BM: Küresel su krizi geri dönülmez bir aşamaya girdi

Birleşmiş Milletler’e göre dünya nüfusunun yaklaşık dörtte üçü su güvensizliği yaşayan ülkelerde hayatını sürdürüyor. İki milyardan fazla insan güvenli içme suyuna erişemiyor.

Haber Merkezi– Birleşmiş Milletler, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte üçünün su güvensizliği yaşayan ya da kritik su stresi altındaki ülkelerde yaşadığını, iki milyardan fazla insanın güvenli içme suyuna erişemediğini, 3.5 milyar kişinin ise güvenli biçimde yönetilen sanitasyon hizmetlerinden yoksun olduğunu açıkladı.

Birleşmiş Milletler’in yayımladığı raporda, “su stresi” ve “su krizi” kavramlarının mevcut durumu tanımlamakta artık yetersiz kaldığı belirtildi. Raporda, birçok nehir, göl, yeraltı suyu rezervi, sulak alan ve buzulun ekolojik geri dönüş noktalarını aştığı, eski seviyelerine dönme kapasitesini kaybettiği vurgulandı. Bu durumun, su krizini birçok bölgede kalıcı ve uzun vadeli bir yapısal sorun haline getirdiği ifade edildi.

Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü Direktörü, küresel ölçekte çok sayıda su sisteminin iflas etmiş ya da iflasın eşiğinde olduğunu belirterek, bunun gıda piyasaları, tedarik zincirleri, göç baskıları, iklim etkileri ve jeopolitik bağımlılıklar üzerinde köklü değişimlere yol açtığını söyledi.

Raporda, “su iflası” kavramının iki temel unsura dayandığı belirtildi:

Birincisi, yenilenebilir su kaynaklarını aşan ölçüde aşırı kullanım ve kirlilik; ikincisi ise doğal su kaynaklarına verilen ve kolayca geri döndürülemeyen kalıcı zararlar.

Açıklamada, insan faaliyetlerinden kaynaklanan kuraklığın dünya ekonomisine yıllık yaklaşık 307 milyar dolara mal olduğu, 2022 ve 2023 yıllarında yaklaşık iki milyar insanın kuraklık koşullarında yaşadığı kaydedildi. Ancak raporda, su iflasının bir son değil, planlı bir toparlanma sürecinin başlangıcı olduğu vurgulandı.

Bu toparlanma sürecinin; kaynak kayıplarının durdurulmasını, temel su hizmetlerinin korunmasını, sürdürülemez su taleplerinin yeniden yapılandırılmasını, su sektörünün yeniden inşasına yatırım yapılmasını kapsaması gerektiği ifade edildi.

Su politikaları kilit rolde

Birleşmiş Milletler ayrıca, kısa vadeli ve acil müdahalelere dayalı yaklaşımlardan uzaklaşılarak; geri dönülmez zararları önleyen, talebi azaltan, yasadışı su çekimini ve kirliliği engelleyen, geçim kaynakları su krizi nedeniyle değişen topluluklar için adil geçişleri güvence altına alan uzun vadeli stratejilere ihtiyaç olduğunu belirtti.

Raporda son olarak, suyun iklim, biyolojik çeşitlilik, toprak, gıda, sağlık ve toplumsal istikrar arasında ortak bir bağ olduğu vurgulanarak, suya yapılan yatırımın tüm bu alanlara yapılan bir yatırım anlamına geldiği ifade edildi. Küresel ölçekte parçalanmış işbirliğinin yeniden inşa edilmesinde su politikalarının kilit rol oynadığına dikkat çekildi.