Kürdistan'da tarihi yer adlarının iadesi için kampanya

Federal Kürdistan’da sivil toplum kuruluşları, tarih araştırmacıları ve kültürel miras aktivistleri, onlarca yıldır değiştirilen köy ve yerleşim yerlerinin Kürtçe özgün adlarının yeniden kullanılmasını talep eden bir kampanya başlattı.

HEVÎ SELAH

Silêmanî - Federal Kürdistan Bölgesi'nde tarihi yer adlarının değiştirilmesine karşı sivil toplum kuruluşları, tarih araştırmacıları ve kültürel miras aktivistleri tarafından başlatılan kampanya, onlarca yıldır kullanılan Türkçe yer adlarının Kürtçe özgün adlarıyla değiştirilmesini talep ediyor.

Araştırmacılara göre yer adlarının değiştirilmesi yalnızca idari bir uygulama değil, bölgenin tarihsel hafızasını ve kültürel kimliğini yeniden şekillendirmeyi amaçlayan siyasi politikaların bir parçası oldu.

Uzmanlar, bu uygulamanın kökenlerinin Osmanlı dönemine uzandığını belirtiyor. Köy ve yerleşim yerlerinin adlarının Osmanlı idari sistemi içerisinde Osmanlı Türkçesiyle kaydedildiğini, daha sonraki dönemlerde ise özellikle Irak'taki ardışık yönetimler sırasında bu adların korunmasının yanı sıra Araplaştırma ve demografik değişim politikaları kapsamında yeni isimlerin de verildiğini ifade ediyor. Bu durumun, bölge halkı ile yaşadıkları yerlerin tarihsel adları arasındaki bağı zayıflattığı belirtiliyor.

İsim değişikliklerinin Kerkük, Germiyan, Tuzhurmatu, Kifrî, Hanekin, Ninova Ovası ile Duhok ve Hewlêr'in bazı bölgelerinde yüzlerce köyü kapsadığı aktarılıyor. Tarihçilere göre kullanılan Türkçe adların önemli bir bölümü, Kürtçe özgün isimlerin çevirilerinden ya da Osmanlı dönemindeki aşiret ve şahsiyetlerden esinlenerek oluşturuldu ve zamanla resmi kayıtlara geçti.

Araştırmacılar, coğrafi isimlerin yalnızca bir yer tanımı olmadığını, aynı zamanda toplumların tarihsel varlığını ve kimliğini yansıtan belgeler niteliği taşıdığını belirterek, bu nedenle isim değişikliklerinin kültürel hafızaya doğrudan müdahale anlamına geldiğini ifade ediyor.

140'tan fazla köy için isim iadesi talebi

Son aylarda başlatılan kampanya kapsamında sivil toplum kuruluşları, tarih araştırmacıları ve kültürel miras aktivistleri, değiştirilen köy adlarının yeniden Kürtçe özgün adlarıyla resmi kayıtlara geçirilmesini talep ediyor.

Kampanya iki eksende yürütülüyor. İlk aşamada yaşlıların tanıklıkları, eski haritalar, el yazmaları ve sözlü tarih kayıtlarıyla özgün yer adları belgeleniyor. İkinci aşamada ise yerel yönetimlere ve il meclislerine resmî başvurular yapılarak tarihî isimlerin haritalarda, resmî belgelerde ve tabelalarda yeniden kullanılması isteniyor.

Kampanyayı yürütenler, Kürdistan Bölgesi'nde halen 140'tan fazla köyün Türkçe isim taşıdığını belirtiyor. Örnek olarak Altunköprü yerine Berdî, Karahençir yerine Hencîre, Karatepe yerine Kerde Reş, Karadağ yerine Siyakêw, Başbulak yerine Serkanî, Ağbulak yerine Kanî Spî ve Sarıbulak yerine Kanî Zerd adlarının kullanılmasını öneriyor. Ayrıca çok sayıda köy adında yer alan “tepe”, “bulak”, “köy” ve “kara” gibi eklerin de değiştirilmesi talep ediliyor.

Hedef tarihsel hafızayı korumak

Kampanya kamuoyunda geniş destek görmesine rağmen, resmi isim değişikliklerinin tapu kayıtları, devlet belgeleri ve resmi haritalarda düzenleme yapılmasını gerektirmesi nedeniyle hukuki ve idari engellerle karşı karşıya bulunuyor. Sürecin ayrıca Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile Irak merkezi hükümeti arasında koordinasyon gerektirdiği belirtiliyor.

Bazı siyasi çevrelerin girişimi siyasi bir adım olarak değerlendirdiğini aktaran kampanya yürütücüleri ise amaçlarının yalnızca tarihsel isimleri yeniden görünür kılmak ve bölgenin coğrafi kimliğini korumak olduğunu vurguluyor.

Araştırmacılar, özgün yer adlarının korunmasının somut olmayan kültürel mirasın önemli bir parçası olduğunu belirterek, tarihi belgeler, eski haritalar ve sözlü tanıklıklarla hazırlanan bilimsel dosyalar aracılığıyla bu talebi desteklemeyi sürdürüyor. Kampanyayı yürütenler, Kürtçe özgün yer adlarının yeniden kullanılmasının, gelecek kuşaklara tarihsel hafızayı ve coğrafi kimliği aktarmak açısından önemli bir adım olduğunu ifade ediyor.