Savaş ve çatışmalı ülkelerde kadın hakları tartışıldı
Savaş ve kriz bölgelerindeki kadınların durumunu ele alan 5 ülkeden aktivistler, insani yardımın yalnızca gıda ve barınakla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
NAGHAM KARAJA
Haber Merkezi - Gazze Kadın İşleri Merkezi tarafından Arap Feminist Ağı iş birliğiyle, "Savaşlar ve Krizler Sırasında Kadınlara Yönelik İnsani Müdahale-Deneyimler" sloganıyla çevrim içi bir seminer düzenlendi.
Seminere Filistin, Sudan, Yemen, Suriye, Irak ve Lübnan'dan uzmanlar ve feminist aktivistler katıldı. Seminerde, çatışma bölgelerindeki kadınların ve feminist kurumların karşılaştığı zorluklar ile insani müdahalenin kadınların ihtiyaçlarını ve haklarını gözetecek şekilde geliştirilmesinin yolları ele alındı.
Filistin
Gazze Şeridi'ndeki feminist kurumların deneyimlerine değinen Kadın İşleri Merkezi Genel Direktörü Zeyneb El-Ghunaimi, savaş öncesi dönemde de feminist kurumların çalıştığını ancak kadınların yaşadığı ağırlaşan durumlar nedeniyle görevlerini artık çok daha zor icra ettiklerini dile getirdi.
Zeyneb El-Ghunaimi, Gazze'deki kadınların ihtiyaçlarına yönelik kurumların müdahalesini konuşmanın; devam eden savaşın yansımalarından, yarattığı yıkımdan, yerinden edilmeden ve yaşam imkanlarının kaybından bağımsız düşünülemeyeceğini, bu durumun feminist kurumları çalışmalarını sürdürmek ve artan ihtiyaçlara yanıt vermek adına katlanan zorluklarla karşı karşıya bıraktığını söyledi.
Sudan
Sudan'dan katılan Kahire'deki Sürdürülebilir Barış İçin Kadınlar Girişimi Program Koordinatörü Suhair Mehdi, çatışma sırasında kadınların yaşadığı gerçekliğin bir boyutunu aktararak tehdit, şiddet ve cinsel istismara maruz kaldıklarına, ayrıca evi geçindiren kişilerin, evlerin ve birikimlerin kaybına, ailelerin dağılmasına ve kadınların komşu ülkelere sığınmasına dikkat çekti.
Bu koşullar, Sudanlı kadınların karşı karşıya olduğu tehlikelerin çok boyutluluğunu yansıtıyor. Çatışmanın etkisi yalnızca barınak ve gelir kaynaklarının kaybıyla sınırlı kalmayıp, sosyal korumanın zayıflamasına ve özellikle yerinden edilmek zorunda kalan ve aile destek ağlarını kaybeden kadınlar arasında şiddet ile istismara maruz kalma ihtimalinin artmasına kadar uzanıyor.
Yemen
Yemen'den insan hakları aktivisti Ula Es-Sakkaf ise çatışma halini sona erdirmeye, sükunet ve istikrarı yeniden sağlamaya katkıda bulunacak çözümler bulunması çağrısında bulundu. Ula Es-Sakkaf, krizin çözülmesi için çalışmanın, özellikle süregelen huzursuzluklar ile kötüleşen yaşam koşulları ve temel hizmetlerin yetersizliği nedeniyle artan yükleri üstlenen kadınlar başta olmak üzere, halkın çektiği acıları hafifleteceğini vurguladı.
Suriye
Suriye'den Suriye Politika Araştırmaları Merkezi Program Direktörü Shirin Said, savaş öncesinde, sırasında ve sonrasında yerinden edilmiş kişilerin ihtiyaçlarına yönelik müdahalelerde karşılaşılan zorluklara değindi. Shirin Said, okullarda ve sığınaklarda yaşamak zorunda kalan ailelerin ihtiyaçlarıyla mücadeledeki yetersizliklere işaret ederek, bu mekanların barınma gereksinimlerini ve temel hizmetleri karşılamaya hazır olmadığını belirtti.
Irak
Irak'tan Dalik Kadın Gelişim Örgütü Başkanı Suzan Safar, çatışmalar ve krizler gölgesinde kadınların ihtiyaçlarına yönelik insani müdahalenin mevcut durumunu, kadınların koruma ve hizmetlere erişimde karşılaştıkları zorlukları açıkladı. Suzan Safar, bu süreçte kadınların ailevi ve yaşam sorumluluklarının katlandığını, kaynaklara ve fırsatlara erişim kapasitelerinin olumsuz etkilendiğini ifade etti.
Suzan Safar'ın işaret ettiği üzere Irak tecrübesi, özellikle şiddet mağduru ve istikrar ile geçim kaynaklarını kaybetmiş kadınlara yönelik müdahalelerin acil durumlar sona erdikten sonra da devam etmesinin ve etkilenen toplumların yeniden inşasına katılımlarının desteklenmesinin önemini vurguluyor.
Bu öncelikler, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi'nin (UN Women) Irak'taki 2025-2029 dönemi programıyla da örtüşüyor; söz konusu program yerinden edilmiş ve çatışma kaynaklı şiddete maruz kalmış kadınların korunmasına, geçim kaynaklarının güçlendirilmesine ve toplumların yeniden inşasına katılımlarına odaklanıyor.
‘Deneyim paylaşımı istifade etmenin önünü açıyor’

Feminist aktivist Hanan Sıyam, Gazze'deki kadınların yaşadıklarına benzer koşulları tecrübe etmiş Arap ülkelerinden kadınları bir araya getirmenin önemini dile getirerek, deneyim paylaşımının iyileşmeye ulaşmada geçmiş tecrübelerden yararlanma imkanı sunduğunu belirtti.
Hanan Sıyam, "Başkalarının tecrübelerinden, benzer tecrübelerden yararlanmak iyileşme adımlarını öne çeker. Arap tecrübelerinin Gazze'deki kadınlarla yürütülen çalışmalara entegre edilmesi; bilgi alışverişine ve o ülkelerdeki savaşlar ile krizlerin ortaya çıkardığı derslerden faydalanmaya yardımcı olur" dedi.
Yardım alan bireyden karar ortağına

Sunulan deneyimleri hukuki ve hak temelli bir çerçevede değerlendiren insan hakları aktivisti Randa Kaddada, bildirilerin ve tartışmaların, her ülkenin kendine has koşulları olmasına rağmen katılan ülkelerdeki kadınlar arasında ortak paydalar bulunduğunu gösterdiğini söyledi. Randa Kaddada, sorunun özünün insani müdahale kavramı ve bu müdahalenin kadınlara biçtiği rolün niteliği ile ilgili olduğunu değerlendirdi.
Randa Kaddada, kadınların karar alma, iyileşme ve yeniden inşa süreçlerine katılımını güvence altına almak adına BM Güvenlik Konseyi'nin 1325 sayılı kararının; ayrıca bazı kadınların yardım ve hizmet alma karşılığında cinsel istismara maruz kalması nedeniyle çatışmalardaki cinsel şiddetle ilgili 1820 sayılı kararının yürürlüğe konulması çağrısında bulundu.
Tartışmalar sonucunda; yerel feminist kurumların rolünün güçlendirilmesi, krizler sırasında çalışmalarının sürekliliğini sağlayacak kaynakların temin edilmesi, koruma ile istismar ve şiddeti ihbar mekanizmalarının geliştirilmesi ve kadınların yardım ile hizmetlere onurlarını ve haklarını koruyacak şekilde güvenle erişmelerinin sağlanması gerekliliği vurgulandı.