İran’da iş gücü krizi derinleşiyor: Savaş ve ekonomik çöküş etkisi
Resmi veriler, İran’da işsizliğin ötesine geçen yapısal bir iş gücü krizini ortaya koyuyor. Savaşın tetiklediği ekonomik tahribat, iş gücü piyasasını ciddi biçimde zayıflatıyor.
Haber Merkezi - İran’da iş gücü piyasası, yalnızca işsizlik oranlarıyla açıklanamayacak kadar derin ve çok katmanlı bir krizle karşı karşıya. Resmi veriler ekonomik dışlanmanın arttığını, kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımının gerilediğini ve milyonlarca kişinin üretim sürecinin tamamen dışında kaldığını ortaya koyuyor. Savaş, yaptırımlar ve dijital altyapıdaki kesintiler ise zaten kırılgan olan bu yapıyı daha da zayıflatarak krizi yapısal bir çöküş boyutuna taşıyor.
2025 yılının sonuna ait güncel resmi verilere göre İran’da işsizlik oranı yüzde 7,6’ya ulaştı. Çalışan sayısı 24,788 milyon iken, çalışma çağındaki ancak ekonomik olarak aktif olmayan nüfus 38,066 milyona çıktı. Bu durum, asıl sorunun yalnızca işsizlik değil, potansiyel iş gücünün büyük bir bölümünün tamamen ekonomik faaliyet dışına çıkması olduğunu gösteriyor.
Savaş öncesinde de kırılgandı
Dünya Bankası ve Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2025 verilerine göre toplam işsizlik oranı yüzde 8,3. Kadın işsizliği yüzde 15,6, genç işsizliği ise yüzde 21,9 seviyesinde ifade ediliyor. Kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 14’ü geçmezken, erkeklerde bu oran yüzde 67,2 şeklinde verilere yansıyor. Bu veriler, savaş öncesinde bile İran iş gücü piyasasının zayıf, dengesiz ve kırılgan olduğunu ortaya koyuyor.
Kadınların ekonomik katılımındaki düşüş de dikkat çekici. 2016’da yüzde 19 olan oran 2024’te yüzde 13,4’e gerilemiş. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 raporunda İran, kadınların ekonomik katılımında 148 ülke arasında 146. sırada yer almış. Bu durum, iyileşme söylemlerini çürüten yapısal bir zayıflığa işaret ediyor.
Ücretler açısından ise asgari ücretin 103,9 milyon riyalden 166,2 milyon riyale (yaklaşık %60 artış) çıkarılması dikkat çekiyor. Yaşam maliyeti aylık 13–19 milyon tümen arasında hesaplanırken, yeni asgari ücret bunun ancak yarısını karşılıyor. Bu artış, reel alım gücünü korumaktan çok enflasyona uyum sağlama çabası olarak değerlendiriliyor.
İş gücü piyasasının kırılganlığı
Savaş öncesi işçi protestoları da bu kırılganlığın göstergesi. İran İnsan Hakları Merkezi’ne göre 2025’in ilk dört ayında 26 şehirde en az 44 grev ve protesto gerçekleşti. Abadan, Reşt, Tahran, Yezd, Buşehr gibi kentlerde petrokimya, sanayi, enerji, ulaşım ve kamu hizmeti çalışanları; gecikmiş maaşlar, iş güvencesi ve yaşam koşulları için sokağa çıktı.
Çelik fabrikalarından petrokimya tesislerine, sulama sistemlerinden ulaşım şirketlerine kadar birçok alanda işçilerin protestoları, üretim yapısındaki kronik yorgunluğun göstergesi oldu.
Çalışan kadınların durumu
Kadınların iş gücüne katılımı yüzde 14 seviyesinde kalırken işsizlik oranı yüzde 15,6. İnternet kesintileri, özellikle ev tabanlı üretim yapan ve sosyal medya üzerinden satış yapan kadınların ekonomik faaliyetlerini durma noktasına getirdi.
Bazı raporlara göre atölyelerde çalışan sayısı 37’den 5’e düştü, çevrim içi satışlar yüzde 80 azaldı ve internet kesintileri günlük 35 ila 80 milyon dolarlık kayba yol açtı. Kadınların ağırlıklı olarak yer aldığı ev içi üretim ve küçük ölçekli ticaret bu krizden en çok etkilenen alanlardan biri.
Savaşın etkisi
Son savaş, zaten kırılgan olan ekonomiyi daha da zayıflattı. Reuters’a göre ABD-İsrail saldırıları sonrası birçok kişi işini kaybetti, fiyatlar keskin şekilde arttı ve enerji, ulaşım ve sanayi altyapısı ciddi zarar gördü.
Petrokimya ihracatının durdurulması, üretim zincirini kırarken; fabrikalar kapandı, işçiler işten çıkarıldı ve sözleşmeler yenilenemedi. İnternet kesintileri dijital ekonomiyi felce uğratırken milyonlarca çalışanı ekonomik döngü dışına itti.
Savaş öncesinde de İran’da işsizlik, düşük kadın katılımı ve büyük bir atıl nüfus ile derin bir kriz vardı. Savaş bu kırılgan yapıyı daha da ağırlaştırarak iş gücü sisteminde yapısal bir çöküşe yol açtı. Sorun artık yalnızca işsizlik değil; enflasyon, altyapı tahribatı ve sosyal sermaye erozyonuyla birlikte derinleşen bir ekonomik çözülme haline geldi.