Gazze’de yol haritası barış umudu taşıyor: Kadınlar hala masanın dışında
Yeni yol haritası savaşın sona ermesi için kapsamlı bir çerçeve sunarken, uzmanlar kadınların karar mekanizmalarından dışlanmasının kalıcı barış ve yeniden inşa sürecini zayıflatacağı uyarısında bulunuyor.
NAGHAM KARAJEH
Gazze- Gazze için hazırlanan yeni yol haritası, savaşı sona erdirmeye yönelik en kapsamlı girişimlerden biri olarak değerlendiriliyor. Ateşkes, güvenlik düzenlemeleri ve yeniden inşa sürecini aynı çerçevede ele alan planın başarısının ise bağlayıcı uluslararası güvenceler ve kadınların barış sürecine etkin katılımıyla mümkün olacağı belirtiliyor.
İlk uygulama aşamasında çöken önceki anlaşmaların ardından yeniden gündeme gelen "yol haritası", ateşkes, İsrail güçlerinin çekilmesi, insani yardımların ulaştırılması, güvenlik düzenlemeleri, geçiş döneminin yönetimi ve yeniden inşa sürecini tek bir çerçevede ele alıyor.
Bu yaklaşım, geçici çözümlerden daha kapsamlı bir siyasi sürece geçiş hedefi taşısa da, başarısının uluslararası güvencelerin sağlanmasına, etkin denetim mekanizmalarının kurulmasına ve taraflar arasında yıllardır süren güvensizliğin aşılmasına bağlı olduğu belirtiliyor.
‘Daha kapsamlı bir çözüm’
Siyaset analisti Tamara El Haddad, gündemdeki yol haritasının geçici bir ateşkesten daha kapsamlı bir çözüme geçiş girişimi olduğunu belirterek, insani, güvenlik ve siyasi başlıkları aynı çatı altında toplamasının önemli olduğunu söyledi. Ancak geçmiş deneyimlerin, asıl sorunun anlaşmaların hazırlanması değil, uygulanması ve tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesinin güvence altına alınması olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Tamara El Haddad, "Yol haritası, ateşkesten daha kapsamlı bir siyasi çözüme geçme girişimidir. İnsani, güvenlik ve siyasi boyutları bir araya getiriyor. Ancak geçmiş deneyimler, sorunun anlaşmaların metninde değil, uygulanma mekanizmalarında ve bağlayıcı uluslararası güvencelerin eksikliğinde olduğunu ortaya koydu" dedi.
‘Kırılgan bir yapı oluşturuluyor’
Uluslararası denetim mekanizmalarının net olmaması, bağlayıcı bir takvimin bulunmaması ve olası ihlallerin nasıl ele alınacağına ilişkin araçların eksikliği nedeniyle yeni planın da önceki anlaşmalarla benzer akıbete uğrayabileceğini belirten Tamara El Haddad, özellikle Gazze'nin geleceğine ilişkin anlaşmazlıklar ve taraflar arasındaki güven eksikliğinin bu riski artırdığını kaydetti. Ateşkes, çekilme, insani yardım ve güvenlik düzenlemelerinin birbirine bağlanmasının hem avantaj hem de risk taşıdığını belirten Tamara El Haddad, bunun tarafların yükümlülükleri seçici biçimde uygulamasını engellediğini ancak herhangi bir maddede yaşanacak aksamanın tüm süreci durdurabilecek kırılgan bir yapı oluşturduğunu ifade etti.
‘Anlaşma net bir takvime bağlanmalı’
Tamara El Haddad, bu nedenle sürecin aşamalı biçimde yönetilmesi, net bir takvime bağlanması ve anlaşmazlıklar yaşandığında devreye girecek uluslararası bir garantör mekanizmasının oluşturulmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
Tamara El Haddad 'a göre önümüzdeki süreç yalnızca askeri operasyonların durmasına değil, uygulama aşamalarının kesintisiz biçimde ilerleyebilmesine bağlı olacak. Herhangi bir aşamadaki başarısızlık ise siyasi ve insani sürecin tamamını olumsuz etkileyebilecek.
Gazze'nin yönetimi için ulusal komite önerisi
Gazze'nin geçiş dönemindeki yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tamara El Haddad, ulusal bir yönetim komitesi kurulmasının önemli bir adım olduğunu ancak bunun siyasi, güvenlik ve idari açıdan ciddi zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.
Komitenin meşruiyet kazanabilmesi için öncelikle Filistinli taraflar arasında uzlaşının sağlanması gerektiğini belirten Tamara El Haddad, güvenlik, silahlı gruplarla ilişkiler, silahların kontrolü ve savaşın yol açtığı büyük yıkım nedeniyle kamu hizmetlerinin yeniden işler hale getirilmesinin de temel sorunlar arasında yer aldığını ifade etti.
Komitenin başarısının yalnızca kurulmasına değil, Filistinli tarafların, bölgesel aktörlerin ve uluslararası toplumun sağlayacağı siyasi ve mali desteğe bağlı olduğunu vurgulayan Tamara El Haddad, ayrıca komitenin yeni siyasi çekişmelerin odağına dönüşmemesi gerektiğini söyledi.
Kadınlar karar masasında yer almıyor
Siyasi ve güvenlik tartışmaları sürerken, savaşın en ağır yükünü taşıyan kadınların karar alma mekanizmalarındaki yokluğu dikkat çekmeye devam ediyor. Kadınların savaş boyunca ailelerini ayakta tutma, toplumsal dayanışmayı sürdürme ve sosyal yaşamın devamını sağlama konusunda önemli sorumluluklar üstlenmesine rağmen, siyasi süreçlerde yeterince temsil edilmediği belirtiliyor.
Tamara El Haddad, kadınların sınırlı katılımının güvenlik merkezli geleneksel siyasi yaklaşımın sürdüğünü gösterdiğini belirterek, "Kadınlar yalnızca savaşın mağduru değildi; ailelerini ve toplumu ayakta tutan temel aktörlerdi. Buna rağmen karar alma mekanizmalarında yeterince yer almamaları, Filistin siyasetinin daha kapsayıcı hale gelmesi gerektiğini ortaya koyuyor" dedi.
Kadınların dışlanmasının yalnızca siyasi temsil sorununa yol açmayacağını ifade eden Tamara El Haddad, yeniden inşa sürecinde kadınlar, çocuklar ve kırılgan grupların ihtiyaçlarının da yeterince dikkate alınmaması riskini doğuracağını söyledi.
Kadınların karar mekanizmalarında bulunmamasının ailelerin korunması, çocukların desteklenmesi, ruh sağlığı hizmetleri, kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesi ve kırılgan kesimlere yönelik sosyal politikaların geri planda kalmasına neden olabileceğini belirten Tamara El Haddad, geçiş dönemi adaletinin de kadınlara yönelik ihlallerin kayıt altına alınması ve giderilmesi bakımından eksik kalacağını dile getirdi.
‘Sembolik temsilden vazgeçilmeli’
Gazze'nin yeniden inşasının yalnızca yıkılan binaların ve altyapının onarılması anlamına gelmediğini söyleyen Tamara El Haddad, toplumun yeniden ayağa kaldırılması, sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi ve adaletin sağlanmasının da bu sürecin ayrılmaz parçası olması gerektiğini vurguladı.
Kadınların sürece gerçek anlamda katılımının sağlanabilmesi için sembolik temsilden vazgeçilmesi gerektiğini ifade eden Tamara El Haddad, Gazze Yönetim Komitesi, müzakere heyetleri ve yeniden inşa komisyonlarında kadınlara etkili düzeyde temsil verilmesi çağrısında bulundu.
Kadın örgütleri ile sivil toplum kuruluşlarının politika oluşturma süreçlerine dahil edilmesi, kadın liderliğini destekleyen programların hayata geçirilmesi ve uluslararası mali desteğin kapsayıcı yönetişim ile dengeli temsile bağlanmasının önemine dikkat çeken Tamara El Haddad, "Kadınların katılımı yalnızca eşitlik meselesi değildir; kalıcı istikrar ve sürdürülebilir barışın temel unsurlarından biridir. Uluslararası deneyimler, geniş toplumsal katılımla hazırlanan anlaşmaların çok daha kalıcı olduğunu göstermektedir" diye konuştu.
'Gazze'nin yeniden inşasında kadınların rolü vazgeçilmez'
Kadın hakları savunucusu Hanan Sıyam, savaş sonrası toparlanma ve yeniden inşa sürecinin kadınlar planlama ve uygulama aşamalarının merkezinde yer almadıkça kapsayıcı olamayacağını söyledi.
Kadınların ailelerin günlük yaşamına en yakın kesim olduğunu belirten Hanan Sıyam, bu nedenle savaşın yarattığı sosyal ve insani ihtiyaçları en iyi bilen grubun kadınlar olduğunu ifade etti.
Kadınların planlama sürecinden dışlanmasının yeniden inşa çalışmalarındaki en büyük eksikliklerden biri olacağını söyleyen Hanan Sıyam, "Kadınlarla en yakın çalışan yapılar kadın örgütleri ve kadın liderleridir. Kadınların ihtiyaçlarını en iyi onlar biliyor. Bu nedenle kadınların toparlanma ve yeniden inşa planlarının hazırlanmasına katılması bir tercih değil, zorunluluktur" dedi.
Teknokrat hükümetin Gazze'deki çalışmalarını kadınların etkin katılımı olmadan sürdürmesini eleştiren Hanan Sıyam, bunun toplumsal katılım anlayışına zarar verdiğini ve toplumun yarısının ihtiyaçlarını yansıtmayan planların ortaya çıkmasına neden olacağını ifade etti.
Hanan Sıyam, "Kadınlar yalnızca hazırlanan planlardan yararlanacak kişiler değil, o planların hazırlanmasında ortak olmalıdır. Aksi halde toplumun ihtiyaçlarına ilişkin en önemli bilgi ve deneyim süreç dışında bırakılmış olur" diye konuştu.
Ekonomik yaşamın yeniden kurulması
Yeniden imarın yalnızca yıkılan binaların onarılması anlamına gelmediğini vurgulayan Hanan Sıyam, bunun aynı zamanda insanların yaşamlarının, ailelerin psikolojik iyileşmesinin, ekonomik ve sosyal hayatın yeniden kurulmasının da süreci olduğunu belirtti.
Kadınların kriz dönemlerinde özellikle kadınların geçimini sağladığı ailelerde temel ihtiyaçların karşılanması, çocukların bakımı ve aile yaşamının sürdürülmesinde çok daha fazla sorumluluk üstlendiğini kaydeden Hanan Sıyam, kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasının gelecekte oluşturulacak politikaların en kırılgan kesimlerin ihtiyaçlarını daha doğru yansıtmasını sağlayacağını söyledi.
Hanan Sıyam, kadınların sürece katılımının kararlar alındıktan sonra değil, planlamanın ilk aşamalarından başlayarak uygulama ve izleme süreçlerine kadar devam etmesi gerektiğini belirterek, Gazze'nin geleceğinin toplumun tüm kesimlerinin ortak katılımıyla inşa edilebileceğini ifade etti.
Başarı umutları ile başarısızlık endişeleri arasında şekillenen yol haritası, tarafların siyasi taahhütleri somut sonuçlara dönüştürme kapasitesi açısından yeni bir sınav olarak görülüyor. Ancak önceki deneyimler, kalıcı bir anlaşmanın yalnızca metinlerle değil; açık uygulama mekanizmaları, bağlayıcı uluslararası güvenceler ve insanı merkeze alan, kadınların da etkin biçimde yer aldığı kapsayıcı bir Filistin ortaklığıyla mümkün olacağını gösteriyor.