Şenyayla’da ağaç kıyımı: Geleceğimizi yok ediyorlar!

Bölge halkı ve Koçerlerin yaz aylarında konakladığı Şenyayla bir yıldır devam eden ağaç kesimleriyle yok edilmek isteniyor. “Güvenlik” gerekçe gösterilerek kesiminin devam ettiği alan çıplak bırakılırken bölgede kıyım sadece tek bir alanda değil.

MEDİNE MAMEDOĞLU

Muş- Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Şenyayla (Şên) 20 Mart 2021 tarihinde resmi gazetede yayınlanan bir kararla Muş’a bağlandı. Doğal güzelliği ve dört bir yanını çeviren ihtişamlı dağlarıyla bilinen Şenyayla ’ya her yaz Koçerler ve bölgede evi bulunan yurttaşlar akın ediyor. Serin suları ve karlı dağları ile görenleri büyüleyen bölgede yaklaşık 1 yıldır sürekli ağaç kesimi var. Yapılan karakol ve gözetleme kulelerine yol açmak için “güvenlik” gerekçe gösterilerek bölgede binlerce ağaç kesildi. Kesilen ağaçların olduğu alan tamamen yok edilirken, karakola giden yolu yapmak için bölgede bulunan dere kenarından kepçeler ile kum taşınıyor. Yıkımın olduğu alanda yaşayan Koçerler, ağaç kesiminin devam ettiği takdirde bölgenin yaşanmaz hale geleceğine dikkat çekti.

Binlerce ağacın kesildiği alan dümdüz oldu!

Her sene yüzlerce koçerin ve çevre ilçelerden yurttaşların akın ettiği bölge yaz aylarında dolup taşıyor. Serin suları, görkemli Andok ve Çiyayê Spî’nin manzarası ile birleşen alanda bin bir çeşit çiçek bulunuyor. Bölge halkı için tarım alanı hayvanları için ise beslenme yeri olan Şenyayla’da bir yıl önce başlayan ağaç kıyımı ise devam ediyor. Bir yıl önce karakol yapılacağı gerekçesiyle korucular tarafından başlatılan ağaç kesimleri hala sürerken, kesimlerin tek bir alanda yapılmadığı da gelen bilgiler arasında bulunuyor. Geçen seneden beri kesimin devam ettiği dağ eteğinde bir alanın tamamen yok edildiği ve burada binlerce ağacın kesildiği öğrenildi. Görüntülere de yansıyan bu alanın ağaç kesimi sürdürülerek daha da genişleyeceği tahmin ediliyor. Ekolojik dengenin tahrip edildiği alanda çok sayıda canlı yaşamı ise yok edildi.

Dereden karakol yolu için kum çıkartılıyor!

Ağaç kesimi yanı sıra karakollara yol yapmak için yaylada bulunan nehirden kepçelerle kum çıkarılıyor. Kamyonların girdiği yaylada çıkarılan kum nedeniyle dere suyu kirlenirken bölgede yaşayan Koçerler ve köylüler ise kirlenen suyu kullanamıyor. Hayvanların da içemediği suyun dengesi değişirken yaylada yaşanan bu tahribatın ne zaman son bulacağı bilinmiyor.

‘Kese kese etrafımızda ağaç bırakmadılar’

Köyden yaylaya hayvanlarını beslemek için gelen ve çadırda kalan yurttaşlar ağaçların kesilmesi ve yapılan karakollara tepki gösterdi. Her yaz yaylaya çıkan ve ekim yapan Nefiya Kocağa, güzellikle dolu yaylanın kesilen ağaçlarla yavaş yavaş yok edildiğini söyledi.

Nefiya Kocağa, “Ne biz ne de hayvanlarımız yaz aylarında köyde yaşayamıyoruz. Yaylaya alıştık o yüzden her yaz buradayız. Burası hem güzel hem serin hem de hayvanlarımız için çok verimli. Hiçbir şey olmasa bile burada bir çiçeği kokladığında kendini iyi hissediyorsun. Etrafımızda hep askerler, korucular var. Burada bir sürü ağaç kestiler, hala da kesmeye devam ediyorlar. Biz buna karşıyız istemiyoruz ama buna karşı sesimizi daha çıkarmamıza engel oluyorlar. Bugün burada bir ağaç gitse bize zarar veriyor. Etrafımızda ağaç bırakmadılar ama gücümüz onlara yetmiyor. ‘Durun’ desek bile yapıyorlar. Ama biz burayı bırakmayacağız. Burası bizim yaylamız, hiçbir şey kalmasa bile buraya gelmeye devam ederiz” dedi.

‘Geleceğimizi yok ediyorlar’

Köylülerden Hasret Kocağa ise kesilen ağaçlarla geleceklerinin de yok edildiğini ifade etti. Doğanın zarar görmesini istemediklerini belirten Hasret Kocağa, “Ağaçları kestiklerinde ne bizim için bir gölge kalıyor ne de hayvanlarımız içi yem. Hem biz hem de onlar zarar görüyor. Hayvan çilo(yaprak) yemediğinde sütü de olmuyor. Her koşulda bize zarar veriyor. Bizler ağaçlarımızın kesilmesini, doğamıza zarar verilmesini istemiyoruz. Bu ağaçlar bir senede büyüyüp yetişmiyor. Burası hepimiz için daha güzel, iyi. Burada çalışıyoruz, tarla ekiyoruz. Ne bize ne de doğamıza zarar vermesinler. Ağaç kesimini durdursunlar” diye konuştu.