Tunus’ta tarım işçileri ‘Ölüm Kamyonları’nda yaşamlarını yitirmeye devam ediyor

Tunus'ta 2015 yılından bu yana meydana gelen trafik kazalarında 60'tan fazla tarım işçisi kadın hayatını kaybetti, 900'den fazlası yaralandı. İnsan hakları savunucusu Fethiye Saidi tarım işçilerinin yaşamları için mücadele ettiğini söyledi.

ZOUHOUR MECHERGUI

Tunus – Tunus'ta tarım işçisi kadınların güvenli ulaşım mücadelesi, bir trafik kazasında iki kadının daha hayatını kaybetmesiyle yeniden gündeme geldi. Son yıllarda onlarca kadının ölümüne ve yüzlercesinin yaralanmasına neden olan kazalar, güvenli ulaşımı düzenleyen yasaların uygulanmamasına yönelik eleştirileri artırdı.

İstatistiklere göre 2015 yılından bugüne kadar yaklaşık 88 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 60’tan fazla tarım işçisi kadın hayatını kaybederken, 900’den fazla kadın ise çeşitli derecelerde yaralandı veya kalıcı engellerle yaşamaya mahkum oldu.

Sidi Bouzaid vilayetine bağlı Mezuna bölgesinde dün tarım işçilerini taşıyan hafif ticari aracın devrilmesi sonucu, hak mücadelesiyle tanınan iki kadın işçi yaşamını yitirirken 13 kadın işçi de farklı derecelerde yaralandı.

Bu tablo, güvenli ulaşım ve kapsamlı sosyal güvence sağlamak amacıyla çıkarılan 2019 tarihli 51 sayılı yasa ile 2021 tarihli 3 sayılı kararnameye rağmen devam ediyor. Söz konusu düzenlemelerin uygulanmasındaki ciddi aksaklıklar nedeniyle yasalar kâğıt üzerinde kalırken, ülkenin gıda güvenliğini sağlayan kadınlar denetimsiz şekilde yol alan “ölüm kamyonlarının” insafına terk ediliyor. Caydırıcı yaptırımların uygulanmaması ise bu trajedinin sürmesine neden oluyor.

Tunus kırsalında yaşayan binlerce kadın işçi, her sabah yalnızca doğanın zorlukları ve ağır tarım işçiliğiyle değil, aynı zamanda yerel halkın “ölüm kamyonları” adını verdiği araçlarla yaptıkları tehlikeli yolculukla da yüzleşiyor.

Aslen yük ve hayvan taşımak için kullanılan bu araçlar, insani güvenlik koşullarından yoksun şekilde kadın işçilerle dolduruluyor. Bu durum Tunus yollarını, ülkenin gıda güvenliğini sağlayan kadınların hayatlarını kaybettiği trajik kazaların sahnesine dönüştürüyor.

‘Bu acı kazalar daha ne kadar sürecek?’

Araştırmacı ve insan hakları savunucusu Fethiye Saidi, Mezuna bölgesinde iki tarım işçisi kadının yaşamını yitirdiği son kazanın ardından derin üzüntüsünü dile getirdi.

Hayatını kaybeden kadınların, ekonomik ve sosyal hakları için mücadele eden en önemli aktivistlerden olduklarını belirten Fethiye Saidi, bu kadınların tarım sektöründe çalışan kadınlara güvenli ulaşım sağlanması için yüksek sesle mücadele ettiklerini vurguladı.

Fethiye Saidi, “Bu tür acı verici kazalar daha ne kadar devam edecek?” diye sorarak, yasaların hazırlanmasının tek başına yeterli olmadığını, asıl önemli olanın bunların sahada uygulanması olduğunu söyledi.

“Güvenli ulaşıma ilişkin özel bir yasa hazırlanıp parlamentoda kabul edildi” diyen Fethiye  Saidi, buna rağmen neden hala yürürlüğe geçirilmediğini ve neden kadınların güvenli olmayan ulaşım araçları nedeniyle hayatlarını kaybetmeye devam ettiğini dile getirdi.

Tunuslu Demokrat Kadınlar Derneği’nin daha önce tarım işçilerinin koşullarına ilişkin kapsamlı bir araştırma hazırladığını ve bu yasanın çıkarılmasında önemli rol oynadığını hatırlatan Fethiye Saidi, yasanın uygulanabilmesi için gerekli düzenlemelerin bir an önce çıkarılması gerektiğini ifade etti.

‘Cinsiyete dayalı ayrımcılık sona ermeli’

Mevcut durumun, tarım işçisi kadınların hala en temel hakları için mücadele ettiğini gösterdiğini belirten Fethiye Saidi, güvenli ulaşım, eşit ücret, cinsiyete dayalı ayrımcılığın sona erdirilmesi, sağlık hizmetlerine erişim ve sosyal güvence gibi hakların hala sağlanamadığını söyledi.

“Bu geniş kadın kitlesi bugün devletin ve kalkınma politikalarının dışında, adeta toplumun kenarında yaşamaya zorlanıyor” dedi.

Fethiye Saidi, Tunus’ta tarım işçisi kadınların hayatını kaybettiği kazalara yönelik yaklaşımın geçici ve yüzeysel olduğunu belirterek, bu insani trajedilerin kısa süreli gündem maddelerine dönüştüğünü ve toplumsal ilginin azalmasıyla birlikte unutulduğunu söyledi.

Temel sorunların çözülmemesi nedeniyle benzer kazaların tekrarlandığını vurgulayan Fethiye  Saidi, güvenli olmayan ulaşım kaynaklı ölümlerin artık “kesinlikle kabul edilemez” bir noktaya ulaştığını ifade etti.

Yetkililere çağrıda bulunan Fethiye Saidi, bu can kayıplarına son verecek kararlı bir tutum sergilenmesini ve kadın işçilerin fiziksel ve sosyal güvenliğini garanti altına alan yasa ve düzenlemelerin derhal uygulanmasını istedi.

Fethiye Saidi, ayrıca, kadınların güvenlik koşullarından yoksun kamyon ve araçlara doldurulmasına göz yuman ya da bunu gerçekleştirenlere ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini belirtti. Taşınabilecek yolcu sayısına ilişkin net kurallar getirilmesi ve uzun vadede kadın işçilerin evlerinden tarlalara güvenli şekilde ulaşmalarını sağlayacak otobüs veya özel ulaşım sistemlerinin kurulması çağrısında bulundu.

Konuşmasının sonunda hayatını kaybeden iki kadın işçiyi büyük bir üzüntüyle anan Fethiye Saidi, kazanın yarattığı acı manzara ve dökülen kan karşısında derin bir şok yaşadığını belirterek, bu günü Tunuslu emekçi kadınlar açısından acı ve kederle dolu bir gün olarak nitelendirdi.