İran’da eğitimde sınıfsal uçurum derinleşiyor
İran'da devlet okullarındaki kalite kaybı ve bütçe yetersizliği aileleri özel okullara yöneltirken, artan eğitim maliyetleri fırsat eşitsizliğini derinleştiriyor.
JUWAN ŞERÎFZADE
Bukan – Eğitim ve öğretim, gelecek nesillerin yetiştirilmesindeki en temel alanlardan biri olurken, okullar da İran’daki eğitim politikalarının uygulanmasında çocuklar ve gençlerin eğitiminde en önemli role sahip kurumlar arasında yer alıyor. İran’da eğitim sistemi çok sayıda sorunla karşı karşıya. Eğitimde adaletin bulunmaması ve özellikle devlet okullarında teorik ve pratik eğitim içeriklerinde evrensel insan hakları ilkelerinin ihlal edilmesi, bu kurumun kalıcı sorunlarından biri haline geldi. Son yıllarda eğitim kalitesindeki düşüşün yanı sıra özel okulların yaygınlaşması da ücretsiz eğitim ilkesinde giderek daha belirgin bir değişime yol açıyor.
Sınıfsal farklılıkların eğitime yansıması
Son yıllarda İran’da eğitimin özelleştirilmesi tartışmalı konuların başında geliyor. Çok sayıda hükümet yetkilisi, eğitim alanındaki ağır mali yükün devletin üzerinden alınmasını savunurken, İran İslam Cumhuriyeti yetkilileri ise bu okullarda devletin etkisinin azalmasından endişe duydu. Özel okullar eğitim sistemindeki açık insan hakları ihlallerinden tamamen uzak olmasa da artık yalnızca toplumun belirli bir kesiminin tercihi olmaktan çıktı. Kar amacı gütmeyen özel okulların sayısındaki yıllık artış da bu alanın giderek büyüdüğünü gösteriyor. İran’daki sınıfsal farklılıklar ve toplumun varlıklı kesiminin sahip olduğu ekonomik güç, önce özel okulların, ardından mütevelli heyeti tarafından yönetilen okulların ortaya çıkmasının nedenlerinden biri oldu.
‘Okulların özel statüye geçirilmesi hükümetin de işine geliyordu’
Öğretmen sendikası aktivisti ve Eğitim ve Öğretim Bakanlığı emeklisi Fateme M., özelleştirme sürecinin başlangıcını toplumdaki sınıfsal farklılıklara bağlıyor. Fateme M., “1990’ların başında devlet okullarındaki öğrenci sayısının yüksek olması ve toplumun varlıklı kesiminin daha iyi sosyal imkanlara, daha az öğrenciye ve daha yüksek eğitim kalitesine sahip okullar talep etmesi, özel okulların ortaya çıkmasına neden oldu. Her özel okulun, maddi imkanları kısıtlı ancak başarılı olan bir veya iki öğrenciyi ücretsiz kabul etmesi zorunluydu. Okulların özel statüye geçirilmesi hükümetin de işine geliyordu ancak o dönemde bu okullar daha çok toplumun varlıklı kesimine hitap ediyordu” dedi.
1990’lı yıllarda İran İslam Cumhuriyeti’ndeki ekonomik krizlerin başlamasıyla birlikte özel okullar artık yalnızca toplumun varlıklı kesimine hitap etmemeye başladı. Orta gelirli aileler de devlet okullarındaki eğitim kalitesinin ciddi biçimde düşmesi ve özel okullarda daha iyi eğitim imkânlarının sunulması nedeniyle çocuklarını bu okullara göndermeye başladı. Resmi verilere göre İran’da şu anda 21 binden fazla özel okul bulunuyor. Bu okulların ülke genelindeki toplam okul sayısının yaklaşık yüzde 16’sını oluşturduğu belirtilirken, sayı tüm eğitim kademelerinde ve kentlerde artmaya devam ediyor. Özel okulların en yoğun olduğu yerler ise Tahran ve büyükşehirler. Ortaöğretimin ikinci kademesinde (lise) ise üniversite sınavına yönelik yoğun talep nedeniyle özellikle teorik bölümler, en fazla özel okul ve öğrencinin bulunduğu alanlar arasında yer alıyor.
Günümüzde çok sayıda özel okul toplumun farklı kesimlerinden öğrencileri kabul ediyor. Öğrenim ücretlerinin taksitli ödenebilmesi de çocuklarının geleceği konusunda kaygı duyan aileleri bu okullara yönelten unsurlar arasında bulunuyor.
‘Devlet okullarında eğitim kalitesi düşük’
Çocuğunu özel okula kaydettirme nedenini anlatan Bahare R., “Devlet okullarında sınıflarda 30’dan fazla öğrenci bulunuyor. Eğitim kalitesi çok düşük ve gelecek için faydalı herhangi bir program sunulmuyor. Sonuçta öğretmenler öğrencileri okul dışında özel derslere yönlendiriyor. Okul ortamı da sağlıklı değil. Örneğin çocukları yürüyüşlere katılmaya zorluyorlar. Hatta savaş döneminde çocuklara şehitlik ve Besic’e katılma sevgisini aşılamaya çalışıyorlardı. Özel okullarda ise daha güvenli bir ortam var ve öğrencilerin eğitimine daha fazla önem veriliyor” ifadelerinde bulundu.
İki yıldır özel okulda eğitim gören öğrenci Diana H. ise deneyimini şu sözlerle aktardı:
“Normal devlet okulunda hiçbir saygı görmüyoruz. Belki ilkokullarda durum böyle değildir, ancak yaş ilerledikçe, özellikle kız çocuğu olduğunuzda, okulun kendi kuralları bile size kötü hissettiriyor. Özel okulun daha iyi olduğunu söylemek istemiyorum ama devlet okullarından farklı.”
Birçok kişi, enflasyon ve mevcut ekonomik koşulların İran’da eğitimde adaleti ortadan kaldırdığı görüşünde. Eğitim ve Öğretim Bakanlığı’nın bütçesi enflasyonla birlikte nominal olarak artsa da bu kurumun devletin genel bütçesinden aldığı pay azaldı. Kaynak ve bütçe yetersizliği özellikle devlet okullarında açık biçimde görülüyor. Özel okulların yaygınlaşmasına rağmen milyonlarca öğrenci hala devlet okullarında eğitim görüyor. Bu okullar, eğitim kurumlarını ideolojilerinin uygulanmasında ilk hat olarak gören yetkililerin doğrudan denetimi altında faaliyet gösteriyor. Yetkililer, okulların özelleştirilmesine ise esas olarak bu ideolojik denetimin korunması açısından karşı çıkıyor.