Tunuslu kadınlar önyargılara meydan okuyor

Tunus'ta birçok boşanmış kadın, toplumun önyargılarıyla mücadele ediyor. Küçük işletmeler kurarak ekonomik bağımsızlıklarını kazanan kadınlar, boşanmanın bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu gösteriyor.

İHLAS HAMRUNİ

Tunus - Sidi Bouzaid vilayetinin kırsal bölgelerinde bazı kadınlar için aile içi şiddetten kurtulmak, yaşadıkları zorlukların sonu olmuyor. Boşandıktan sonra bu kez de boşanmayı yeni bir başlangıç olarak görmek yerine bir damga olarak değerlendiren toplumsal bakış açısıyla mücadele etmek zorunda kalıyorlar.

Toplumsal ve ekonomik baskılara rağmen bazı boşanmış kadınlar, yaşadıkları acı deneyimleri yeni bir başlangıca dönüştürmeyi başardı. Kurdukları küçük işletmeler ve bireysel girişimler sayesinde hem ekonomik hem de manevi bağımsızlıklarını kazanan kadınlar, boşanmanın hayatın sonu değil, onurlarını yeniden kazanabilecekleri ve farklı bir gelecek inşa edebilecekleri bir başlangıç olabileceğini kanıtlıyor.

'Küçük bir proje umut kapısını araladı'

Sidi Bouzaid'in Regab ilçesine bağlı bir köyde yaşayan Merva Cabelli için boşanma, acı dolu bir hikayenin sonu değil, üç çocuğuyla birlikte daha istikrarlı bir yaşam kurmak için çıktığı uzun yolculuğun başlangıcı oldu. Yıllarca aile içi şiddete ve toplumsal baskılara maruz kalan Merva Cabelli, bugün kendi ayakları üzerinde duran bir kadın.

Beş yıldan uzun süre önce eşinden ayrıldığını belirten Merva Cabelli, boşandıktan sonra toplumun önyargılarının peşini bırakmadığını söyledi ve şöyle devam etti:

“Herkes davranışlarımı ve attığım her adımı izliyordu. Çocuklarımın ihtiyaçlarını karşılamak ya da iş aramak için dışarı çıktığımda sürekli yorumlarla karşılaşıyordum. Bir süre sonra nereye gidersem gideyim 'boşanmış kadın' sıfatının ismimin önüne geçtiğini hissettim.”

Boşanmanın ardından maruz kaldığı toplumsal baskının ilk zamanlarda kendisini yalnızlaştırdığını ve insanlarla yüzleşmekten çekinir hale getirdiğini anlatan Merva Cabelli, zamanla teslim olmanın hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini fark ettiğini söyledi.

Bu nedenle geleneksel el sanatları ve ev yapımı tatlı üretimi alanında çalışmaya başladığını dile getiren Merva Cabelli, sınırlı imkanlara ve karşılaştığı zorluklara rağmen vazgeçmediğini ifade etti.

Merva Cabelli, “Evimde küçük miktarlarda üretim yaparak başladım. Daha sonra katıldığım eğitimler sayesinde becerilerimi geliştirdim ve ürünlerimin kalitesini artırdım. Zamanla müşteri çevrem genişledi ve çalışmalarımı tanıtmak için önüme çıkan her fırsatı değerlendirmeye başladım” diye konuştu.

Kurduğu işletmenin hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Merva Cabelli, bu girişimin kendisine yeniden özgüven kazandırdığını ve bağımsızlık hissini güçlendirdiğini belirtti.

‘Eleştirenler destek vermeye başladı’

Eskiden insanların sözlerinden çekindiğini ifade eden Merva Cabelli, bugün ise tüm enerjisini işini geliştirmeye verdiğini, başlangıçta eleştiren insanların zamanla başarısını takdir edip kendisini desteklemeye başladığını söyledi.

Çocuklarıyla ilişkisinin de güçlendiğini ifade eden Merva Cabelli, psikolojik baskılardan kurtulduktan sonra onlara sevgisini daha rahat gösterebildiğini söyledi.

Merva Cabelli'ye göre hayatındaki en büyük değişimi sağlayan unsur ekonomik bağımsızlığı oldu.

‘Ekonomik bağımsızlık özgüven kazandırdı’

Ekonomik özgürlüğün kendi kararlarını özgürce almasını sağladığını belirten Merva Cabelli, bunun kendisine yeniden onur ve özgüven kazandırdığını vurguladı. Merva Cabelli, “Boşanma hayatımın sonu olmadı. Aksine benim ve çocuklarım için daha güvenli ve daha onurlu bir yaşamın başlangıcı oldu. Şiddet döngüsünü kırmayı başardım ve acılarımı yeni bir projeye ve yeni bir yaşam fırsatına dönüştürdüm” diye belirtti.

'Yeni bir dönemin başlangıcı'

Fatıma Abdali de benzer bir süreç yaşadı. Toplumun boşanmış kadınlara yönelik önyargılarıyla mücadele eden Fatıma Abdali, kendi işini kurarak yaşamını yeniden inşa etmeyi ve bağımsızlığını kazanmayı başardı.

Evliliğinin fiziksel ve psikolojik şiddetin gölgesinde geçtiğini anlatan Fatıma Abdali, “Eşim sürekli bana şiddet uyguluyordu. Saldırının izlerini hala taşıyorum” dedi.

Boşanma kararının zor olduğunu ancak hayatında yeni bir dönemin başlangıcını oluşturduğunu belirten Fatıma Abdali, bu sürecin ekonomik sıkıntılar ve toplumsal baskılar nedeniyle kolay geçmediğini söyledi.

Ailesinden destek görmediğini ifade eden Fatıma Abdali, yaşadığı tüm zorluklarla tek başına mücadele ettiğini ve en büyük dayanağının kendisine olan inancı olduğunu dile getirerek, “Yaşadığım acıları beni ileriye taşıyacak bir güce dönüştürmeye karar verdim. Önce küçük bir ekmek satış işi kurdum. Daha sonra işimi büyüttüm, bir dükkân açtım ve ardından plastik ürün ticaretine başladım” diye konuştu.

Çalışmanın hayatındaki en büyük dönüm noktası olduğunu söyleyen Fatıma Abdali, iş hayatının kendisine ekonomik bağımsızlık ve özgüven kazandırdığını, artık kimseye bağımlı olmadan yaşamını sürdürebildiğini belirtti.

‘Yaşadıklarım beni tamamen değiştirdi’

Fatıma Abdali, bu nedenle kadınlara ekonomik bağımsızlıklarını kazanmaları ve geleceklerini başka bir kişiye bağlamamaları çağrısında bulunarak şunları söyledi:

“Boşanmadan önce çok güçsüzdüm. Hakarete ve şiddete sessizce katlanıyordum çünkü kendimi savunamıyordum. Ama yaşadıklarım beni tamamen değiştirdi. Artık daha güçlü ve daha özgüvenliyim. İnsanların ne söylediğine aldırmıyorum çünkü kendi gücüme ve onurlu bir yaşam sürme hakkıma inanıyorum.”

Kadınlara da seslenen Fatıma Abdali, toplumsal baskıları başarıya ulaşmak için bir motivasyona dönüştürmeleri gerektiğini belirterek, önyargıların ve insanların bakış açısının hayatlarını belirlemesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.

Fatıma Abdali, kadının gerçek gücünün kendine güvenmesinden ve kendi ayakları üzerinde durabilmesinden geçtiğini vurguladı.