Iraklı aktivistler: Kadın ve çocukları koruyacak caydırıcı cezalar çıkarılmalı
Irak’ta artan aile içi şiddet ve çocuklara yönelik ihlaller konusunda uyarıda bulunan hak aktivistleri, kadın ve çocukları koruyacak caydırıcı yasaların çıkarılması çağrısı yaparak, cezasızlık politikalarının toplumun geleceğini tehdit ettiğini vurguladı.
RAJA HAMİD RASHİD
Irak- Irak’ta aile içi şiddet vakalarının artmasıyla birlikte insan hakları aktivistleri, kadınlara ve çocuklara yönelik ihlallerin giderek yaygınlaştığı konusunda uyarıyor. Aktivistler, bu durumun kötüleşmesinde toplumsal ve hukuki etkenlerin önemli rol oynadığını belirterek, suçların önlenmesi ve faillerin cezalandırılması için daha sert yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade ediyor.
Avukat Shirin Zangana, özellikle kadınlara ve çocuklara yönelik şiddet ve istismar vakalarında son dönemde ciddi bir artış yaşandığını kaydederek, bu durumun ancak toplumsal farkındalığın artırılması ve aile içindeki şiddet kültürünün terk edilmesiyle azaltılabileceğini söyledi. Birçok aile içi şiddet vakasının geleneksel baskılar ve toplumsal damgalanma nedeniyle gizli kaldığını ifade eden Shirin Zangana, kadınların aile ve toplumun temel direği olmalarına rağmen psikolojik şiddet ve istismara maruz bırakıldığını dile getirdi.
Erken evlilik en büyük ihlal
Evlenmeyi reddettiği için katledilen 15 yaşındaki Iraklı kız çocuğunun davasına dikkat çeken Shirin Zangana, bu olayın çocuk yaşta evlendirmelerin toplum için ne kadar büyük bir tehdit oluşturduğunu gösterdiğini söyledi. Bir çocuğun sadece evlenmeyi reddettiği için katledilmesinin hem dini hem de insani açıdan kabul edilemez olduğunu vurgulayan Shirin Zangana, bunun en temel insan haklarının ihlali olduğunu belirtti.
‘Cezalar ağırlaştırılmalı’
Shirin Zangana, yakınları tarafından cinsel saldırıya maruz kalan bir kız çocuğunun dosyasının, Irak’taki sosyal ve hukuki sorunların boyutunu ortaya koyduğunu ifade etti. Güvenlik güçlerinin failleri tutuklamasına rağmen caydırıcı cezaların gecikmesinin çocukları daha fazla risk altında bıraktığını dile getiren Shirin Zangana, çocuk istismarcılarına yönelik cezaların ağırlaştırılması gerektiğini vurgulayarak, aile içi şiddet yasasının bir an önce çıkarılması çağrısında bulundu. Shirin Zangana, ayrıca, çocukları koruyan ve aile yapısını güçlendiren yasaların etkin biçimde uygulanması gerektiğini vurguladı.
‘Şiddet yaygın bir toplumsal olgu’
İnsan hakları aktivisti Israa Salman ise, çocuklara yönelik şiddetin Irak’ta yaygın bir toplumsal olgu haline geldiğini belirterek, fiziksel ve cinsel istismar, çocuk işçiliği ve çocuk yaşta evliliklerin toplumun geleceğini tehdit ettiğinin altını çizdi.
Israa Salman, “Çocuklara yönelik şiddetin terbiye ya da evlilik bahanesiyle normalleştirilmesi, bugün eğitimde, kültürde ve insani değerlerde ciddi bir gerilemeye yol açtı. Çocuklara yönelik korkunç şiddet biçimleri toplumda giderek daha fazla kabul görüyor. Çocukların korunması için ses çıkaranlar ise, aile içinde ve dışında yaşanan ihlallere dikkat çekmelerine rağmen çoğu zaman karalama kampanyaları ve suçlamalarla karşı karşıya kalıyor. Bugün kamusal alanlar artık çocuklar için güvenli değil, bazı çocuklar kendi evlerinde bile güvende değil. Bu nedenle Irak’ta çocukluğun geleceği konusunda büyük endişe ve korku duyuyorum” sözlerine dikkat çekti.
‘Köklü çözümler bulunmalı’
Birçok vakanın medyaya yansımadığını, ancak bazı haberlerin trajedinin boyutunu ortaya koyduğunu kaydeden Israa Salman, “Evlenmeyi reddettiği için katledilen kız çocukları ve cinsel saldırı sonucu hayatını kaybeden kız çocukları örnek gösterilebilir. Bu suçlar ilk değil ve kız çocuklarını koruyacak gerçek önlemler alınmadığı sürece son da olmayacak. Ülkede çocuk istismarını durduracak köklü çözümler bulunmadığı için daha birçok çocuk hayatını kaybediyor” dedi.
‘Failler cezalardan kaçabiliyor’
Israa Salman, Irak Ceza Kanunu'nun 409, 128 ve 41. maddeleri de dahil olmak üzere bazı yasal metinleri eleştirerek, bunların sözde "namus" veya "disiplin" bahanesiyle kadın ve çocuklara karşı şiddet suçlarının cezalarını hafifletmek için kullanıldığını ve böylece faillerin cezadan kaçmasına olanak sağladığını savundu. Israa Salman ayrıca, kız çocuklarının ve çocukların evlenmesine izin veren yasalara karşı da uyarıda bulunarak, bunun kız çocuklarına ve çocuklara yönelik ihlalleri daha da artırdığını dile getirdi.
‘Yeni ve etkili yasalar çıkarılmalı’
Uygar toplumların ve adaletli yasaların her türlü şiddeti ve çocuk bedenlerine yönelik ihlali reddettiğini vurgulayan Israa Salman, saldırıları haklı göstermenin veya mağdurların ahlakını sorgulamanın çocukluğa ve kadınlara karşı ek bir suç teşkil ettiğini kaydetti. Özellikle aile içi şiddet yasası ve çocuk koruma yasası olmak üzere, aileyi ve çocukları koruyacak yasaların çıkarılması çağrısında bulunan Israa Salman, “Yasalar toplumu korumayı amaçlar, yıkmayı değil” diyerek, çocukların ve kadınların korunmasını garanti eden ve Irak ailesinin geleceğini güvence altına alan yasal ve sosyal bir ortamın oluşturulmasını istedi.