Nakba’nın 78’inci yılı: Filistinli kadınlar için acı yeniden tazelendi
Gazze’de düzenlenen etkinlikte Filistinli kadınlar, hem geçmişin hem de bugünün “Nakba”sını yaşadıklarını vurguladı. Tanıklıklar, savaş ve zorunlu göçün kadınlar üzerindeki etkisini gözler önüne serdi.
RAFIF ESLEEM
Gazze - Filistin’de Nakba’nın 78’inci yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikler, özellikle kadınların yaşadığı acıları ve direnişi gündeme taşıdı. Filistin Kültür ve Yaratıcılık Merkezi tarafından organize edilen etkinlikte, geniş kadın katılımı ve tanıklıklarla, zorunlu göç ve süregelen savaşın yarattığı travmalar ele alındı.
Gazze’de düzenlenen etkinlikte konuşan katılımcılar, Filistinli kadının hala kimlik ve hafızanın en güçlü savunucusu olduğunu belirtti. Katılımcılar, yaşanan tüm yıkıma rağmen geri dönüş hakkından vazgeçmeyeceklerini vurguladı. Gazze’de bugün yaşananların 1948 Nakba’sının bir devamı olduğu ifade edildi.
Kültürel etkinliklerle anma
Filistin Kültür ve Yaratıcılık Merkezi’nin, Filistinli Bağımsız Aydınlar Topluluğu ve Filistin Gençlik Platformu ile birlikte 13 Mayıs’ta düzenlediği etkinlikte şiirler okundu, ulusal şarkılar seslendirildi ve çeşitli konuşmalar yapıldı. Program, barışın simgesi olarak güvercinlerin uçurulmasıyla sona erdi.
‘Nakba bitmeyen bir acı’
Etkinliğin organizatörlerinden medya aktivisti Gade Muhammed, Nakba’nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir olay değil, 1948’den bu yana devam eden bir acı olduğunu söyledi. Gazze ve Batı Şeria’da yaşananların bu sürecin devamı olduğunu belirten Gade Muhammed, özellikle 7 Ekim 2023 sonrası yaşananların “daha şiddetli bir Nakba” olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
‘Çocuklar Nakba’yı yaşıyor’
Gade Muhammed, Gazze’deki çocukların artık Nakba’nın ne olduğunu anlatmaya gerek duymadığını, bunu her gün bombardıman, ölüm ve göçle yaşadıklarını söyledi. Geri dönüş hayalinin bugün özellikle kadınlar için ağır bir acıya dönüştüğünü dile getirdi.
Kadınların direnci öne çıktı
Konuşmalarda Filistinli kadınların, evlerini, ailelerini kaybetmelerine rağmen yaşamı yeniden kurma çabası içinde olduğu vurgulandı. Kadınların hem geçmiş hem de güncel savaşların en ağır yükünü taşıdığı ifade edilirken, buna rağmen barış ve yaşam umudunu korudukları belirtildi.
‘Barıştan vazgeçmiyoruz’
Katılımcılardan Seher Fadda, her yıl düzenlenen anmalara katıldığını belirterek, Nakba’nın geçmişte kalmadığını, bugün de yaşandığını söyledi. Filistinli kadınların tüm acılara rağmen barışa inandığını ve bunu gelecek nesillere aktarmaya çalıştığını ifade etti.
‘Dönüş umudu sürüyor’
Rana Ebu Deka ise bugün hala çadırlarda yaşadıklarını, evlerini ve topraklarını kaybettiklerini ancak geri dönüş umudunu koruduklarını dile getirdi. Kadınların hala eski evlerinin anahtarlarını sakladığını belirten Rana Ebu Deka, bir gün geri dönme hayalinden vazgeçmediklerini söyledi.
Uluslararası çağrı
Konuşmalarda ayrıca, Gazze’de süren saldırıların durdurulması ve yeni bir göç dalgasının önlenmesi için uluslararası topluma çağrı yapıldı. Kadınlar, yaşananların üçüncü bir “Nakba”ya dönüşmemesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
‘Köyümü unutmayacağım’
Yazar Ala el-Katrawi de konuşmasında, 1948’de köyünden göç etmek zorunda kalan dedesini anarak, Filistinlilerin topraklarıyla bağlarının hiç kopmadığını söyledi. Kendi köyünü hiç görmemesine rağmen unutmayacağını belirten Ala el-Katrawi, Filistinlilerin hafızasında vatanın canlılığını koruduğunu ifade etti.