Sidar Karaçelik: Çerçeve Yasa yeni yasaların önünü açan bir anahtar niteliğinde
DEM Parti Bedlîs il Eşbaşkanı Sidar Karaçelik, çerçeve yasanın daha kapsayıcı yasalar için bir anahtar görevi görmesi bakımından önemli olduğunu ifade ederek, “Ancak mücadele bitmedi, sadece dönüştü” dedi.
MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN
Bedlîs - Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın maddeleri kamuoyu ile paylaşıldı. 12 maddeden oluşan yasa hem olumlu hem de eksik yanlarıyla tartışılmaya devam ediyor. Yasanın bu hafta Genel Kurul’a gelmesi bekleniyor.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Bedlîs (Bitlis) İl Eşbaşkanı Sidar Karaçelik, Kürt sorununun neden olduğu yıkım göz önünde bulundurulduğunda, buna karşı yasanın eksikliklerle dolu olduğuna vurgu yaparak, yeni yasalar için ön açıcı olacağı bakımından da önemli gördüklerini söyledi.
Sidar Karaçelik, ancak daha kapsayıcı yasalar için siyasi parti ve sivil toplum örgütlerine düşen sorumluluğu da hatırlattı.
‘Yeni bir dönemin anahtarı’
Sidar Karaçelik, Barış ve Demokratik Toplum sürecinin bir buçuk yıldır devam ettiğini ve süreç içinde tarihi gelişmelerin yaşandığını söyledi.
Kürt kamuoyunun somut adımlar beklediğini söyleyen Sidar Karaçelik, “Meclis’e taşınması gereken hukuki güvenceyi sağlayacak adımlar bir türlü atılmıyordu. Sonunda yasa taslağı Meclis’e geldi ve basına yansıdı. Biz de taslağı inceledik. Bilindiği gibi onlarca yıllık çatışmalı süreçlerin barış girişimleri kolay olmuyor. Kaldı ki 50 yıldır silahlı mücadelenin sonucunda işletilecek barış adımlarının tek bir yasa taslağına sığdırılabilmesi mümkün değil. Tabi ki yasayı önemli buluyoruz. Çıkan yasanın yeni bir dönemin kapısını aralayacak bir anahtar niteliği taşıdığını görüyoruz” dedi.
‘Bir başlangıç yasası ama eksik’
Sidar Karaçelik, yasanın eksik yanlarına işaret ederek, “Ceza infaz düzenlemeleri mevcut ama bir bütünen bu sorunları kapsayacak nitelikte değil. Yüzyıllık ulusal ve toplumsal bir sorundan bahsediyoruz. Ve bu sorunun çözümü sadece çatışmalı süreçlerin ardından oluşan sorunların hukuki düzenlemesi değildir. Bir Kürt sorunu var, sosyolojik, ekonomik, kültürel bir sorun var. Yasanın içeriğinde Kürt sorununa, demokrasiye, Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) dair birçok şey eksik. Tamamen bir başlangıç yasası, kök yasadır.
Bu yasa diğer yasaların önünü açan bir anahtar rolünü görüyor. Bu anlamda yasayı önemsiyoruz ve önemsememizin bir diğer sebebi ise yüzyıllık bir Kürt sorunu hukuki bir zemine kaymış bulunmakta” diye belirtti.
‘Kürt sorunun hukuki düzlemde ele alan tarihi bir eşik’
“Kürt sorunun hukuki düzlemde ele alınması noktasında tarihi bir eşiktir” şeklinde değerlendiren Sidar Karaçelik, daha önce yapılmaya çalışılan bazı yasaların kendi içinde “itirafçılığı, bilgi vermeyi ve pişmanlığı” barındırdığını hatırlattı. Sidar Karaçelik, çıkarılan son yasanın ise belli bir mücadelenin sonucunda ortaya çıkan kolektif bir hukuku açığa çıkardığına dikkat çekti.
Sidar Karaçelik değerlendirmesine şöyle devam etti: “Yasa eksiklikleri olsa dahi başlangıç açısından bizim için önem arz ettiğini söyleyebiliriz. Bizler Kürt sorununun bir demokrasi, adalet ve Türkiye halklarının tamamını ilgilendiren birçok sorunun kaynağı olduğunu dile getirdik. Kürt sorununa yönelik atılan adımlar beraberinde demokrasiyi, adaleti de getirecek. Süreç başladığından beri bizler toplumun bütün dinamiklerini sürece dahil etmeye çalışıyoruz. Çünkü bu sorun sadece Kürt halkını ilgilendiren bir sorun değil. Türkiye’deki toplumsal sorunların temelinde Kürt sorunu vardır. Bu noktada en büyük sorunu çözüme kavuşturacak olan irade bütün Türkiye halklarını ilgilendiren bir durumdur. Bu anlamda mücadele zeminin genişletmek için elimizden geleni yaptık ve yapıyoruz.”
‘Toplumun bütün dinamikleri mücadelede yer almalı’
Yasadaki eksiklerin giderilmesi ve yeni kapsayıcı yasalar için toplumsal mücadelenin şart olduğunu söyleyen Sidar Karaçelik, Kürt siyasal hareketi dahil birçok kesime sorumluluk düştüğünün kaydetti.
Sidar Karaçelik, “Kürt sorunundan kaynaklı Kürtlere yönelik hak ihlallerinin kıyısından, köşesinden bahseden, düşüncesini ifade eden birçok kişi adaletsizlikle, eşitsizlikle karşılaştı. KHK’lar bu noktada somut bir geçekliktir. Sırf barış istediği, düşüncesini ifade ettiği için KHK’larla ihraç edilen birçok kişi var. Ortaya çıkan sürecin genişlemesi, sağlam temellere oturması, kalıcı bir barış, adalet ve demokrasi oluşması açısından toplumun bütün dinamiklerinin bu mücadeleye katılması gerekiyor” sözlerini kullandı.
‘Mücadele bitmedi, sadece dönüştü’
Özellikle Kürt halkında son yıllarda ciddi kırılmaların olduğunu hatırlatan Sidar Karaçelik, “Son bir buçuk yıllık süreç içerisinde halkta bir duygusal kırılmanın yanı sıra ‘ne oluyor?’ sorusu etrafında bir merak vardı. Biz bugünlere kolay gelmedik. Biz bugünlere yürütülen mücadelenin sonucunda geldik. Bunu önemli bir kazanım olarak görüyoruz. Halkımız bilmeli ki kazanan taraf biziz ama henüz mücadele bitmedi, sadece dönüştü, bir form kazandı, en büyük tesellimiz artık ölümlerin olmaması. Çünkü en büyük bedeli bizim halkımız ödedi. Hala cenazelerinin nerede olduğunu bilmeyen, evladının akıbetini bilmeyen annelerimiz var. Bu süreçte hepsinin kapısını tek tek çalacağız. Hepsiyle helalleşmek istiyoruz” diye konuştu.
Kürt sorunun çözümü ve kalıcı barışın sağlanması için verilen mücadelenin sadece Kürt kamuoyu ve siyasi partilerinin sorumluluğu olmadığını vurgulayan Sidar Karaçelik şunları söyledi: “Yeni dönemin ruhuna herkesi adapte etmek gerekiyor. Bu anlamda sivil toplum örgütlerine ve diğer siyasi partilere çok şey düşüyor. Son bir aydır CHP içinde depremler yaşanıyor bu biraz gündem kaymasına sebep oluyor. Bu ülkenin en büyük sorunu olan Kürt sorunu çözüme kavuştuğu takdirde diğer sorunların çözüme kavuşmasında da bir kapı aralanacak.”
‘Yeni dönemde yeni inşa ruhu gerekiyor’
Uzun çatışma süreçlerinin ardından yeni bir döneme doğru gidildiğinin altını çizen Sidar Karaçelik, “Mevcut yasanın başka yasaların öncüsü olması yönünde mücadelemizi yürüteceğiz. Bizler DEM Parti olarak son bir buçuk yıldır mücadelenin yeni bir boyuta evrildiğini ifade ediyoruz. Eski kalıplardan çıkıyoruz, halkın dahil olabileceği, yerel demokraside ve siyasetin öznesi olacağı arayışlarımız var. Bu anlamda yeni dönem yeni bir inşayı, ruhu gerektiriyor. Bizler yeni dönemin ruhuna önce kendimizi ikna edeceğiz. Bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin açıldığını ve yeni dönemin demokratik siyaset dönemi olduğunu kabul ederek, halkın özne olduğu bir mücadele içinde olacağız ” dedi.
Sidar Karaçelik son olarak, “Başlangıcı sahipleniyor, eksikleri tamamlamak ve barışı demokrasiyle, adaletle ve eşitlikle birlikte kurmak için ısrarla mücadele etmeye devam ediyoruz” diye vurguladı.