Ampüte fotoğrafçı Kifah, Gazze’de yaşamı belgelemeye devam ediyor
İsrail saldırılarında bir bacağını kaybeden, uzun ve ağır ameliyat süreçlerinden geçen fotoğrafçı Kifah Al-Fakhoury, tüm acılara rağmen kamplardaki hayatı belgelemeye devam ederken, makinesini hayata tutunma ve direncinin sesi olarak görüyor.
NAGHAM KARAJEH
Gazze- Gazze’nin batısındaki yerinden edilmiş kamplardan birinde Filistinli fotoğrafçı Kifah Al-Fakhoury, çadırının önünde fotoğraf makinesiyle birlikte oturuyor. Haziran 2025 ortasında işten dönerken yaşadığı saldırının ardından hayatının tamamen değiştiğini belirten Kifah Al-Fakhoury, yaşadığı fiziksel kayıplara ve yıkıma rağmen mesleğine tutunmayı sürdürüyor. Onun için fotoğraf makinesi, artık yalnızca bir araç değil, hayatta kalışının ve direncinin bir uzantısı haline gelmiş durumda.
Saldırıdan kurtulan tek kişiydi
Hikaye, 35 yaşındaki Kifah Al-Fakhoury’nin yolculuğun bir katliama dönüşeceğini asla beklemediği bir anla başlıyor. O ve meslektaşları bir saha görevinden dönerken, Al-Baqah Cafe yakınlarında doğrudan hedef alınıyor ve çok sayıda kişi hayatını kaybediyor. Kifah Al-Fakhoury, saldırıda kurtulan tek kişi oldu. O an kendisini kan ve enkaz arasında bulduğunu ve ilk birkaç dakika içinde ne olduğunu anlayamadığını söylüyor.
Saldırının yaşandığı anı anlatan Kifah Al-Fakhoury, "Patlamayı duymadım. Gördüğüm tek şey bacağımın koptuğu ve etrafımda hareketsiz bedenlerin yattığıydı. İlk başta birinin beni kurtarmaya geleceğini düşündüm. Yanımdaki birine yaklaştım, onu sarstım ve hayatta olduğumu söyledim ama cevap vermedi. Onu çevirdiğimde kolunun koptuğunu ve öldüğünü gördüm. O anda tamamen bilincimi kaybettim” diyor.
Her ameliyatta bir parçasını daha kaybetti
Hastaneye kaldırıldıktan sonra Kifah Al-Fakhoury, uzun, acı dolu bir tedavi ve karmaşık tıbbi işlemler sürecine girdi. Bu, geleneksel anlamda bir iyileşme süreci değil, ardı ardına yapılan bir dizi ameliyattı. Tedavisi sırasında Kifah Al-Fakhoury, bugüne kadar 18 ameliyat geçirdi. Her ameliyatta, durumunun sürekli kötüleşmesi ve Gazze Şeridi’ndeki sağlık sektörünün ekipman, ilaç ve özel cerrahi malzeme konusunda ciddi bir eksiklik çektiği göz önüne alındığında, bacağının bir parçasını daha kaybetti.
Sırada bir ameliyat daha var
Zamanla ampütasyon sabit bir olay olmaktan çıkıp, her ameliyatla kötüleşen tekrarlayan bir durum haline geldi. Yaralanma bir ayakta başladı ve yavaş yavaş bacağın yukarı doğru yayılarak alt ekstremitenin neredeyse tamamen ampütasyonuna kadar ulaştı. Bu durum, komplikasyonların ilerlemesini durdurmak veya tekrarlayan enfeksiyonları tedavi etmek için kapsamlı bir tedavi sağlanamaması nedeniyle meydana geldi. Kifah Al-Fakhoury'nin önümüzdeki hafta başka bir ameliyat geçirmesi planlanıyor ve bu ameliyatın aynı bacağın daha fazla ampütasyonuyla sonuçlanması bekleniyor, bu da yaralanma anından beri devam eden zorlu bir tıbbi süreci devam ettiriyor.
Tıbbi yoksunluk ve ağır sonuçları
Bu tıbbi gerçeklik, Gazze’deki sağlık sisteminin genel koşullarından bağımsız değil. Bölgede yaralılar; cerrahi ekipman eksikliği, temel tıbbi malzeme yetersizliği ve Gazze dışına sevklerde yaşanan gecikmeler nedeniyle zorlu koşullarda tedavi edilmeye çalışılıyor. Kifah Al-Fakhoury’nin durumunda da bu eksiklikler bir dizi komplikasyona yol açarken, her ameliyat iyileşme yerine yeni ağır süreçlerle sonuçlandı.
Yaşananları belgelemekten vazgeçmedi
Kifah Al-Fakhoury, yaşadığı tüm acılara rağmen fotoğraf makinesini elinden düşürmüyor. Savaştan önce de fotoğraf makinesiyle çalışan Kifah Al-Fakhoury, yaralanmasının ardından da çekim yapmayı sürdürerek kamplardaki yaşamı, yerinden edilme sürecini, çocukları ve günlük bekleyişleri belgelemeye devam ediyor. Kifah Al-Fakhoury, “Ayağımı, sonra bacağımın bir kısmını kaybettim. Acının doruk noktasına ulaştığını düşündüğüm her seferinde, bir sonraki ameliyatın yeni bir kayıp getireceğini keşfettim. Ama fotoğraf çekmeyi bırakmadım çünkü fotoğrafçılık benim için sadece bir meslek değil, insanlar arasında var olma yolum” diye belirtiyor.

Ailesini saldırılarda kaybetti
Kifah Al-Fakhoury’nin acısı yalnızca fiziksel yaralanmasıyla sınırlı değil. Savaş sırasında babasını ve kardeşlerini kaybetmesi, onu ağır ailevi kayıplarla da yüzleşmek zorunda bırakıyor. Bu durum, zorlu yerinden edilme koşullarında hayatın yükünü tek başına taşımak zorunda kalmasına neden oluyor. Bir çadırdan diğerine geçerek, gelir eksikliği ve binlerce yerinden edilmiş aileyi etkileyen ağır insani koşullar içinde yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Çadırının içinde ise yaşam alanı ikiye ayrılmış durumda; bir bölümü tedavi ve dinlenmeye, diğer bölümü ise çalışma ve fotoğrafçılığa ayrılıyor. Burada fotoğraf makinesi, yalnızca başkalarının hayatını belgeleyen bir araç değil, aynı zamanda acı ve direnç arasında yaşamını sürdüren sahibinin hikayesini de yansıtan bir tanık haline geliyor.

Ağır kayıplara rağmen üretmeye devam ediyor
“Hareket kabiliyetimi geri kazandıracak bir protez uzuv istiyorum; gerçeklikten kaçmak için değil, eskiden yaptığım gibi işime devam etmek ve vücut ne kadar yıpranmış olursa olsun, yine de bir mesaj taşıyabileceğini kanıtlamak için” diyen Kifah Al-Fakhoury, yaşadığı ağır kayıplara rağmen üretmeye devam etme isteğini yansıtıyor.
Kifah Al-Fakhoury’nin deneyimi, Gazze’deki Filistinli kadınların hikayesinin bir yönünü özetliyor; burada kayıp direnişe dönüşüyor, acı ise azimle mücadele etme kararlılığıyla kesişiyor. O sadece bir saldırıdan kurtulan biri değil, aynı zamanda yaralanmanın ardından rolünü yeniden tanımlayan, fotoğraf makinesini profesyonel bir araçtan yaşananların canlı bir tanıklığına ve günlük bir direnç eylemine dönüştüren bir kadın olarak öne çıkıyor. Bu çerçevede hikayesi, bedenin bir parçasını kaybettikten sonra bile ayakta kalmayı seçen bir kadının deneyimini yansıtıyor. Bu nedenle çektiği görüntüler, kesintiye uğramamış sesinin ve sürdürdüğü tanıklığın bir uzantısı olarak varlığını sürdürüyor.