Ürdün'de ruh sağlığı ve aile içi şiddet tartışıldı

Ürdün'de düzenlenen panelde uzmanlar, aile içi şiddetle mücadelede ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi ve ihbar mekanizmalarındaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini vurguladı.

Haber Merkezi- Ürdün Ulusal İnsan Hakları Merkezi tarafından düzenlenen "Ruh Sağlığı ve Suçlar: Sosyal, Hukuki ve İnsan Hakları Boyutları" başlıklı panelde, ruh sağlığı ile şiddet ve suç arasındaki ilişki kapsamlı şekilde ele alındı.

Akademisyenler, uzmanlar ve kamu kurumlarının temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, suçların ortaya çıkmasında psikolojik ve sosyal etkenler değerlendirildi. Uzmanlar, şiddetin temelinde çoğu zaman psikolojik sorunlardan ziyade sosyal problemlerin bulunduğuna dikkat çekti. Panelde, aile içinde yaşanan psikolojik şiddetin tedavi edilmediği takdirde kuşaktan kuşağa aktarılabildiği ve bunun aile içi şiddeti besleyen bir toplumsal yapı oluşturabileceği uyarısında bulunuldu.

Katılımcılar ayrıca, yoksulluk, işsizlik ve ekonomik zorlukların ağır suçların tek başına neden olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, benzer olayların yüksek gelir grubundaki ailelerde de yaşanabildiğini ifade etti. Uzmanlar, günlük yaşamın getirdiği psikolojik baskılar ile kronik ruhsal hastalıkların birbirinden ayrılması gerektiğinin altını çizdi.

Kadınların şiddeti bildirmesinin önündeki engeller

Ürdün Ulusal İnsan Hakları Merkezi Komiseri Nesrin Zureykat, ekonomik bağımlılık, toplumsal damgalanma ve kültürel kalıpların kadınların maruz kaldıkları şiddeti bildirmelerinin önündeki en büyük engeller arasında yer aldığını söyledi. Nesrin Zureykat, bazı kadınların maruz kaldıkları şiddeti toplumun normal kabul ettiği bir durum olarak değerlendirdiğini, bazılarının ise ekonomik bağımsızlığa sahip olmamaları nedeniyle ailelerini kaybetme korkusuyla resmi şikayette bulunmadığını dile getirdi.

Panelde paylaşılan verilere göre, kayıt altına alınan vakaların yüzde 51'ini aile içi şiddet, yüzde 63,7'sini ise fiziksel şiddet olayları oluşturuyor. Uzmanlar, ruhsal hastalık ve şiddet mağduru olmanın yarattığı toplumsal damgalanma nedeniyle bildirilmeyen vakaların sayısının da önemli düzeyde olabileceğine dikkat çekti.

Ruh sağlığı hizmetlerinin güçlendirilmesi çağrısı

Katılımcılar, Ürdün'ün aile içi şiddetin önlenmesi, ihbar edilmesi ve mağdurlara destek sağlanması konusunda önemli bir ulusal altyapıya sahip olduğunu belirtti. Bu kapsamda Kamu Güvenliği Müdürlüğü'ne bağlı Aile Koruma Birimi ile ülke genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 73 ruh sağlığı merkezinin çalışmalarına dikkat çekildi.

Bununla birlikte, ihbar mekanizmalarındaki eksikliklerin giderilmesi, psikolojik destek hizmetlerinin geliştirilmesi ve ruh sağlığının diğer sağlık hizmetleri gibi temel bir insan hakkı olduğu yönündeki toplumsal farkındalığın artırılması gerektiği vurgulandı.

Hukuki boyut da ele alındı

Panelin hukuk oturumunda ise ruh sağlığı ile bağlantılı suçlarda ulusal mevzuatın yeterliliği değerlendirildi. Katılımcılar, suç işleyen kişinin eylem anındaki bilinç ve algı durumunun psikolojik ve adli uzman raporlarıyla belirlenmesinin önemine işaret etti. Etkinlik, ruh sağlığı ve aile içi şiddet alanında uzmanlık iş birliğinin güçlendirilmesi, bireylerin haklarının korunması ve ilgili yasal düzenlemeler ile hizmetlerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi çağrısıyla sona erdi.