Yemen kadınlar için dünyanın en tehlikeli ikinci ülkesi oldu
Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi’ne göre Yemen, Afganistan’ın ardından kadınlar için “en riskli” ikinci ülke olarak sıralandı. Çatışmalar, ekonomik çöküş ve temel hizmetlerdeki yıkım, kadınlar ile çocukların yaşam koşullarını daha da ağırlaştırıyor.
Haber Merkezi- Yemen’de kadınlar, güvenlik, toplumsal ve ekonomik sorunların iç içe geçtiği karmaşık bir gerçekle karşı karşıya kalıyor. Bu durum, günlük yaşamlarını benzeri görülmemiş düzeyde tehlikeli hale getirirken, istikrarın olmaması kadınlara yönelik ihlallerin ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin artacağı yönündeki endişeleri büyütüyor.
Dünya Nüfus İncelemesi (World Population Review) sitesinin yayımladığı Kadın, Barış ve Güvenlik Endeksi’ne göre Yemen, kadınlar için dünyanın “en tehlikeli” ikinci ülkesi oldu. Yemen, 0,323 puan alarak 0,279 puanla listenin başında yer alan Afganistan’ın hemen ardından geldi. Endeks; kadınların güvenlik düzeylerini, haklarını ve farklı ülkelerde sahip oldukları fırsatları ölçüyor.
Uluslararası raporlar, Yemen’de kadınların devam eden silahlı çatışmalar ve devlet kurumlarının zayıflaması nedeniyle giderek ağırlaşan sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ayrıca sağlık hizmetleri, eğitim ve sosyal koruma ağları gibi temel hizmetlerdeki büyük çöküş de durumu daha da kötüleştiriyor. Ekonomik durumun gerilemesi ve altyapının çökmesi, ailelerin insani yardımlara ve güvencesiz işlere daha fazla bağımlı hâle gelmesine yol açarken, bu durum kadınlar ve kız çocuklarının kırılganlığını artırıyor.
Çatışma bölgeleri ön planda
Kadınlar için en tehlikeli ülkeler listesinde Afganistan, Yemen, Orta Afrika Cumhuriyeti, Suriye, Sudan, Haiti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Burundi, Güney Sudan ve Myanmar yer aldı. Bu ülkelerin ortak noktası, iç çatışmaların ya da ağır insani krizlerin yaşandığı bölgeler olmaları. Bu durum, güvensizlik seviyesini artırırken kadınların temel hizmetlere erişimini de kısıtlıyor.
Bu sıralama, çatışma bölgelerinde yaşayan kadınların karşı karşıya olduğu zorlu gerçeği yansıtıyor. Bu bölgelerde şiddet riski artarken eğitim ve çalışma fırsatları azalıyor; siyasi ve ekonomik istikrarsızlık nedeniyle koruma mekanizmaları da zayıflıyor.