‘Salı Günleri İdama Hayır’ kampanyası 57 cezaevinde 127'nci haftasında

İran cezaevlerinde sürdürülen "Salı Günleri İdama Hayır’ kampanyası 127'nci haftasına girdi. Kampanya, Mayıs-Haziran aylarında yaklaşık 140 kişinin idam edildiğine dikkat çekerek, sonuç alınana kadar her salı açlık grevlerini sürdüreceklerini açıkladı.

Haber Merkezi - "Salı Günleri İdama Hayır’ kampanyası, İran'ın 57 cezaevinde devam eden eylemlerin 127'nci haftasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, iktidardaki otoriter yönetimin infaz ve baskı mekanizmasının işlemeye devam ettiği belirtilerek, "İran genelinde her gün siyasi tutsakların ve adli suçlardan hükümlü mahpusların idam edildiğine tanık oluyoruz. Hükümet yargısı, son savaşın başlamasından bu yana 'düşmanla iş birliği yapmak' (ajanlık) suçlamasıyla 3 bin 292 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bu açıklama, Aralık 2025 - Ocak 2026 ülke genelinde gerçekleşen protestoların askeri ve güvenlik güçleri tarafından bastırılmasının ardından protestoculara yönelik baskının yeni bir aşamaya girdiği ve gözaltına alınanların önemli bir bölümünün idam cezası ya da uzun süreli hapis cezalarıyla karşı karşıya kaldığı bir dönemde yapıldı" denildi.

Protestolar sonrası binlerce dava açıldı

Açıklamada, İran'ın Mazenderan eyaletinin merkezi olan Sarî kentinin savcısının, 28 Aralık 2025'te Tahran Çarşısı'nda başlayan protestolara ilişkin 700 dosya açıldığını duyurduğu aktarıldı.

Ayrıca Meşhed Cuma İmamı Ahmed Alemolhoda'nın da protestolar sırasında gözaltına alınan kişiler hakkında binlerce dava dosyası açıldığını açıkladığı belirtildi.

Mayıs-Haziran'da yaklaşık 140 kişi idam edildi

Mayıs-Haziran ayı boyunca rejim tarafından yaklaşık 140 kişinin idam edildiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bu hükümetin sicili, yaygın ve açık insan hakları ihlalleri ile idam cezasının baskı ve yıldırma aracı olarak kullanılmasının örnekleriyle doludur. İran genelinde binlerce aile, hükümetin baskıcı iradesinin sonucu olarak insanlık dışı süreçlerde yaşamını yitiren yakınlarının yasını tutmaktadır. Bu aileler arasında, 'Oğlumun mezarı nerede?' diye soran bir babanın sesi de bulunmaktadır. Bu soru, derin acı ve adaletsizlikten doğan bir feryattır. Söz konusu baba, bu yıl 4 Nisan'da Qêzêlhêsar Cezaevi'nde beş siyasi mahpusla birlikte idam edilen siyasi tutuklu Vahid Beni-Ameriyan'ın (33) babasıdır. Onun ailesine de, diğer birçok aile gibi, oğullarının cenazesi teslim edilmedi. Bu talep yalnızca kişisel bir istek değil; sevdiklerinin nerede defnedildiğini öğrenme gibi en temel haktan dahi mahrum bırakılan sayısız adalet arayışındaki ailenin ortak çığlığıdır. Bu uygulama, ölümden sonra da cezanın sürdürülmesi anlamına gelmekte ve insan onurunun açık bir ihlalini oluşturmaktadır. Acının sona ermediği, hatta yas tutulmasına bile izin verilmediği bir tablo ortaya çıkmaktadır."

‘Mücadele sürecek’

Açıklamanın sonunda, idamlara karşı başlatılan kampanya kapsamında siyasi tutsakların her salı düzenledikleri açlık grevlerini sürdürecekleri belirtilerek, mücadele başarıya ulaşıncaya kadar direnişin devam edeceği vurgulandı.