Sendikalı kadınlar sahada: Özel sektördeki hak ihlallerine karşı mücadele büyüyor
Kadın komiteleri, özel sektörde çalışan kadın işçilerin maruz kaldığı sömürü, eşitsizlik ve güvencesizliğe karşı hem denetim hem de hukuki baskı mekanizması olarak sahada aktif rol üstleniyor.
HEVÎ SELAH
Silêmanî - Silêmanî’de işçi sendikalarına bağlı kadın komiteleri, özel sektördeki çalışma koşullarını denetlemek ve hak ihlallerini ortaya çıkarmak için sahadaki çalışmalarını yoğunlaştırdı. Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve sosyal güvence eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıya kalan kadın işçiler için yürütülen bu çalışmalar, hem farkındalık yaratmayı hem de işverenleri yasal sorumluluklarını yerine getirmeye zorlamayı amaçlıyor.
Bu komitelerde çalışan kadınlar, iş yerlerine yaptıkları her ziyaretin farklı ve sorunlarla dolu hikayeler ortaya çıkardığını anlatıyor. Komite üyelerinden biri, “Biz buradayız çünkü geçim kaygısı nedeniyle haklarını dile getiremeyen kadınların sesi olmak istiyoruz. Çoğu zaman çalışma saatlerinin yasal sınırların çok üzerinde olduğunu ve çalışma ortamlarının kadın sağlığı için uygun olmadığını görüyoruz” diyor. Bu ifadeler, komitelerin rolünün yalnızca rapor yazmakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda uygulanan bu hukuksuzluklarla yüzleşmek olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
‘Bu komitenin gelmesi bizim için bir umut oldu’
Öte yandan, komitenin görüştüğü kadın işçilerden biri de yaşadıklarını içtenlikle dile getirerek şunları söylüyor: “Bu komitenin gelmesi bizim için bir umut oldu. Çünkü daha önce kimse bize sigortamız olup olmadığını ya da maaşlarımızın durumunu sormuyordu. Bizim yasal korumaya ihtiyacımız var ki işimizi sürdürebilelim ve kendimizi baskı altında ya da değersiz hissetmeyelim.”
Bu sözler, yasa ile uygulama arasındaki büyük boşluğu gözler önüne seriyor ve bu boşluğun ancak sahadaki bu tür çalışmalarla doldurulabileceğini ortaya koyuyor.
Bu geniş çaplı sendika kampanyası, özel sektörde işçi haklarının ihlaline dair şikayetlerin artmasına dayanıyor. Bu sektörde kadınlar, ekonomik zorunluluklar nedeniyle çoğu zaman ücret eşitsizliği, doğum izni eksikliği ve hatta iş güvenliği koşullarının yetersizliği gibi sorunların mağduru oluyor. Kadın komiteleri artık yalnızca bir denetim mekanizması olarak değil, aynı zamanda işverenleri iş kanununa uymaya zorlayan hukuki bir baskı gücü olarak da faaliyet yürütüyor. Amaç, işçilerin insan haklarının işletmelerin kârı uğruna feda edilmesinin önüne geçmek.
Çözülmeyen ihlaller mahkemeye taşınıyor
İşçi Sendikası’nın Sosyal Güvence Dairesi’nde temsilci olan Şino Ömer Hasan ise şu bilgileri paylaştı:
“2007 yılından bu yana işçi sendikasında çalışıyorum ve sosyal güvence komitelerinin bir üyesiyim. İlk başladığımda, her gün denetçilerle birlikte sahaya çıkıyorduk. Biz sendika temsilcileri olarak sürekli orada bulunuyor ve işçilerin sorunlarını takip edip çözüm üretmeye çalışıyoruz. Denetimlerimiz sırasında çalışma saatlerini ve ücretleri soruyoruz. İşçilerin günde sekiz saat çalışması ve en az 450 bin Irak dinarı ücret alması gerekiyor.
Geçmişte durum farklıydı, ancak geçen yılın Ağustos ayından itibaren, deneyimi olmayan ve işe yeni başlayan işçiler için de bu asgari ücretin 450 bin dinarın altına düşmemesi kararlaştırıldı. Bu kuralları işverenlere bildiriyoruz. İşçilerin sekiz saatten fazla çalıştırılmaması gerekiyor; eğer daha fazla çalıştırılırlarsa ek ücret ödenmesi zorunlu.
Kadın işçiler söz konusu olduğunda ise özellikle yakından takip ediyoruz: İşveren haklarını sağlıyor mu, herhangi bir taciz ya da baskı söz konusu mu? Herhangi bir sorun olduğunda bunu rapor haline getirip ilgili birimlere iletiyoruz ve şube başkanlığı süreci takip ederek çözüm arıyor.
Eğer sorun sendika ve sosyal güvence birimi tarafından çözülemezse, dosyayı yasal sürece taşıyoruz ve mahkeme yoluyla çözülmesini sağlıyoruz. Ancak mahkemeye giden davalarda sonuç almak oldukça uzun sürüyor; bir ila iki yıl sürebiliyor. Çünkü Silêmanî’de yalnızca bir iş mahkemesi hâkimi var ve süreçler çok yavaş ilerliyor. Bu durum işçileri endişelendiriyor ve bazen haklarını aramaktan vazgeçmelerine neden oluyor.
Biz elimizden geleni yaparak sorunları sendika içinde çözmeye çalışıyoruz; ancak çözüm bulunamazsa dosyayı mahkemeye taşımak zorunda kalıyoruz.”
‘Komitelerde kadın üyelerin bulunması çok önemli’
Şino Ömer Hasan, 2000’li yılların başında denetim için kamu alanlarına ve iş yerlerine gittiklerinde ciddi engellerle karşılaştıklarını hatırlatarak devam etti:
“Eskiden denetim yapmak için gittiğimizde işverenler bizi engeller, ziyaretler sırasında sürekli tartışmalar yaşanırdı. Ancak şimdi, çok şükür, toplum daha bilinçli hale geldi ve durum daha iyi. Gittiğimiz bazı yerlerde kendimizi tanıtıyoruz; denetçiler komite başkanlarıdır, biz ise üyeyiz. Buna rağmen bazı işverenler ‘içeri giremezsiniz’ diyerek bizi geri çeviriyordu. Biz de geri dönüp tekrar gitmeye çalışıyorduk.
Bazen denetçilere yönelik saldırılar da yaşandı. Bir keresinde daha önce borçlu olan ve kendisi ile çalışanları için sosyal güvence sağlanmış olmasına rağmen ödeme yapmayan bir fırına gitmiştik. Oradaki kişilerden biri denetçiye makasla saldırdı, biz müdahale ettik. Daha sonra durumu yasal sürece taşıyacağımızı anlayınca bizden özür diledi.”
Denetim süreçlerini anlatan Şino Ömer Hasan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gittiğimiz yerlerde kendimizi tanıttıktan sonra çalışmalarımızı anlatıyoruz. Bazı işverenler bize çok yardımcı oluyor ve işimizi kolaylaştırıyor, bazıları ise engel çıkarıyor. Geçtiğimiz günlerde gittiğimiz bir yerde kapı dışarıdan kilitliydi ama içeride işçilerin çalıştığını fark ettik. Açık olan pencereden içeride insanların olduğunu gördük ve içeri girip onlarla konuştuk. Yaklaşık 15 kişi vardı. İşveren gelmeden önce kadın işçilerle konuştum; bazıları altı aydır, bazıları ise bir yıldır orada çalıştıklarını söyledi. Ancak işveren geldiğinde ciddi engeller çıkardı ve sadece Ramazan ayında çalıştıklarını iddia etti. Biz de bu durumu raporladık ve birkaç kez daha denetim yapacağız. Eğer işçiler için sosyal güvence sağlanmazsa konuyu mahkemeye taşıyacağız.”
Şino Ömer Hasan, son olarak komitelerde kadınların yer almasının önemine dikkat çekerek, “Komitelerde kadın üyelerin bulunması çok önemli. Çünkü iş yerlerine gittiğimizde kadın işçiler bizimle daha rahat iletişim kurabiliyor ve korkmadan sorunlarını dile getirebiliyor” şeklinde konuştu.
‘Özel sektörde çalışanların da kamu çalışanları gibi hakları vardır’
Komite üyelerinden biri olan Gulan Heme Tevfik ise, “Biz her gün sahaya çıkıyor, işçilerin yanına gidiyor ve onları işveren karşısındaki hak ve sorumlulukları konusunda bilinçlendiriyoruz” diyerek şöyle devam etti: “Sosyal güvence hakkında bilgi sahibi olmaları gerekiyor. Şüphesiz kadınların rolü, çalıştıkları her alanda her zaman etkili ve önemlidir.
Ziyaret ettiğimiz bazı iş yerlerinde kadın işçiler çalışıyor ve işverenler tarafından taciz ya da baskıya maruz kalma riski taşıyorlar. Biz onlarla görüşmeler yapabiliyor, sorunlarını dinleyip çözüm üretmeye çalışıyoruz.
Özel sektörde çalışan çok sayıda insanın haklarının korunması ve gelecekte emekli olabilmeleri için sosyal güvence sisteminin sağlanması gerekiyor. Bu sistemde işçi maaşının yüzde 5’i, işverenin ise yüzde 12’si sosyal güvenceye yatırılıyor. Böylece kişi ileride emekli olmak istediğinde bundan faydalanabiliyor.
Kadınlar için, en az 20 yıl hizmet süresi ve 55 yaş şartı ile emeklilik hakkı tanınırken; erkekler için bu süre yine en az 20 yıl, yaş sınırı ise 60’tır. Genel olarak özel sektörde çalışan herkes için işverenlerin sosyal güvence sağlaması zorunludur. Eğer bu yapılmazsa biz düzenli olarak denetim yapıyor ve uyarılarda bulunuyoruz. Çünkü bazı işverenler ve işçiler bu konuda yeterli bilgiye sahip değil.
Ayrıca bir acil hattımız da var; işçilere bu hattı veriyoruz. Böylece ani durumlarda kimliklerini açıklamadan şikâyette bulunabiliyorlar.
Son olarak özel sektörde çalışanlara bir mesaj vermek istiyorum: Lütfen bilinçli olun ve haklarınızın ihlal edilmesine izin vermeyin. Siz de kamu sektöründe çalışanlar gibi, gelecekte emeklilik hakkına sahipsiniz.”