Süresiz nafakanın iptal kararına kadınlardan tepki

KESK ve DBP Kadın Meclisi, Anayasa Mahkemesi'nin süresiz nafakaya ilişkin kararına tepki göstererek, düzenlemenin kadınların özgürlük mücadelesine saldırı olduğunu belirtti.

Haber Merkezi - Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kamu Emekçiler Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) boşanmış kadınlara süresiz nafaka düzenlemesinin iptal edilmesine dair dijital medya hesaplarından açıklama yaptı.

KESK, her gün kadınların katledildiği Türkiye’de AYM’nin “aile kurumunun saygınlığını koruma”yı gerekçe göstererek nafaka hakkını hedef alan bir karar açıkladığını belirtti.

KESK’in açıklaması şu şekilde: “Hemen ardından Adalet Bakanı tarafından yapılan açıklamadan da bu kararın hükümetin bu yöndeki hazırlıklarının habercisi olduğunu anlıyoruz. Benzer dosyalarda daha önce kadınların lehine karar veren AYM kararı bu hazırlıktan bağımsız değil. Görünen o ki bundan sonra birbiri ardına gelecek yargı reformlarıyla ve yargı paketleriyle kadınlar şiddete, yoksulluğa ve güvencesizliğe daha fazla mahkum edilecek.

Kadın politikaları aileyi merkeze alan uygulamalara indirgeniyor

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının ardından kadınlara yönelik politikalar da giderek aileyi merkeze alan uygulamalara indirgeniyor. Kadın istihdamı hâlâ yüzde otuzlar seviyesinde seyrediyor. Çalışan kadınların yalnızca yaklaşık yüzde yirmisi tam zamanlı ve güvenceli işlerde çalışabiliyor. Engelli, yaşlı, hasta ve çocuk bakımı büyük ölçüde kadınların sorumluluğuna bırakılıyor; kadın yoksulluğu, kadın emeğinin görünmezliği ve kadınların yaşadığı zaman yoksunluğu görmezden geliniyor. Kadın istihdamı, eşitlikçi politikalar yerine ‘aile dostu politikalar’ adı altında şekillendiriliyor.

Kadınlar şiddet döngüsü içerisinde yaşamaya mahkum ediliyor

‘Ailenin korunması’ odaklı politikalar, aile içinde yaşanan kadına yönelik şiddeti görünmez kılıyor. Güvenli, güvenceli, tam zamanlı işlerde çalışma olanakları sistematik olarak sınırlandırılan kadınlara karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gereken iktidar ise şimdi de boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafı koruyan nafaka hakkını ortadan kaldırmaya hazırlanıyor. Ekonomik bağımsızlığı elinden alınan kadınların boşanma süreçlerinde talep ettikleri nafakanın, aileyi koruma iddiasıyla kısıtlanması ya da ortadan kaldırılması; kadınların yaşadıkları şiddete, eşitsizliğe ve ekonomik baskıya rağmen aile içinde kalmaya zorlanması anlamına geliyor. Bu yaklaşım, aile içi şiddete maruz bırakılan kadınları aynı şiddet döngüsü içinde yaşamaya mahkum ediyor.”

‘Özgürlük mücadelesine müdahale’

DBP Kadın Meclisi ise kararın kadınların özgürlük mücadelesine müdahale olduğunu belirtti.

DBP’nin açıklaması şu şekilde:

“Anayasa Mahkemesi’nin süresiz nafaka düzenlemesine ilişkin kararı, kadınların yıllardır sürdürdüğü eşitlik ve özgürlük mücadelesiyle elde ettiği kazanımlara yönelik yeni bir müdahaledir. Bu karar, yalnızca hukuki bir düzenleme değil; kadınların ekonomik güvencesini, şiddetten uzak ve özgür bir yaşam kurma hakkını hedef alan erkek egemen zihniyetin bir yansımasıdır. Kadın emeğini görünmez kılan, bakım yükünü kadınların omuzlarına bırakan ve kadınları ekonomik olarak bağımlı hale getiren sistem, bugün nafaka hakkını tartışmaya açarak mevcut eşitsizlikleri daha da derinleştirmek istemektedir. Nafaka hakkı bir ayrıcalık değil, kadınların maruz bırakıldığı yapısal eşitsizliklere karşı önemli bir güvencedir.

Demokratik toplumun inşası kadınların özgürlüğüyle mümkündür

Kadınların kazanılmış haklarına dönük saldırılar, kadın özgürlük mücadelesini ve örgütlü kadın iradesini geriletme çabalarının bir parçasıdır. Kadınları yeniden aile ve bağımlılık ilişkileri içerisinde tanımlamaya çalışan bu anlayışa karşı, eşit ve özgür yaşam talebimizi büyütmeye devam edeceğiz. DBP Kadın Meclisi olarak; kadınların mücadeleyle kazandığı hakların tasfiye edilmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Demokratik toplumun inşası kadınların özgürlüğüyle mümkündür. Kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal haklarını hedef alan her türlü saldırıya karşı mücadelemizi büyütecek; eşit, özgür ve demokratik bir yaşamı kadınların öncülüğünde inşa etmeye devam edeceğiz.”