Fas’ta kadınlar için adalet arayışı: Yasa ile mahkeme arasında kalan haklar

Fas'ta son yıllarda kadın haklarını güçlendirmeye yönelik önemli yasal reformlar yapılmasına rağmen, hukukçular ve hak savunucuları asıl sorunun yasaların varlığından çok, bunların yargı sistemi içinde ne ölçüde uygulanabildiği olduğunu vurguluyor.

HANAN HARET

Fas - 2011 Anayasası'nın eşitlik, fırsat eşitliği ve ayrımcılık yasağı ilkelerini güvence altına almasının üzerinden on yılı aşkın süre geçmesine rağmen, uygulama alanındaki sorunlar Fas yargı sisteminde varlığını sürdürüyor. Hak örgütlerine göre, görece gelişmiş kabul edilen yasal düzenlemeler ile mahkemelerdeki uygulamalar arasında özellikle kadınları ilgilendiren davalarda önemli bir uçurum bulunuyor.

Bir yılda 28 bin 980 şiddet vakası

İncad Toplumsal Cinsiyet Temelli Şiddetle Mücadele Ağı ile Dayanışmacı Kadınlar Ağı'nın verilerine göre, bir yıl içerisinde kadınlara yönelik yaklaşık 28 bin 980 şiddet vakası kaydedildi. Vakaların yüzde 47'sini psikolojik şiddet oluştururken, bu durum çok sayıda yasal ve kurumsal mekanizmaya rağmen sorunun devam ettiğini ortaya koyuyor.

Hak örgütleri, toplumsal ve ailevi baskılarla birlikte uzun ve karmaşık yargı süreçlerinin, bazı kadınların şiddet davalarını sürdürmekten vazgeçmesine neden olduğunu belirtiyor. Bu durum da hukuki güvenceler ile mahkemelerdeki fiili uygulamalar arasındaki farkı gözler önüne seriyor.

Bu konuda değerlendirmelerde bulunan avukat Kenza Şebihi Vehudi, bugün temel sorunun yasa eksikliği değil, yasaların günlük yargı pratiğinde ne kadar etkili uygulanabildiği olduğunu söyledi.

Kenza Şebihi Vahudi, kadın hakları alanında son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildiğini, özellikle 2011 Anayasası'nın kadın ve erkekler arasında kültürel, siyasi, ekonomik ve hukuki alanlarda eşitlik ve fırsat eşitliği ilkelerini güçlendirdiğini ifade etti. Ancak buna rağmen birçok davada yasa ile uygulama arasındaki boşluğun sürdüğünü vurguladı.

Güçlenmenin anahtarı hukuki farkındalık

Kenza Şebihi Vahudi'ye göre hukuki bilinç, kadınların korunmasını güçlendiren en temel unsurlardan biri.

Kadınların haklarını, yükümlülüklerini ve yararlanabilecekleri hukuki mekanizmaları bilmesinin, doğru kararlar almalarını ve haklarını savunmalarını kolaylaştırdığını belirten Kenza Şebihi Vahudi, “Kadın ne kadar bilinçli olursa, hem hukuki süreçlerde hem de günlük yaşamında haklarını koruma konusunda o kadar güçlü olur” dedi.

Ekonomik, sosyal, siyasi ve hukuki alanlarda yaşanan dönüşümlerin kadınların yasal haklarına ilişkin farkındalığını artırdığını ifade eden Kenza Şebihi Vahudi, eşitlik ve fırsat eşitliği ilkelerine dair bilincin yükselmesinin kadınların hukuki süreçlere daha etkin katılımını sağladığını söyledi.

Kenza Şebihi Vahudi ayrıca hukuki bilgilendirme faaliyetlerinin, hak temelli danışmanlık hizmetlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının kadınların güçlenmesinde önemli rol oynadığını kaydetti.

Reformlar sürmeli, uygulama güçlendirilmeli

Yasal reformların devam etmesinin önemine dikkat çeken Kenza Şebihi Vahudi, adalet sisteminde görev alan tüm aktörlerin eğitimlerinin güçlendirilmesi ve kadınlarla ilgili davalarda özel bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Fas'ta son yıllarda kadınlara yönelik şiddetle mücadele ve kadınların hukuki korunmasının güçlendirilmesi amacıyla çeşitli reformlar yapıldığını belirten Kenza Şebihi Vahudi, bugün asıl meselenin yeni yasalar çıkarmaktan çok, mevcut düzenlemelerin etkin şekilde uygulanması olduğunu ifade etti.

Kenza Şebihi Vahudi, yargı sistemindeki tüm kurumların kadınların yaşadığı sorunların niteliğini doğru anlamasının ve hukuku buna uygun biçimde uygulamasının adaletin sağlanması açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Sözlerinin sonunda kadınlara seslenen Kenza Şebihi Vahudi, hakların yanı sıra hukuki sorumlulukların da bilinmesi gerektiğini belirterek, “Kadınların hem haklarını hem de yükümlülüklerini bilmeleri, doğru kararlar almalarını ve toplum içinde haklarını daha güçlü savunmalarını sağlar” dedi.