Cezayir’de kadın zanaatkarları pazara bağlayan proje: Tadart
Cezayirli Farah Bousalah, ‘Tadart’ projesiyle kadın zanaatkarları tüketicilerle buluştururken, yerel ürünleri ve geleneksel bilgi birikimini daha geniş pazarlara taşıyor. Proje, kadınların becerilerini ekonomik değere dönüştürüyor.
NECVA RAHİM
Cezayir- Tohumlardan kuskusa, üretim ve işleme süreçlerinden gıda ve zanaat mirasının değerlendirilmesine kadar Farah Bousalah, geleneksel ticari proje anlayışını aşan bir deneyim oluşturuyor. “Tadart” aracılığıyla yerel ürünleri üreticileriyle buluşturan Farah Bousalah, kadınların becerilerini miras kalan bilgiler olmaktan çıkararak değer ve gelir kaynağına dönüştürmeye çalışıyor. Böylece Cezayir’in farklı bölgelerindeki kadın zanaatkarlar için yeni kapılar açıyor.
Kadınlara miras kalan beceriler gelir kapısına dönüşüyor
Farah Bousalah’ın hikayesi “Tadart”ın açılmasıyla başlamadı. Bunun öncesinde yıllara dayanan deneyim, araştırma ve saha çalışması vardı. Yaklaşık beş yıl önce “Oustadar” adını taşıyan bir proje olarak başlayan fikir, zamanla gelişerek hayata geçirilme yolunu buldu.
Farah Bousalah, fikrinin sağlıklı üretim, sağlıklı işleme, sorumlu tüketim ve ardından bu bilgiyi başkalarına aktarmaktan oluşan birbiriyle bağlantılı dört aşamaya dayandığını belirtti. Ancak bu yaşam biçiminden söz etmenin ya da bunu bireysel olarak uygulamanın kendisi için yeterli olmadığını ifade eden Farah Bousalah, “Bu yeni yaşam biçimini paylaşamıyordum, bir alanın olması gerekiyordu, bir alan oluşturmak gerekiyordu” dedi.
Farah Bousalah, böylece “Tadart” fikrinin şekillenmeye başladığını dile getirerek, projenin yalnızca satış ve alışverişten ibaret olmadığını, üretim, işleme ve muhafazanın yanı sıra yerel ürünleri ve bu ürünlerin arkasındaki insanları tanıtmayı amaçladığını söyledi.
Yıllar boyunca tohum topladığını, sebze yetiştirdiğini ve elindeki tarımsal ürünleri işlediğini kaydeden Farah Bousalah, ortak bahçecilik deneyimi yaşadığını, sürdürülebilir tarım ve “permakültür” üzerine düzenlenen atölyelere katıldığını ve bu alanda faaliyet gösteren dernek ve gruplarla işbirliği yaptığını dile getirdi. Farah Bousalah, bu deneyimlerin kendisine tohum ve üretimden işleme, muhafaza ve ardından tüketime kadar gıda zincirinin farklı aşamalarını anlama fırsatı sunduğunu ifade etti.
Farah Bousalah, “Bu süreçte özellikle toprak, gıda ve geleneksel zanaatlarla bağlantılı beceri ve bilgilere sahip kadınların da bu döngünün parçası olabilmesi için nasıl bir alan açabileceğim üzerine düşündüm” diye belirtti.
‘Her ürünün ardında bir hikaye var’
Yerel ürünlerin yalnızca mağaza raflarına konulan mallar olmadığını söyleyen Farah Bousalah, sözlerine şöyle devam etti:
“Yerel ürünleri yalnızca mağaza raflarına konulan mallar olarak görmüyorum. Her ürünün arkasında bir hikaye, her hikayenin arkasında ise yıllar süren uygulamalarla edinilmiş bilgiye sahip bir kadın ya da zanaatkar bulunuyor. Bu bilgiler çoğu zaman aile bireylerinden ve kişinin yaşadığı yerel çevreden aktarılıyor. Farklı alanlarda faaliyet gösteren kadınlarla çalışıyorum ve kadın zanaatkarlara ürünlerini sunma, daha geniş bir kitleye ulaşma imkanı sağlıyorum. Üretici ile tüketiciyi buluşturmanın yanı sıra ürünün nasıl üretildiğini, işlendiğini ve muhafaza edildiğini anlatmaya, arkasındaki bilgiyi görünür kılmaya önem veriyorum. Böylece ‘Tadart’, kadın üretici, tüketici ve pazar arasında bir bağlantı noktası haline geliyor.”
‘Kuskus sadece bir gıda değil, bir miras’
Kuskusun bu projede özel bir yere sahip olduğunu kaydeden Farah Bousalah, “Kuskus benim için yalnızca bir gıda ürünü değil, içinde çok sayıda bilgi ve tekniği barındıran bir miras. Bu bilgi ve teknikleri hala koruyan çok sayıda kadın var. Tohumların toplanması ve üretilmesinden kuskusa dönüştürülmesine kadar uzanan bir süreç söz konusu. Farklı kuskus türleri üreten kadınlarla da işbirliği yapıyorum. Birlikte çalıştığım bazı kadınlar kuskusu otlar ve aromatik bitkiler kullanarak hazırlıyor. Bu çeşitlilik, Cezayir’in gıda mirasının zenginliğini ve bölgeden bölgeye değişen özelliklerini yansıtıyor. Benim için önemli olan, çalışmanın tek bir ürün ya da tek bir bölgeyle sınırlı kalmaması. Cezayir’in farklı bölgelerindeki kadınların ürünlerini sunabilecekleri ve değerlendirebilecekleri yeni bir alana ulaşmalarını sağlayacak bir ağ oluşturmayı hedefliyorum” dedi.
Kadınlar için yeni fırsatlar
Farah Bousalah, modelini döngüsel ekonominin bir parçası olarak tanımlıyor. Buna göre ürünün yolculuğu üretim aşamasında sona ermiyor; işleme, muhafaza, dağıtım ve tüketim aşamalarıyla devam ediyor ve mümkün olduğunca çok sayıda kadın zanaatkar sürece dahil ediliyor. Faraf Bousalah, başlangıçtan itibaren hedefin “faaliyeti yürütürken aynı zamanda çok sayıda kadın zanaatkarı çalıştırmak” olduğunu belirtiyor. Ona göre zanaat yalnızca ortaya çıkan nihai üründen ibaret değil; bilgi ve becerilerden oluşan bir zincirin yanı sıra ekonomik ilişkileri de kapsıyor. Farah Bousalah, bu anlayışla “Tadart”ı, bu bilgilerin devamlılığını sağlayacak ve aynı zamanda bu bilgilere sahip kadınlar için yeni fırsatlar yaratacak bir alan haline getirmeye çalışıyor. Onun deneyiminde zanaat başlangıç noktası gibi görünse de son nokta değil.