YJŞ Komutanı: Demokratik entegrasyon için somut bir adım attık

YJŞ Komutanı Jiyanda Şengalî, Irak ordusuyla imzalanan demokratik entegrasyon anlaşmasının teslimiyet değil, ortak savunmayı esas alan siyasi bir uzlaşma olduğunu belirterek, Şengal’in güvenli olduğunu ve Êzîdî göçmenlerin dönmesini istedi.

DEMSAL WELAT

Şengal – Şengal Kadın Birlikleri (YJŞ) Komutanı Jiyanda Şengalî, 26 Ekim 2026’da güçleri ile Irak ordusu arasında imzalanan demokratik entegrasyon anlaşmasını değerlendirdi. Sözlerine, Êzîdxan toplumunun savunulması ve Şengal’in kurtarılması uğruna yaşamını yitirenleri anarak başlayan Jiyanda Şengalî, “Komutan Dijwar Feqîr, Pîr Çeko, Zerdeşt Şengalî, Dilşêr Herekol, Egîd Civyan, Berfîn Nûrhaq, Medya Egîd ve Mam Zekî Şengalî’yi anıyorum. Bugünkü kazanımlarımız şehitlerimizin emeğinin sonucudur. 26 Ekim’de bizimle Irak hükümeti arasında imzalanan anlaşmaya ağır bedeller ödenerek ulaşıldı. Uzun süredir gerçek bir uzlaşmanın sağlanması için hükümetle görüşmeler yürütülüyordu. Êzîdî halkı ve Irak halkı büyük bir direniş gösterdi. Düşmana karşı duran ve direnen, Êzîdî halkı ile Irak halkı oldu” dedi.

‘Ordu ile birlikte topraklarımızın güvenliğini sağlıyoruz’

Varılan uzlaşmanın Irak hükümeti için de oldukça önemli olduğunu dile getiren Jiyanda Şengalî, “Çünkü bugüne kadar Êzîdîler gibi kendi iradesini savunan ve varlığını sürdüren başka bir halk yoktur. Hiç kimse Êzîdî halkı kadar acı çekmedi. Halkımız deneyim sahibidir. Irak hükümetinin bu uzlaşmadan memnun olması gerekiyor. Halkımızın büyük bir bölümü hala kamplarda ya da Güney’de bulunuyor. Bu uzlaşmanın ardından halkımızın topraklarına dönmesi gerekiyor. Şengal güvenlidir. Biz ve ordu birlikte topraklarımızın güvenliğini sağlıyoruz. Atılacak her adım halkımızın isteği doğrultusunda olacak. Birlikte huzur ve eşitlik içinde yaşayacağız. Halkımıza yönelik saldırı ve fermanlar bir daha asla yaşanmayacak” ifadelerinde bulundu.

‘Direniş ve kurtuluş dağında açıklama yapıldı’

Açıklamanın yapıldığı yerin seçilme nedenini anlatan Jiyanda Şengalî, “Tarihi açıklama Amûd Dağı’nda yapıldı. Amûd Dağı, Çilmêra Dağı’nın yakınındadır. Bu dağ bizim için çok değerlidir. Direnişe orada başladık. Bu adım beraberinde başarıyı getirdi ve orada demokratik entegrasyon için somut bir adım attık. Bu açıklama, bu dağın korunmasına vesile olacak. Bu dağ kutsal bir dağdır, şehitler dağıdır. Şehitlerin yeri ve yurdudur; orada binlerce şehit verildi. Onlarca çocuk katledildi, binlerce insanımız susuzluktan ve açlıktan yaşamını yitirdi. Bu nedenle tarihi açıklamanın orada yapılmasını hak etti” ifadelerinde bulundu.

Irak’ta böylesi bir dağın olmadığını kaydeden Jiyanda Şengalî, “Bu dağ, direnişi ve komutanlarıyla tanınır. Komutan Dilşêr Herekol gibi kişiler orada savaştı, Komutan Egîd Civyan gibi kişiler orada savaştı, Komutan Seîd gibi kişiler o dağda direndi. Dağlarımız bizim her şeyimizdir. İrademizi dağlarda bulduk. Bütün bunlar Rêber Apo’nun emeğinin sonucudur. Rêber Apo’dan ve onun savaşçılarından aldığımız güçle kendimizi dağlarımızda örgütledik. Bu nedenle YJŞ ve YBŞ olarak kararlarımızı kendi dağımızda aldık ve savunmamızı orada gerçekleştirdik. Halkımızın savunulması için bizden ne istenirse yerine getireceğiz” diyerek, yalnızca halkın çıkarları için çalışacaklarının altını çizdi.

‘Teslimiyet değil, uzlaşma’

Sözlerinin devamında entegrasyonun tanımını yapan Jiyanda Şengalî, şu hususlara dikkat çekti:

“Irak ile görüşmelerimiz hala devam ediyor. Onların komutanlarıyla tartışmalarımızı sürdürüyoruz. Çok önemli görüşmeler yapıldı. Bunun sonucunda da açıklama yapıldı. Çevremizde bu durumu teslimiyet olarak adlandırdıklarını duyuyoruz. Ancak bu yanlış bir tanımlamadır. Bu teslimiyet değildir, siyasi bir uzlaşmadır. Teslim olanlar komuta kademesinde yer alan kişilerdi. Ancak biz teslim olmuyoruz, entegre oluyoruz. Êzîdî halkı olarak teslimiyet kelimesinden çok rahatsız oluyoruz. Halkımızın hassasiyetlerine göre hareket ediyoruz. Bugün devlet bünyesinde resmi bir şekilde topraklarımızın savunmasını yapıyoruz. İnsanlara kadınların nasıl resmi asker olabildiği şaşırtıcı gelebilir. Ancak DAİŞ’e karşı savaşanların kadınlar olduğunu unutmamak gerekir. Toplumumuzun öz savunmaya ihtiyacı var. Atılan bu adımlar, birbirimizi güçlendirme temelindedir. Çünkü Êzîdî halkı da Irak halkının bir parçasıdır ve bu devlet içinde hak sahibidir.”

‘Atılan adımlar şehitlerimizin emeğinin sonucudur’

Halkın iradesinin bugüne kadar tanınmadığını ve kabul edilmediğini dile getiren Jiyanda Şengalî, “Ancak bu uzlaşmayla birlikte halkımız bir güç haline geldi. Halkımız kendi iradesiyle yanıt veriyor. Bugün varlık olduk, kimlik kazandık. Artık kendi irademizle tanınıyoruz. Kendi irademizle karar vermemiz gerekiyor. Halkımızın iradesinin ve Êzîdî kadınların tanınması, halkımızın içinde de bir mutluluk yarattı. Attığımız adımları toplumumuz için attık. Şehitlerin hayallerini gerçekleştirmek için bu adımları attık. Bu adımlar şehitlerimizin emeği içindir, onların emeğinin sonucudur. Her şeyin düzenli bir şekilde devam edeceğine inanıyoruz. Görüşmelerimiz hala sürüyor” dedi.

Göçmenlere çağrı

Konuşmasının sonunda Êzîdî göçmenlere çağrıda bulunan Jiyanda Şengalî, “Kamplarda yaşayan halkımıza ülkemize dönmelerini söylüyoruz. Yaşam da ölüm de olsa bu topraklarda olacak. Şengal bugün güvenlidir, halkımız geri dönsün. Ayrıca Rêber Apo’ya selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Bugün Rêber Apo’nun emeği sayesinde bu aşamaya ulaştık. Halkımızı koruyabileceğimiz aşamaya geldik. Kadınlar olarak bugün kendi ayaklarımız üzerinde durabileceğimiz aşamaya ulaştık. Bugün önderliğin, onun savaşçılarının emeği ve kanı sayesinde hak ve söz sahibi olduk. Rêber Apo bizi karanlıktan kurtardı. Şengal dağlarından Rêber Apo’ya selamlarımızı bir kez daha gönderiyoruz. 2014 şehitlerimiz bugüne kadar bu topraklarda kanlarını döktüler. Onları bir kez daha anıyor ve önlerinde saygıyla eğiliyoruz. Ayrıca Irak’ta özgür bir toprak için savaşırken şehit düşen tüm şehitleri anıyor, annelerine selamlarımızı gönderiyoruz” diye belirtti.