Abdullah Öcalan için ‘Umut Hakkı’ başvurusu Avrupa Konseyi gündeminde

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, Abdullah Öcalan’ın “Umut Hakkı”nın uygulanması talebiyle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne başvuruda bulundu.

Haber Merkezi - Avrupa insan hakları mekanizmaları ile Türkiye arasındaki hukuki süreçler, son dönemde yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Özellikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları ve “Umut Hakkı” tartışmaları çerçevesinde yürütülen değerlendirmeler, hem uluslararası hukuk hem de iç hukuk açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Bu kapsamda, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a ilişkin başvurular ve Avrupa Konseyi nezdinde yapılan girişimler, sürecin seyrini etkileyebilecek kritik adımlar arasında yer alıyor.

Asrın Hukuk Bürosu avukatları, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne Abdullah Öcalan’ın “Umut Hakkı” için bildirimde bulundu. Bildirimde yer alan maddeler şu şekilde sıralandı:  

"* Hükümet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Öcalan davası No. 2’deki (AİHM’nin 3. maddesiyle ilgili, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan mahkumların umut hakkıyla ilgili) kararına uygun olarak bugüne kadar hiçbir adım atmamıştır. Bu nedenle, bu tavsiyenin komitenizin 1537. toplantısında ele alınmasını öneriyoruz. Türkiye için hazırladığınız uyarı işareti yeniden hazırlanmalı ve kamuoyuna duyurulmalıdır.

* 12 yıldan fazla süre geçmesine rağmen genel tedbirlere ilişkin hiçbir adım atılmamıştır. Bu nedenle, Sözleşmenin 46/4. maddesi (AİHS’ye taraf bir devletin Sözleşmeye uymaması halinde, Avrupa Komitesi Bakanlar Konseyi, bir başvuru üzerine, ihlal olup olmadığını belirlemek için bir soruşturma prosedürü başlatır) uyarınca, ihlal prosedürünün başlatılması gerekmektedir.

* Türk hükümeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında belirtilen ilkelere uygun olarak, Türk hukukunda herhangi bir ayrım yapmaksızın, belirtilen suçlara göre serbest bırakma yasalarını uygulamalı ve bunu engelleyen yasaları da değiştirmelidir. Hükümete bu konuda da çağrıda bulunulmalıdır.

* ‘Gurban Grubu’ olarak bilinen Türkiye örneği güçlendirilmeli ve prosedür çerçevesinde kalmalıdır."