Suriye’de Nisan ayında mezhep temelli saldırılar arttı: 13 sivil yaşamını yitirdi

Suriye’nin farklı kentlerinde Nisan ayı boyunca artan mezhep temelli saldırılarda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 13 sivil katledildi. 

Haber Merkezi- Suriye’nin çeşitli bölgelerinde Nisan ayı boyunca mezhep temelli saldırılarda dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Güvenlik boşluğu ve yükselen mezhepçi söylemler eşliğinde sivilleri hedef alan saldırılar, ülkedeki kırılgan güvenlik ortamını daha da derinleştiriyor.

13 sivil hayatını kaybetti

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) verilerine göre, Nisan ayı içerisinde aralarında bir çocuk ve iki kadının da bulunduğu 13 kişi yaşamını yitirdi.

Öldürülenlerin büyük çoğunluğunun Alevi topluluğuna mensup olduğu belirtilirken, saldırıların farklı şehir ve bölgelerde gerçekleşen planlı infazlar şeklinde olduğu kaydedildi.

Farklı bölgelerde art arda saldırılar

Ay başından bu yana Suriye’nin çeşitli kentlerinde çok sayıda güvenlik olayı yaşandı. Bu olaylar; doğrudan silahlı saldırılar, planlı infazlar ve farklı şiddet eylemleri şeklinde gerçekleşti.

Söz konusu saldırılar, ülkede süregelen güvenlik zafiyetinin ve yerel gerilimlerin giderek derinleştiğini ortaya koyuyor.

‘Mezhep temelli hedef alma’ endişesi büyüyor

Yaşanan olaylar, saldırıların mezhepsel aidiyet temelinde gerçekleştiği yönündeki kaygıları artırdı. Hukuki hesap verebilirliğin neredeyse tamamen ortadan kalkmış olması, bu tür saldırıların önünü açarken; can kayıpları Humus, Hama, Şam ve Tartus gibi farklı kentlere yayıldı. Bu durum, güvenlik krizinin ülke geneline yayıldığını gösteriyor.

Yıl başından bu yana 75 kişi öldürüldü

Mevcut veriler, 2026 yılı başından bu yana intikam saldırıları ve yargısız infazlar sonucu hayatını kaybedenlerin sayısının 75’e ulaştığını ortaya koyuyor. Bu kişilerden: 66’sı erkek, 7’si kadın ve 2’si ise çocuk.
Bu tablo, Suriye’de şiddetin giderek yaygınlaştığını ve sivillerin doğrudan hedef haline geldiğini gösteriyor.

Bağımsız soruşturma çağrısı

Söz konusu gelişmeler, ülkede güvenlik durumunun kötüleştiğine ve sivillerin yaşam hakkının ciddi biçimde tehdit altında olduğuna işaret ediyor.

Uzmanlar ve insan hakları örgütleri, tüm bu olaylara ilişkin: Bağımsız ve şeffaf soruşturmaların başlatılması, sorumluların uluslararası insan hakları hukuku çerçevesinde yargılanması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Ayrıca sivillerin korunmasına yönelik hukuki ve güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi ve tekrar eden şiddet döngüsünün kırılması gerektiği ifade ediliyor.