Gazze’de sanatçılar yıkımın ortasında direnişi resmediyor

Gazze’de düzenlenen “Strip Art” sergisine katılan kadın sanatçılar, sanatın kendileri için hem yaşanan yıkımı belgeleyen hem de umut ve direnişi görünür kılan bir ifade alanına dönüştüğünü söyledi.

RAFIF ESLEEM

Gazze – Filistin Kalkınma Kurumu tarafından 9 Haziran’da düzenlenen “Strip Art” adlı sanat sergisi, Gazze’de yaşayan sanatçıların savaş, zorunlu göç, kayıplar ve yıkım karşısındaki deneyimlerini sanat yoluyla anlatan eserleri bir araya getirdi. Sergi, Gazze Şeridi’nde kültürel direnci güçlendirme ve sanatsal ifade özgürlüğünü destekleme projesi kapsamında gerçekleştirildi. Etkinlik, aynı tarihlerde İspanya’da düzenlenen eş zamanlı bir sergiyle de uluslararası boyuta taşındı.

Sergiye katılan sanatçılar, sanatın kendileri için yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda yaşadıkları acıları, kayıpları ve umutlarını ifade etmenin tek yolu haline geldiğini belirtti.

‘Tüm zorluklara rağmen üretmeye devam ettik’

Filistin Kalkınma Kurumu proje koordinatörü Faten El-Naami, serginin Gazze’deki sanatçıların yaşadıklarını kendi bakış açılarıyla anlatabilmeleri için tasarlandığını söyledi.

Projeye altı profesyonel ve on amatör sanatçının katıldığını belirten Faten El-Naami, çalışmanın beş ay sürdüğünü ve bu sürenin Gazze’de yaşanan kıtlık dönemine denk geldiğini ifade etti.

Sanatçıların tüm zorluklara rağmen üretimlerini sürdürdüğünü vurgulayan Faten El-Naami, eserlerin uluslararası sergilere taşınarak Gazze’deki sivillerin yaşadığı gerçekliği dünyaya aktardığını söyledi.

Eserlerde ağırlıklı olarak göç, ölüm, yoksulluk ve kaynak eksikliği temalarının işlendiğini belirten Faten El-Naami, buna rağmen bazı çalışmalarda umut, sevinç ve insanlığın farklı duygularının da yer bulduğunu ifade etti.

Gazze’deki abluka ve savaş koşulları nedeniyle sanatçıların ve eserlerin İspanya’ya taşınamadığını söyleyen Faten El-Naami, bu nedenle sergide eserlerin fotoğraflarının yer aldığını kaydetti.

‘Pil bitiyor, lütfen şarj edin’

Sanatçı Meryem Salah, sergiye üç yıllık savaşın yarattığı acıları sanat yoluyla anlatmak amacıyla katıldığını söyledi.

“Pil bitiyor, lütfen şarj edin” adını verdiği çalışmasının kayıpları simgelediğini belirten Meryem Salah, özellikle yeğeninin yaşamını yitirmesinin eserlerine ilham verdiğini anlattı.

Meryem Salah, çalışmasındaki çıplaklığın bedenin teşhiri amacı taşımadığını vurgulayarak, bunun insanların temel haklarından mahrum bırakılmasını sembolize ettiğini söyledi.

“İnsan hakları elinden alındığında yaşamın nasıl anlamsızlaştığını anlatmaya çalışıyorum” diyen Meryem Salah, Filistinli tutsakların maruz kaldığı ihlallerin de çalışmalarına yansıdığını ifade etti.

Toplumun tepkilerinden çekinmediğini belirten sanatçı, “Gerçeklik resimlerden çok daha ağır. Ben yalnızca yaşananları görünür kılıyorum” dedi.

‘Molozların üzerinde dans’

Sanatçı Abir Cibril ise sergiye hem profesyonel sanatçı hem de amatör sanatçıların eğitmeni olarak katıldığını söyledi.

“Molozların Üzerinde Dans” başlıklı dokuz eser hazırladığını belirten Abir Cibril, çalışmalarında balerin figürünü kullandığını anlattı.

“Normalde balerin özgürlüğü ve zarafeti temsil eder. Ancak Gazze’deki balerin, ipeklerin değil molozların, dikenli tellerin ve bombaların arasında dans ediyor” diyen Abir Cibril, eserlerinin savaşın gölgesindeki kadın yaşamını anlattığını ifade etti.

Hammadde eksikliği ve ulaşım sorunlarına rağmen üretmeye devam ettiğini belirten Abir Cibril, zaman zaman eşek arabasıyla yolculuk yapmak zorunda kaldığını söyledi.

“Dünya hâlâ bizi duyuyorsa, Gazze’de yaşananları anlatmaya devam edeceğim” dedi.

Çocukların kaybolan hayalleri

Sanatçı Vefa Kilab da sergiye üç eserle katıldı.

“Bir Hayalin Kalıntıları” adlı çalışmasında, oyuncak bebeğini tutan bir kız çocuğunu resmettiğini belirten Vefa Kilab, savaş nedeniyle çocukların oyun ve eğitim yerine su taşımak ve yardım kuyruklarında beklemek zorunda kaldığını anlattı.

Bir diğer eserinde enkazların arasından çıkan bir çiçeği başka bir yere taşımaya çalışan çocuğu resmeden Vefa Kilab, bunun yaşamı ve umudu koruma çabasını simgelediğini söyledi.

“Yarın, Dünü Düşürüyor” adlı eserinde ise doktor olmayı hayal eden bir kız çocuğunun savaş koşullarında eğitimine tutunma mücadelesini anlattığını belirtti.

Savaşın kendi hayallerini de etkilediğini söyleyen Vefa Kilab, eserlerinin aynı anda hem umut hem de hüzün taşıdığını ifade etti.

‘Güzelliği ayrıntılarda arıyorum’

Sanatçı Vefa El-Kahlut ise çalışmalarında savaş ve yıkımın ortasında güzelliği görünür kılmaya çalıştığını söyledi.

Halk pazarını konu alan eserinde toplumsal hafızayı ve kimliği öne çıkardığını belirten Vefa El-Kahlut, diğer çalışmalarında ise aile bağları ve sevgi temasını işlediğini anlattı.

Yerinden edilen insanların kuzeye dönüşünü resmettiği eserinde ise bunu “yeniden cennete dönüş hissi” olarak yorumladı.

‘Yıkım dışında bir şey görmek istiyoruz’

Sergiyi ziyaret edenlerden Suzan Anbar da etkinliğe sanatçılara destek olmak için katıldığını söyledi.

Gazze’de sürekli bombardıman ve yıkımla karşı karşıya kaldıklarını belirten Suzan Anbar, “Biraz renk görmek, biraz sanat görmek istiyoruz. Bu eserler bize yaşadığımız felaketin ötesinde hâlâ yaşam olduğunu hatırlatıyor” dedi.

Filistinli sanatçıların tüm zorluklara rağmen üretmekten vazgeçmediğini vurgulayan Suzan Anbar, sanatın Gazze halkının yaşadıklarını anlatan en güçlü araçlardan biri olduğunu söyledi.