Sudan’da savaşın gölgesinde kadınlar: Feminist adalete çağrı
Sudan’da çatışmaların dördüncü yılında kadınlara yönelik ihlaller artarken, düzenlenen çevrim içi panelde aktivistler, adaletin sağlanması, koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kadınların barış süreçlerine katılımının önemini vurguladı.
Sudan - Sudan’daki çatışma dördüncü yılına girerken, ülke hâlâ dünyanın en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya. Temel hizmetlerin çökmesi, can ve mal kayıplarının artması, yerinden edilmenin yaygınlaşması ve siyasi çözümlerin yokluğu, halkın yaşadığı zorlukları her geçen gün daha da ağırlaştırıyor.
Süregelen çatışmanın etkilerinin artmasıyla birlikte, “#FeministAdalet” kampanyası 14 Nisan günü Zoom platformu üzerinden “Savaş Zamanında Kadınlar: İhlallerden Feminist Adalete” başlıklı çevrim içi bir panel düzenledi. Etkinliğe insan hakları alanında çalışan aktivistler ve uzmanlar katıldı.
Panelin moderatörlüğünü, toplumsal cinsiyet adaleti alanında savunuculuk ve kampanya çalışmaları yürüten feminist aktivist Yasemin İbn Avf üstlendi. Panelde ayrıca toplumsal araştırmacı ve kadın hakları aktivisti Mahasin Abdülkadir Avad, özel gereksinimli kadınların hakları alanında çalışan aktivist Mervet Muhammed Adem ve toplumsal cinsiyet adaleti araştırmacısı Macide Salih yer aldı.
Kadınların içerisinde bulunduğu durum
Panelin açılışında konuşan Yasemin İbn Avf, mevcut durumun ciddiyetine dikkat çekerek, “Kadınların bugün maruz kaldığı durum yalnızca savaşın bir sonucu değil; insan onurunu hedef alan sistematik ihlallerdir. Bu da bizlere koruma ve adalet için acil adımlar atma sorumluluğu yüklüyor” dedi.
Mahasin Abdülkadir Avad ise savaşın toplumsal etkilerine değinerek, savaşın yalnızca güvenliği değil, kadınların yaşamlarını da kökten değiştirdiğini vurguladı. Mahasin Abdülkadir Avad, kadınların kayıp, zorunlu göç ve artan sorumluluklar altında ailelerinin ayakta kalması için ön cephede mücadele etmek zorunda kaldığını ifade etti.
Mervet Muhammed Adem, özellikle özel gereksinimli kadınların durumuna dikkat çekerek, çatışma ortamında bu grubun “ötekinin de ötekisi” hâline geldiğini belirtti. Mervet Muhammed Adem, özel gereksinimli kadınların hem dışlanma hem de hizmetlere erişim eksikliği nedeniyle daha ağır koşullarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Macide Salih ise feminist adaletin önemine vurgu yaparak, bunun yalnızca teorik bir talep olmadığını, toplumsal dengeyi yeniden kurmanın temel bir yolu olduğunu ifade etti. Macide Salih, gerçek adaletin mağdurların haklarının teslim edilmesiyle başlayıp kadınların barış süreçlerine tam katılımıyla tamamlanacağını belirtti.
Kadınların ekonomik zorlanmalarına dikkat çekildi
Panelde ayrıca toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, zorunlu göçün etkileri ve temel hizmetlerin çöküşü gibi çok boyutlu ihlaller ele alındı. Katılımcılar, bu koşulların kadınların kırılganlığını artırdığını ve yaşadıkları zorlukları derinleştirdiğini vurguladı.
Süregelen çatışmanın psikolojik ve ekonomik etkilerine de dikkat çekilen panelde, kadınların gelir kaynaklarını kaybetmesi ve sosyal destek ağlarının parçalanması nedeniyle çok yönlü zorluklarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Koruma ve hesap verebilirlik başlığında ise konuşmacılar, kadınların korunmasına yönelik etkili mekanizmaların geliştirilmesi, ihlallerin profesyonel şekilde belgelenmesi ve cezasızlığın önlenmesi gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. Ayrıca hayatta kalanlara psikososyal destek sağlanmasının önemi vurgulandı.
Panel, kadın girişimlerinin desteklenmesi, ulusal ve uluslararası düzeyde koruma çabalarının artırılması ve kadınların seslerinin duyulabileceği güvenli alanların oluşturulması gibi önerilerle sona erdi. Bu adımların, adaletin sağlanması ve sürdürülebilir barışın inşası için temel olduğu belirtildi.
Söz konusu etkinlik, kadın haklarını insani yardım politikalarının ve barış süreçlerinin merkezine koymayı amaçlayan çalışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.