Hana Şivan geçmişten günümüze Kürt gazeteciliğini anlattı
Gazeteci Hana Şivan Kürt gazeteciliğinin serüvenini anlatırken bugün özellikle kadın gazetecilerin daha etkin rol alması gerektiği vurguladı.
HEVÎ SELAH
Süleymaniye- Kürt gazeteciliğinin yüz yılı aşkın geçmişi bugün anılırken, Kürt medyası hızlı teknolojik gelişmeler ile içerik kalitesindeki düşüş riski arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Teknoloji bilgiye erişimi kolaylaştırmış olsa da, mesleki dil ve sorumluluk konusunda hala ciddi bir boşluk hissediliyor. Bu bağlamda gazeteci Hana Şivan’a göre, geçmişte Kürt kadınlarının takma isimlerle yürüttüğü bilinçlendirme mücadelesi, bugünün medya çalışanları için önemli bir ders olmalı. Hana Şivan, bazı kadın gazetecilerin hala yeterince bilinçli ve etkili içerik üretemediğini, sadece okur değil aynı zamanda mesajın sahibi olmaları gerektiğini vurguluyor.
Kürt gazeteciliğinin tarihi, 22 Nisan 1898’de Kahire’de Mikdad Midhat Bedirhan’ın öncülüğünde başladı. Bu süreç yalnızca haber aktarımı değil, aynı zamanda bir ulusun uyanışı için yürütülen bir hareketti. O dönemde Kürt kadınlar da önemli roller üstlendi ve bugünkü bilgi ve düşünce dünyasının temellerini attı.
‘Gazetecilik uğruna büyük bedeller ödendi’
Ajansımıza konuşan gazeteci Hana Şivan, Kürtlerin tarih boyunca işgal, kültürün yok edilmesi ve kimliğin silinmesi gibi ağır baskılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. İlk Kürt gazetesi yayımlandığı dönemde de siyasi krizler ve istikrarsızlığın hakim olduğunu söyleyen Hana Şivan, bu durumun günümüze kadar sürdüğünü ve Kürdistan’ın sürekli bedel ödediğini anlattı. Hana Şivan’a göre gazetecilik mücadelesi, silahlı mücadele kadar zorlu ve fedakarlık gerektiren bir alan oldu. Kürt halkı, gazetecilik uğruna büyük bedeller ödedi ve bu alan işgalcilere karşı bir direniş aracı olarak kullanıldı.
‘Her zaman kadınlar çabaladı’
O dönemde gazetelerin okuyucuya ulaştırılmasının büyük çaba gerektirdiğinin altını çizen Hana Şivan, insanların bu uğurda mücadele ettiklerini aktardı. Hana Şivan, “Bu nedenle işgalci güçler sürekli olarak bu yayınları yok etmeye çalıştı. Günümüzde ise araştırmacıların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri, o döneme ait birçok gazete nüshasının kaybolmuş olması” dedi. Hana Şivan, toplumda yaşanan her sorunda kadınların ilk etkilenen kesim olduğunu belirterek, kadınların her zaman bilinçlendirme ve toplumsal farkındalık yaratma çabasında olduğunu ifade etti.
‘Kadınlar iradelerinin gücünü gösterdi’
Hana Şivan, o dönemde bir kadın yazarın takma isimle yayımladığı yazıda “Kadınlar okuyun, öğrenin; bu bizim için çok önemli. Kendimizi ve gelecek nesilleri koruyabilmek için güçlü olmalıyız” çağrısının, kadınların iradesinin gücünü gösterdiğini söyledi. Bugün de kadınların birçok alanda aktif olduğunu belirten Hana Şivan, teknik gelişmelerle birlikte içerik kalitesinin de artırılması gerektiğini vurguladı. Kadın gazetecilerin karşı karşıya olduğu iki temel soruna dikkat çekti: Ya mesleki bilinç eksikliği ya da içerik üretiminde yeterli farkındalığın olmaması. Ona göre medya, olumsuz ve yıkıcı içerikler yerine barış ve sevgi mesajlarını yaymalı.
Gazeteciler kendilerini geliştirmeli
Hana Şivan ayrıca, geçmişte zor koşullarda takma isimlerle yazı yazan kadınların bugün yaşasaydı, teknolojik ilerleme ve bilgiye erişimin kolaylığı karşısında hayrete düşeceklerini söyledi. Ancak aynı zamanda, bazı kadın gazetecilerin kendilerini geliştirmemesi ve bilgi üretiminde geri kalmasının da şaşırtıcı olacağını belirtti. Kürt kadın gazetecilerin kendilerini daha fazla geliştirmesi gerektiğini ifade eden Hana Şivan, kadınlara özel bir yayın olan “Rêwan” gazetesini de örnek göstererek, burada çalışanların tamamının kadın olmasının önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi.