzere ev dışında çalışmasının önü kapatılırken, kız çocuklarının 6’ncı sınıftan sonra eğitimlerine devam etmelerine izin verilmedi.
Sivil toplum aktivistlerinin, aydınların ve eğitimli kesimlerin büyük bölümü Afganistan’ı terk etti. Bir milyondan fazla kişinin ülkeden ayrıldığı belirtilirken, hala çok sayıda insan, daha iyi yaşam koşulları veya daha güvenli bir ortam bulmak amacıyla zorlu yollarla ve hayatlarını riske atarak Afganistan’dan ayrılmaya çalışıyor.
Afganistan İstatistik Kurumu tarafından 2020 yılında, önceki hükümet döneminde yayımlanan verilere göre, devlet kurumlarında 414 bin 902 sivil çalışan bulunuyordu. Bunların 106 bin 869’unu kadınlar oluşturuyordu. Bu sayı, bir önceki yıla göre kadın çalışanların sayısında yüzde 5,5’lik bir artış olduğunu gösteriyordu. Taliban’ın iktidara gelmesiyle yalnızca devletin sivil kurumlarında çalışan kadınlar değil, devletin askeri kurumları ve çeşitli kuruluşlarda görev yapan kadınlar da işlerini kaybetti.
‘Taliban kadınların yaşamında çok büyük sorunlara yol açtı’
Devletin sivil kurumlarında çalışan kadınların mevcut durumuna ilişkin kesin bir veri bulunmamakla birlikte, Afganistan genelinde bu kurumlarda çalışan kadınların sayısının 50’nin altına düştüğü belirtiliyor. İşlerini kaybeden, eğitimlerine devam edemeyen ve sosyal alanlara erişimleri kısıtlanan kadınların yanı sıra, Afganistan’da ruhsal sorunlar yaşayan kişilerin sayısında da artış yaşandı.
Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Sağlık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Afganistan’da psikolojik sorun yaşayan insanların sayısının ülke nüfusunun yarısına ulaştığını ve toplumun yüzde 50’sini oluşturduğunu belirtti. Ancak bu kişilerin büyük çoğunluğu tedavi hizmetlerine erişemiyor.
Taliban’ın beş yıllık yönetimi boyunca kadınların yaşadığı değişimleri anlatan Bağlanlı genç kadınlardan Derya Bahir, “Beş yıl önce bir okulda öğretmendim, bugün ise evde oturuyorum. 15 Ağustos benim için sadece sıradan bir tarih değil, Afganistan’ın duman, demir ve ateşe büründüğü bir tarih. Her yerde ağlama seslerinin yükseldiği, çocukların ve kadınların feryatlarının duyulduğu bir tarih. Taliban geldiğinde kız çocuklarını haklarından mahrum bıraktı ve yaşamlarına çok sayıda kısıtlama getirdi. Taliban, Afganistan’da kadınların yaşamında çok büyük sorunlara yol açtı” ifadelerini kullandı.

‘Bugünün güçlü kız çocukları, yarının güçlü kadınlarıdır’
Afganistanlı kadınlar olarak bu durumu bir yenilgi ve çöküş olarak görmediklerini dile getiren Derya Bahir, “Bunu hayatımızın yeni bir sayfası olarak değerlendirdik. Afganistanlı kadınlar ve kız çocukları olarak bu ülkenin aynı zamanda direğiyiz. Biz olmazsak toplum da olmaz. Kadın olmazsa toplum var olamaz. Toplumun tamamını oluşturan biz kadınlar ve kız çocuklarıyız” diye konuştu.
Beş yıl önceki hayallerini paylaşan Derya Bahir, “Beş yıl önce bugün, önümde yıldızlar ve ay gibi parlayan hayallerim vardı. Bir gün toplumumda kadın hakları savunucusu olarak çalışmayı, Afganistan’daki kadın ve kız çocuklarının sesi olmayı hayal ediyordum. Ancak bugün ne yazık ki evde oturuyoruz. Fakat bu yalnızca benim yenilgim değil, hayat yolculuğumun bir sayfası. Bu beş yıl boyunca toplumda önemli bir role sahip olduğumu, unutulmuş bir kadın olmadığımı öğrendim” sözlerine yer verdi.
Sözlerinin sonunda Afganistan halkına seslenen Derya Bahir, “Unutmayın, toplumdan dışlanan her kadın aynı zamanda yaşamdan siliniyor. Toplumun tarihinden bir parçanın silinmesi ya da unutulmasıdır. Kadınlar kendine inanmalı. Çünkü bugünün kız çocukları, yarının güçlü kadınlarıdır” dedi.