Kobanê’de eğitim tablosu: 72 bin 130 öğrencinin geleceği risk altında
Fırat Kantonu’nda eğitim ve öğretimin ana merkezleri olan 5 bölgede, devam eden savaş ve süren anlaşmazlıklar nedeniyle 572 okul ile 72 bin 130 öğrencinin geleceği tehlike altında bulunuyor.
BERÇEM CÛDÎ
Kobanê – En büyük devrimler düşünce, kültür ve dilde gerçekleşir. Bu nedenle Kuzey ve Doğu Suriye’de 19 Temmuz Devrimi ile birlikte dil alanında önemli kazanımlar elde edilmiş; Kürt halkı yüzyıllar süren inkar ve asimilasyon politikalarının ardından eğitim sistemini kendi dili, kültürü, tarihi ve varlığı üzerine inşa etmeye başlamıştır.
Uzun yıllar boyunca tek dil-ulus ulus devlet bilinci ve Suriye Cumhuriyeti'nin inkâr ve soykırım politikası sonucu ana dillerinde, kültürlerinde ve kimliklerinde eğitim alma haklarından mahrum bırakılan Rojava Kürdistan halkı, bu nedenle kendi dillerinde iletişim kurmanın yanı sıra, çocuklara, gençlere ve kadınlara en azından Kürt alfabesini, okuma yazmayı gizlice öğretmeye çalışmıştır. Roojava Kürdistan Kürtleri bu şekilde bir ölçüde asimilasyon politikasına karşı duruşlarını göstermişlerdir. İlginç bir konu olarak, Kobanê halkının büyük çoğunluğu Arapça bilmemektedir; bu da, kendilerine zorla dayatılan Arapça yaşam biçimini ve farklı bir kültürü reddetmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu baskı, binlerce insanın bilinçaltında hâlâ varlığını sürdürmekte ve Kobanê gençleri, Arapça bilmedikleri için ülkelerinde nasıl şiddete ve işkenceye maruz kaldıklarını hâlâ hatırlamaktadır.
Kürtlerin dil devrimi
Rojava Devrimi’nin etkisiyle, yüzyıllardır kendi diline hasret yaşayan halk büyük bir heyecan ve kararlılıkla dil devrimini başlattı. Bu nedenle söz konusu süreç, Kürdistan’da Kürt dili alanında gerçekleşen en büyük devrimlerden biri olarak değerlendirilebilir. Kuzey ve Doğu Suriye halkı, yaşamın her alanında örgütlenerek büyük gelişmeler yarattı. Başka bir ifadeyle; toplumsal, siyasal, savunma ve eğitim alanlarında kendine ait yeni bir yaşam sistemi kurdu. Bu alanlar içinde en dikkat çekici olanlardan biri ise eğitim sistemi oldu. Çünkü uzun yıllar boyunca eğitimde Kürt halkının kimliğini yansıtmayan bir dil ve müfredat kullanılmış, bu nedenle binlerce kişi eğitim sisteminin dışında kalmıştı. Bu yüzden, Kürt halkının tarihsel, kültürel, toplumsal ve dilsel gerçekliğine dayanan yeni bir eğitim sistemi ve müfredatın oluşturulması büyük bir deneyim ve dönüşüm süreci anlamına geldi.
Bu hayalin gerçekleşmesi ve mevcut durumun değiştirilmesi için herkes büyük bir özlem, bağlılık ve başarılı bir gelecek kurma kararlılığıyla eğitim alanına yöneldi. Amaç, Kürt halkının varlığını tanımlayan bir eğitim sistemi ve müfredatı birlikte oluşturmaktı. Bu süreç önce Kürtçe dil kurslarıyla başladı; ardından anaokulları, üç aşamalı okul sistemi ve son olarak Kobanê Üniversitesi ile önemli ilerlemeler kaydedildi. Rojava Kürdistanı’nda Kürt dili alanında yaşanan bu gelişmeler, tüm Kürdistan’daki dil mücadelesi ve emeğinin bir kazanımı olarak değerlendiriliyor ve sahipleniliyor.
Ana dilden kopuş, kimlik bağının zayıflamasına yol açar
Kuşkusuz, bir halkın eğitim ve öğretim sisteminin kendi dili temelinde kurulmaması, psikolojik, kültürel ve toplumsal açıdan birçok olumsuz etki yaratır. Ana dil, insanın duygu ve ruh dünyasıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle kişi kendi kökleri üzerinde gelişemezse, duygu ve düşüncelerini de sağlıklı biçimde ifade edemez. Bu durum ise toplumdan ve aileden kopuşu, kendi dili ve kültürü içinde yabancılaşmayı beraberinde getirir.
Kültürel açıdan dil aynı zamanda bir anlama ve kavrama biçimidir. Bu yüzden ana dilden kopuş; kültürel mirasın, aidiyet duygusunun ve kimlik bağının zayıflamasına yol açar. Psikolojik boyutta ise sonuçlar daha ağır olabilir. Kimlik kırılması, özgüven kaybı, toplumsal yaşama katılımda zayıflama ve kişinin derin duygularını bastırması gibi sorunlar ortaya çıkar. Çünkü bu duygular en güçlü şekilde ana dil aracılığıyla gelişir ve ifade edilir.
Burada sözünü ettiğimiz etkiler büyük ölçüde her Kürdün yaşamında hissedilmiştir. Ancak son 14 yıldır kendi ana dili olan Kürtçe ile öğrenim ve eğitim görme fırsatı bulan nesle bakıldığında, onların kimlikleri, kültürleri, toplumları ve varlıklarıyla daha güçlü bağlar kurduğu görülüyor. Özellikle eğitim materyallerinin içeriği, bireylerin yaşamla kurduğu ilişkiyi, düşünce biçimini, bakış açısını ve toplumsal bilincini güçlendiren önemli bir rol oynuyor.
Kuzey ve Doğu Suriye, siyasi, toplumsal, askeri, ekonomik ve eğitim alanlarında özerkliğini ilan ettikten sonra uzun yıllar boyunca ağır savaş ve çatışmalarla karşı karşıya kaldı. Silahlı saldırıların yanı sıra, Kuzey ve Doğu Suriye’nin eğitim sistemi de özel olarak hedef alındı. Özellikle 6 Ocak sonrası süreçte, Suriye geçici yönetiminin, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi bölgelerine yönelik geniş çaplı saldırılarının ardından eğitim sistemi ciddi ölçüde zayıfladı.
Çocuklar eğitim hakkından mahrum bırakılıyor
Bugün bakıldığında, yıllardır Özerk Yönetim’in müfredatı ve eğitim sistemiyle öğrenim gören öğrencilerin bir anda yeni bir sistemle karşı karşıya kaldığı görülüyor. Ayrıca entegrasyon adımlarının henüz tamamlanmadığı bölgelerde çocuklar ve gençlerin geleceği belirsizliğini koruyor. Savaşın etkileri ve hala çözüme kavuşmayan eğitim dosyası, Kuzey ve Doğu Suriye şehirlerinde doğrudan hissediliyor. Kobanê’de ve ona bağlı ilçe ile köylerde çok sayıda okul kapalı durumda bulunurken, yüzlerce çocuk eğitim hakkından mahrum kalıyor.
Eğitim hayatı boyunca Kürtçe eğitim alan 11’inci sınıf edebiyat öğrencisi Înas Ebas, “Farklı bir müfredat ve dili kabul etmiyoruz” sözleriyle duygularını dile getirdi. Înas Ebas, “Yıllardır bölgemizde yaşanan saldırılar ve çatışmalar bizi her zaman etkiledi, ancak son saldırılar çok daha büyük bir etki yarattı. Eğitimimizle aramızda büyük bir kopukluk oluştu ve hala endişe içindeyiz. Bunca emekten sonra eğitim sistemimizin ne olacağını, Kürtçenin geleceğinin nasıl şekilleneceğini düşünüyoruz. Bir öğrenci olarak değişiklik yapılmasını kabul etmiyorum ve Kürtçe müfredat ile dilin değiştirilmesine karşıyım” ifadelerinde bulundu.
Eğitim alanındaki belirsizlik
Bölgedeki savaşın ardından eğitim sistemi ağır darbe aldı. Eğitim Kurumu’nun ajansımıza verdiği bilançoya göre, en son Fırat Kantonu’nda Eyn Îsa, Çelebî, Sirîn, Qinê ve Kobanê olmak üzere 5 merkezde dağılan, Kürtçe ve Arapça eğitim verilen 572 okul bulunuyordu. İlkokuldan liseye kadar 72 bin 130 öğrenci ve 4 bin 15 öğretmen eğitim sürecindeydi. Ancak bölgede yaşanan savaş ve eğitim alanında süregelen belirsizlikler nedeniyle bugün çok sayıda öğrenci eğitim hakkından mahrum kaldı, birçok öğretmen görevinden uzaklaştı ve çok sayıda okul kapatıldı. Kobanê kent merkezinde merkeze bağlı 106 okul bulunurken, göçmenlerin barınması nedeniyle 4 ana okul hala açılamadı ve bu okulların öğrencileri eğitimden uzak kaldı. Kobanê kırsalındaki bazı okulların ise yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalar sürüyor.
Kobanê’de tarih öğretmeni Aljîn Hemo, yaşanan sürece ilişkin yaptığı değerlendirmede öğretmen ve öğrenciler açısından ciddi bir endişe bulunduğunu söyledi. Aljîn Hemo, “Bir süre sonra ve mevcut imkanlara göre ikinci döneme başladık, ancak öğrencilerin psikolojisi oldukça kötü durumda. Birçoğu derse yalnızca fiziksel olarak katılıyor, hatta başarılı öğrenciler bile zayıflamış durumda. Bunun dışında sürekli bize soruyorlar ve Kürtçenin ortadan kalkması ya da eğitim sisteminin değişmesi gibi bir riskin olup olmadığı konusunda endişe taşıyorlar” diye belirtti.
29 Ocak’ta imzalanan ve QSD ile Suriye geçici yönetimi arasındaki demokratik entegrasyonu esas alan anlaşmaya rağmen, bazı başlıkların hala belirsizlik içinde olduğu görülüyor. Bu başlıklardan en tartışmalı olanlardan biri de eğitim ve öğretim meselesi. Bu durum, Kuzey ve Doğu Suriye’de yüz binlerce öğrencinin geleceğini doğrudan risk altına sokuyor.