Fas’ta kadın noterler için eşitlik tartışması yeniden gündemde
Fas'ta kadınların adalet noterliği mesleğine girmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen, yeni bir yasa tasarısı bu alandaki reformların sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.
HANAN HARET
Fas- Fas'ta kadınların adalet noterliği (adul) mesleğindeki yeri yeniden tartışma konusu oldu. Fas Anayasa Mahkemesi'nin, mesleğin düzenlenmesine ilişkin 16.22 sayılı yasa tasarısındaki bazı maddeleri anayasaya aykırı bulması, sektöre yönelik hukuki reformlar konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Bu süreçte meslek örgütleri ve hak savunucuları, kadınların meslek içindeki tam katılımının güçlendirilmesi yönündeki taleplerini sürdürüyor.
Fas Anayasa Mahkemesi, 15 Haziran’da aldığı kararla, tasarının 8. maddesi ile 67. maddenin birinci bendinin de aralarında bulunduğu bazı hükümleri anayasaya aykırı buldu. Mahkeme ayrıca tasarının bazı hükümlerinin kamusal noterlik hizmetinin sürekliliğini güvence altına alma konusunda eksiklik içerdiğini belirtirken, diğer bazı maddelerin ise anayasaya aykırı olmadığına ya da belirli koşullarla yorumlanması gerektiğine hükmetti.
Adalet noterliği mesleği; evlilik sözleşmeleri, miras işlemleri ve çeşitli medeni hukuk işlemleri de dahil olmak üzere birçok sözleşme ve işlemin resmî olarak belgelenmesinden sorumlu hukuki mesleklerden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle mesleğe ilişkin her türlü yasal değişiklik Fas'ta geniş bir mesleki ve hak temelli ilgi görüyor.
Mesleğe girişten yeterliliği kanıtlama mücadelesine
Delile Musaid, 2018 yılında adalet noterliği mesleğine kabul edilen ilk kadın grubuna katıldığında bunu yalnızca bir meslek fırsatı olarak görmediğini, aynı zamanda uzun yıllar erkeklerin tekelinde kalan bir alanda tarihsel bir sorumluluk üstlendiğini söylüyor.
Kadınların bu alana girişinin yalnızca sayısal bir artış olmadığını belirten Delile Musaid, bunun aynı zamanda mesleği icra etmede belirleyici unsurun cinsiyet değil, yeterlilik ve mesleki bağlılık olduğunu kanıtlama sınavı olduğunu ifade ediyor.
Deneyimini, kadınların meslek içindeki varlığını güçlendirme ve kendini kanıtlama yolculuğu olarak tanımlayan Delile Musaid, geçen yılların kadınların sorumluluk üstlenme ve görevlerini başarıyla yerine getirme kapasitesini ortaya koyduğunu belirtiyor. Ona göre bugün karşılaşılan zorluklar artık kadın ya da erkek olmaktan kaynaklanmıyor; mesleğin geleceği ve geliştirilmesiyle ilgili ortak mesleki sorunlar haline gelmiş durumda.
Delile Musaid, kadın ve erkek noterlerin bugün mesleği savunmak ve adalet sistemi içindeki yerini güçlendirmek amacıyla ortak bir meslek topluluğu oluşturduğunu ifade ediyor.
Daha kapsamlı reform talepleri
Bununla birlikte Delile Musaid, yeni yasa tasarısına ilişkin çekincelerini de dile getiriyor. Tasarıyı "büyük bir şaşkınlık ve endişeyle" karşıladığını belirten Delile Musaid, meslek mensuplarının mesleğin gelişimine ayak uyduracak ve sorumluluklarla yasal güvenceler arasında denge kuracak bir reform beklediğini söylüyor.
Bazı uygulamalarda hukuki meslekler arasında hâlâ farklılıklar bulunduğunu ifade eden Delile Musaid, özellikle bazı işlemlerle bağlantılı para ve fonların korunması ve emanet edilmesine ilişkin düzenlemelerde eşitsizlikler olduğunu belirtiyor. Delile Musaid’e göre reform süreci, mesleğin görevlerini eksiksiz yerine getirebilmesi için gerekli hukuki araçları da sağlamalı.
Bugün asıl sorunun kadınların mesleğe girmesi değil, mesleğin yönetimine ve karar alma süreçlerine ne ölçüde katıldıkları olduğunu vurgulayan Delile Musaid, adaletin yalnızca söylemlerle değil, tüm yeterliliklerin mesleki yönetime katkı sunmasına imkân veren açık yasal düzenlemelerle sağlanabileceğini dile getiriyor.
Delile Musaid ayrıca bazı mesleki görevlere adaylık şartlarının ağırlaştırılmasının, kadınlar da dahil olmak üzere birçok nitelikli kişinin yönetim pozisyonlarına ulaşmasını geciktirebileceğini belirtiyor. “Kadınların güçlendirilmesi yalnızca mesleğe giriş kapılarının açılmasıyla sınırlı kalmamalı” diyen Delile Musai; kadınların mesleğin geleceğinin şekillendirilmesine katılmalarını da kapsaması gerektiğini kaydediyor.
Hukuk mesleklerinde eşitlik sorunu
Öte yandan, Eşitlik ve Yurttaşlık İçin Mücadele Derneği Başkanı ve kadın hakları savunucusu Büşra Abdu, tartışmanın yalnızca mesleki boyutla sınırlı olmadığını, Fas hukuk sistemindeki eşitlik meselesini de gündeme getirdiğini düşünüyor.
Büşre Abdu'ya göre yasa tasarısı, Fas Anayasası'nın kadınlar ve erkeklerin eşit hak ve özgürlüklere sahip olduğunu belirten ve devletin toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamakla yükümlü olduğunu vurgulayan 19. maddesiyle ne ölçüde uyumlu olduğu konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Büşra Abdu, tartışmaların özellikle adalet noterliği mesleğindeki tanıklık ve belge düzenleme yetkilerine ilişkin hükümler üzerinde yoğunlaştığını belirterek, “Bu meslek; evlilik, boşanma, miras ve diğer medeni hukuk sözleşmelerinin düzenlenmesinden sorumlu olan şer'i belge düzenleme alanında faaliyet gösteriyor” diyor.
“Yasa tasarısının mevcut hali, kadınlar ve erkekler arasında tam eşitliği açık biçimde güvence altına almıyor” diyen Büşra Abdu, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu durum ise kadınların bazı görev ve yetkileri kullanmasını sınırlandırabilecek uygulamaların devam etmesine yol açabilir.”
Kadınların güçlendirilmesinin yalnızca hukuk mesleklerine girişlerinin sağlanmasıyla sınırlı olmaması gerektiğini belirten Büşra Abdu, kadınların hukuki ehliyetlerinin tam olarak tanınması ve görev ile sorumluluklarda eşitliğin güvence altına alınmasının da gerekli olduğunu söylüyor. Ona göre tanıklık ve belgelendirme konularındaki her türlü yasal belirsizlik, kadınların bazı yetkileri kullanmasının önünde engel oluşturabilir.
Büşra Abdu ayrıca tartışmanın yalnızca adalet noterliği mesleğiyle ilgili olmadığını, aynı zamanda Fas'taki kadınların hukuk sistemi içindeki konumunu ve anayasal eşitlik ilkelerinin ulusal mevzuata ne ölçüde yansıdığını da ilgilendirdiğini ifade ediyor. Bu nedenle adalet noterliği yasasının gözden geçirilmesini, Fas Anayasası ve ülkenin insan hakları yükümlülükleriyle uyumlu daha açık bir hukuki eşitlik tesis etmek için bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Derneğin çağrısı
Eşitlik ve Yurttaşlık İçin Mücadele Derneği daha önce yayımladığı bir açıklamada da ulusal mevzuatın eşitlik ve ayrımcılık yasağına ilişkin anayasal hükümlerle uyumlu hale getirilmesi çağrısında bulunmuştu.
Anayasa Mahkemesi'nin kararı ise bu tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. Mahkeme, bazı maddelerin yeterince açık ve net olmadığını, farklı yorum ve uygulamalara kapı araladığını ve bunun hukuki güvenlik ilkesini zedeleyebileceğini belirtti. Mahkeme ayrıca bazı düzenlemelerde yasama eksiklikleri bulunduğunu, bunlar arasında kamusal noterlik hizmetinin sürekliliğini güvence altına almaya yönelik hükümler de olduğunu kaydetti. Bu gerekçelerle bazı maddelerin anayasaya aykırı olduğuna karar vererek konunun yeniden yasama organının gündemine dönmesini sağladı.
Fas Adalet Bakanlığı ise yasa tasarısının, adalet noterliği mesleğini modernleştirmeyi ve adalet sistemi içindeki rolünü güçlendirmeyi amaçlayan bir vizyonun parçası olduğunu belirtiyor. Bakanlığa göre tasarı; mesleğe giriş koşullarının gözden geçirilmesini, temel ve sürekli eğitimin güçlendirilmesini, mesleki yeterlilik mekanizmalarının geliştirilmesini, dijital dönüşüme uyum sağlanmasını ve kadınların meslek örgütlerindeki temsilinin artırılmasını hedefliyor.
Resmî makamların tasarıyı mesleğin hukuki çerçevesini modernleştirmeye yönelik bir adım olarak sunmasına karşın, meslek örgütleri ve hak savunucuları daha kapsamlı reformlar talep etmeyi sürdürüyor. Anayasa Mahkemesi'nin kararı ise konuya ilişkin kamusal tartışmaları yeniden canlandırmış durumda.
Böylece adalet noterliği mesleğinin geleceği, anayasal ilkelerin açık yasal düzenlemelere ve kurumsal uygulamalara nasıl dönüştürülebileceği; hukuki güvenlik, eşitlik ve fırsat eşitliğinin nasıl sağlanacağına ilişkin daha geniş bir tartışmanın parçası haline gelmiş bulunuyor.