Sudanlı Gazeteciler Sendikası'ndan tutuklu gazeteciler için acil çağrı
Sudanlı Gazeteciler Sendikası, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) aylardır alıkoyduğu üç kadın gazetecinin sağlık durumunun ağırlaştığını belirterek, derhal serbest bırakılmaları ve tedavi edilmeleri çağrısında bulundu.
Haber Merkezi- Sudanlı Gazeteciler Sendikası, Batı Sudan'daki Kuzey Darfur eyaletinin başkenti Nyala'da Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) tarafından aylardır tutulan üç kadın gazetecinin sağlık durumunun ciddi şekilde kötüleştiğini açıkladı.
Sendikanın açıklamasına göre, gazeteciler İşraka Abdurrahman, Zehra Muhammed el-Hasan ve Mevahib İbrahim, geçen şubat ayında Nyala'da kadın hakları konusunda düzenlenen bir çalıştaya katıldıktan sonra çok sayıda kadın aktivistle birlikte RSF tarafından gözaltına alındı.
Gazetecilerin sevkine izin verilmiyor
Sendika, kötü cezaevi koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi nedeniyle tutuklu gazetecilerin sağlık durumunun ağırlaştığını belirtti. Açıklamada, cezaevi yönetiminin sağlık durumlarının ciddiyetine rağmen gazetecilerin hastaneye sevk edilmesine izin vermediği ifade edildi.
RSF'nin gazetecilere bugüne kadar herhangi bir resmi suçlama yöneltmediği ve mahkemeye çıkarılmalarını sağlamadığı belirtilen açıklamada, bunun adil yargılanma hakkı ve temel insan haklarının ihlali olduğu vurgulandı.
‘Koşulsuz serbest bırakın’
Sudanlı Gazeteciler Sendikası, üç kadın gazeteci ile birlikte tutulan tüm kadın aktivistlerin koşulsuz serbest bırakılmasını, acil tıbbi tedaviye erişimlerinin sağlanmasını, tutuldukları yerlerin açıklanmasını ve aileleri ile avukatlarının kendileriyle görüşmesine izin verilmesini talep etti.
Sendika ayrıca, yerel ve uluslararası basın özgürlüğü ile insan hakları kuruluşlarına çağrıda bulunarak RSF üzerinde baskı kurulmasını ve keyfi gözaltılara son verilmesini istedi.
Açıklamada, kadın gazetecilerin maruz kaldığı uygulamaların yalnızca bir gözaltı meselesi olmadığı, aynı zamanda çatışma bölgelerinden bilgi akışını engellemeyi ve bağımsız gazeteciliği susturmayı amaçlayan sistematik bir politikanın parçası olduğu ifade edildi.