Cezayirli aktivistler: Yasalara rağmen kadınların siyasi katılımı düşük
Cezayir’de kadınların siyasetteki temsilinin yasal güvencelere rağmen istenilen düzeye ulaşmadığına dikkat çeken kadın aktivistler, toplumsal engellerin aşılması ve siyasi katılımın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
RABİA HURAYS
Cezayir - Kadınların siyasi partilerde temsil edilmesini zorunlu kılan yasal düzenlemelere rağmen, Cezayir’de kadınların siyasete etkin katılımı çeşitli yapısal engeller nedeniyle sınırlı kalıyor.
Sosyal baskılar, aile sorumlulukları ve siyasi eğitim programlarının yetersizliği, kadınların siyasi çalışmalara katılımını zorlaştıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor.
Cezayir Rönesans Hareketi Ulusal Bürosu Kadın ve Aile İşleri Sekreterliği’nden sorumlu Radia Bouchmat, ülkede siyasi çoğulculuğun benimsendiği dönemden bu yana kadınların verdiği mücadeleye tanıklık ettiğini belirtti. Gençlik yıllarında kadınların yerel ve ulusal düzeydeki seçilmiş meclislerde neredeyse hiç yer almadığını söyleyen Radia Bouchmat, 5 Temmuz 1997 seçimlerinde hazırlanan aday listelerinin tamamen erkeklerden oluştuğunu ve kadınların siyasi temsilden büyük ölçüde dışlandığını vurguladı.
Radia Bouchmat, aradan geçen yaklaşık otuz yılda kadınların siyasi konumunda önemli değişimler yaşandığını belirterek, siyasi yaşamı düzenleyen yasal reformların bu dönüşümde etkili olduğunu ifade etti. Radia Bouchmat, Cezayir Anayasası’nın kadın ve erkek arasında eşitliği güvence altına alan 35 ve 37. maddelerinin yanı sıra, devlet kurumları ve siyasi partileri kadınların siyasi temsilini güçlendirmeye teşvik eden 59. maddenin de bu sürecin temel dayanakları arasında yer aldığını söyledi.
Siyasi katılım hala tartışmalı
Buna rağmen kadınların siyasi katılımının hala tartışmalı bir alan olmaya devam ettiğini kaydeden Radia Bouchmat, mevcut yasal düzenlemelerin siyasi partilerde ve karar alma mekanizmalarında kadınların etkin ve yeterli düzeyde temsil edilmesini ne ölçüde sağladığının sorgulanması gerektiğini ifade etti. Radia Bouchmat, parlamentoda ve yerel meclislerde kadın temsilinin gerilemesinin yetersizlikten mi yoksa başka nedenlerden mi kaynaklandığının kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğine dikkat çekti.
Yasalar önemli kazanım ama istenilen düzeyde değil
Radia Bouchmat, “Kadınların siyasi yaşama katılımını destekleyen yasalar önemli bir kazanım olsa da, bugün hala siyasi hayatın farklı kademelerinde güçlü ve etkili bir kadın temsiline ulaşabilmiş değiliz. Bu durum kadınların yetersizliğinden kaynaklanmıyor. Kadınlar eğitimden tıbba, hukuktan finans ve iş dünyasına kadar birçok alanda yetkinliklerini kanıtladı. Bu nedenle kadınların siyasette sınırlı temsil edilmesinin arkasında başka nedenler bulunuyor” dedi.
Kadınların siyasete katılımındaki isteksizliğin üç temel nedeni olduğunu belirten Radia Bouchmat, sözlerinin sonunda şöyle konuştu:
“İlk olarak, birçok kadın siyasi katılımın önemine dair yeterli farkındalığa sahip değil. Oysa kadınlar kendi sorunlarını en iyi ifade edebilecek konumdadır ve karar alma mekanizmalarında yer almak için inisiyatif göstermelidir. İkinci olarak, siyasi eğitim ve nitelik eksikliği söz konusu. Siyasi partiler ve örgütler bünyesinde yeterli eğitim programları bulunmadığı için birçok kadın anayasa, yasalar, seçilmiş temsilcilerin görevleri ile iletişim ve hitabet becerileri konusunda yeterli bilgiye sahip değil. Üçüncü neden ise toplumsal bakış açısıdır. Siyaset hala geniş bir görünürlük, cesaret ve sürekli iletişim gerektiren bir alan olarak görülüyor. Kadınları sınırlandıran bu anlayış, birçok kadının siyasi çalışmalara katılma konusunda çekingen davranmasına yol açıyor. Bugün siyasi partilerden beklenen, kadınların yalnızca seçim dönemlerinde görünür olmasını sağlamak değil, onları kalkınmanın temel ortakları ve toplumsal ilerlemenin asli aktörleri olarak görmektir. Kadınların seçim faaliyetlerindeki varlığından yararlanmaya dayalı yaklaşımlar yerine, gerçek ve kalıcı bir güçlendirme anlayışının benimsenmesi gerekiyor.”
‘Kadınların siyaset içindeki gerçek konumları ve rolleri yeterince önemsenmiyor’
Adalet ve Kalkınma Cephesi’nin önde gelen isimlerinden ve yaklaşan parlamento seçimlerinin adaylarından Zahia Khalifi ise, kadınların siyasi katılımının toplumsal bir zorunluluk olduğunu belirtti. Kadınların karar alma mekanizmalarında ve kamu işlerinin yönetiminde etkin rol üstlenebilmeleri için entelektüel, hukuki ve örgütsel açıdan desteklenmeleri gerektiğini aktaran Zahia Khalifi, kadınların farkındalıklarının artırılmasının ve liderlik becerilerinin geliştirilmesinin siyasi yaşama daha güçlü katılımlarının önünü açacağını dile getirdi.
Buna karşın kadınların siyaset içindeki gerçek konumlarının ve rollerinin yeterince önemsenmediğini belirten Zahia Khalifi, “Oysa ülkelerimizde siyasetin sağlıklı işlemesi için bu konuya daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Yetkinlik, bilgi, bilim ve hakikat ile adalete dayalı bir siyasi anlayış, kadınların erkeklerle eşit şekilde üst düzey görevlerde yer almasını sağlayabilir. Kadınları yemek yapmak, temizlik ve çocuk bakımı gibi ev içi rollerle sınırlandıran bakış açısı hala varlığını koruyor. Ancak ben tüm bu engelleri aşmayı başardım ve toplum içinde kendi varlığımı ve farklılığımı ortaya koyabildim” dedi.