Basra Körfezi’nde petrol felaketi: Binlerce deniz canlısı öldü

Basra Körfezi kıyılarında meydana gelen petrol sızıntısı, bir çevre felaketine yol açtı. Çevreciler, kıyıların siyah petrol tabakasıyla kaplandığını ve binlerce deniz canlısının yaşamını yitirdiğini belirterek yetkililerin sessizliğine tepki gösterdi.

Haber Merkezi - Çevre araştırmacısı Azam Behrami, Basra Körfezi kıyılarındaki petrol kirliliğine ilişkin görüntüler paylaşarak çevre felaketine dikkat çekti.

Yayınlanan görüntülerde, kalın bir siyah petrol tabakasının kıyıları, kayalıkları ve toprağı kapladığı, geniş kıyı ekosistemlerinin kirlendiği görüldü. Yeni yayımlanan videolarda ise büyük çaplı petrol sızıntısı nedeniyle “binlerce yengeç, salyangoz, deniz kaplumbağası ve diğer deniz canlısının” kıyıya vurduğu ve yaşamını yitirdiği belirtildi. Bölgeyi yoğun bir petrol kokusunun sardığı ifade edildi.

Bir başka çevre araştırmacısı da dijital medya platformunda paylaştığı videoda Maru (Şidvar) Adası’ndaki durumu “acı verici ve felaket boyutunda” olarak tanımladı. Araştırmacı, Lavan Adası’ndaki petrol tesislerinin zarar görmesinin ardından meydana gelen petrol sızıntısının bu çevre krizine yol açtığını belirtti. Petrol kirliliğinin yalnızca kıyıları değil, ada çevresindeki deniz alanlarını da etkilediği kaydedildi. Uzmanlar, durumun devam etmesi halinde Basra Körfezi’nin biyolojik çeşitliliğinde geri dönüşü olmayan zararlar oluşabileceği uyarısında bulundu.

‘Zarar geri döndürülemez nitelikte’

Lavan, Şidvar ve İran’ın güneyindeki diğer adalar, Basra Körfezi’nin en önemli deniz yaşam alanları arasında yer alıyor. Bu bölgeler; nadir deniz canlıları, göçmen kuşlar, deniz kaplumbağaları ve mercan resiflerine ev sahipliği yapıyor. Çevre uzmanları, bu ölçekteki petrol kirliliğinin bölgenin doğal yaşam döngüsünü yıllarca bozabileceğini belirtiyor. Ham petrolün su ve toprağın yüzeyini kaplaması, oksijen alışverişini engelleyerek çok sayıda deniz canlısının yok olmasına neden oluyor. Uzmanlara göre bu zararların büyük bölümü geri döndürülemez nitelikte.

Çevre aktivistleri ayrıca “yetkili kurumların sessizliğini” ve olayın boyutlarına ilişkin şeffaf bilgi verilmemesini eleştirdi. Aktivistler, yayımlanan görüntülerin kirliliğin yaygınlığını ve deniz canlılarının kitlesel ölümünü açıkça gösterdiğini, ancak İran yetkililerinin hâlâ olayın nedeni, çevresel zararların boyutu ve alınan önlemler hakkında net açıklama yapmadığını belirtti.

Olayların kamuoyuna yansıması engelleniyor

Ekolojistler, İran’daki petrol merkezli yönetim anlayışının yıllardır çevre koruması yerine petrol, güvenlik ve askeri yatırımları öncelediğini savunuyor. Petrol boru hatlarının eskimesi, bağımsız denetim eksikliği, güvenlik altyapısındaki yetersizlikler ve sanayi projelerindeki yolsuzlukların benzer çevre felaketlerine zemin hazırladığı ifade ediliyor. Ayrıca hükümetin çevre alanındaki sivil faaliyetleri baskı altına aldığı ve bağımsız medyayı sınırlandırarak olayların kamuoyuna yansımasını engellediği öne sürülüyor.

Son yıllarda Basra Körfezi’nde, özellikle İran’ın petrol adaları çevresinde birçok petrol sızıntısı ve sanayi kaynaklı kirlilik olayı yaşanmıştı. Ancak uzmanlara göre bu olayların çoğu şeffaf biçimde soruşturulmadan ve sorumlular hesap vermeden gündemden düşürüldü. Bu durumun, İran’daki çevre yönetim krizinin ve doğal kaynaklara yönelik yapısal ihmalin göstergesi olduğu belirtiliyor.